‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2024/2820 K.2024/4067

Esas No: 2024/2820 · Karar No: 2024/4067 · Karar Tarihi: 03.07.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2820
Karar No : 2024/4067

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında yurt dışında doktora eğitimi alan, ancak eğitimini tamamlayamayan davacı tarafından; borcunun mecburi hizmete dönüştürülmesi aksi taktirde hakkındaki borçlandırmanın sözleşme imzaladığı tarihteki kur üzerinden yapılarak tarafına yeniden yapılandırılma hakkı verilmesi istemiyle 29/11/2021 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; eğitimini tamamlayamayan davacı tarafından, borcunun mecburi hizmete dönüştürülmesi istemi yönünden; "bakılan uyuşmazlıkta, yüksek lisans öğrenimini başarı ile tamamlayan davacının, yurt dışında doktora eğitim ve öğretime başladığı tarihte, yurt dışında öğrenim gören ancak öğrenimlerini başarıyla tamamlayamadan yurda dönen öğrenciler için, yurt dışında yapılan masrafların, ilgili öğrencilere mecburi hizmet yükümlülüğü getirilerek karşılandığı, bu uygulamanın uzun süre devam ettiği, o tarihte yürürlükte olan mevzuatta bu uygulamaya engel teşkil edecek bir düzenlemenin bulunmadığı, dava konusu işlemin dayanağı olduğu anlaşılan 12/05/2015 tarihli Bakan Oluru'nda da süregelen uygulamanın bu şekilde olduğunun belirtildiği, artık istikrar kazanmış bu uygulamanın değiştirilmesi için anılan Bakan Oluru'nun tesisine ihtiyaç duyulduğu ve bu Bakan Oluru'yla beraber uygulamanın değiştiğinin görüldüğü, bu durumda, yurt dışı yüksek lisans eğitiminde başarısız olanlara "herhangi bir tazminat almadan görev verilmesi" yönünde istikrar kazanmış olan söz konusu uygulamanın devam ettiği dönemde, davacının yurt dışı yüksek lisans eğitim ve öğretimine başladığı hususu dikkate alındığında, doktora eğitim ve öğretimine devam ederken alınan makam olurunda öngörülen işlemlerin, davacıya uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesi ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu eğitimini tamamlayamayan davacı tarafından, borcunun mecburi hizmete dönüştürülmesi isteminin reddi kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı hakkındaki borçlandırmanın sözleşme imzaladığı tarihteki kur üzerinden yapılarak tarafına yeniden yapılandırılma hakkı verilmesi isteminin reddi kısmı yönünden; mevzuat gereği lisansüstü eğitim için yurt dışına gönderilen öğrencilerden eğitimini tamamlayamayanlardan yapılan masrafların tahsil edileceğinin açık olarak düzenlenmiş olduğu, bu konuda sözleşmenin imzalandığı tarihteki kur üzerinden ödemenin istenmesi gibi bir düzenleme noktasında idareye takdir hakkı tanınmadığı ve buna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı açık olduğundan, bu istem yönünden davalı idarenin ret işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, davacının borcunun mecburi hizmete dönüştürülmesi istemi yönünden iptaline; işlemin borçlandırmanın sözleşme imzaladığı tarihteki kur üzerinden yapılarak tarafına yeniden yapılandırılma hakkı verilmesi kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; her ne kadar, davacının yurt dışına gönderildiği tarihteki Milli Eğitim Bakanlığı uygulamasında, yüksek lisans öğrenimlerini tamamladıktan sonra doktora öğrenimine başlayıp doktora derecesini almadan yurda dönenlere herhangi bir tazminat alınmadan görev verildiği anlaşılmakta ise de, söz konusu uygulamanın 1416 sayılı Kanun'a aykırı olması nedeniyle davacı yönünden haklı beklenti oluşturmayacağı, Mahkeme kararında söz edilen 12/05/2015 tarihli Makam Oluru'nun, yurt dışına doğrudan doktora eğitimi için gönderilen ve başarısız olan öğrenciler ile yüksek lisans ve doktora için gönderilen ve yüksek lisansı başarı ile tamamlayıp doktora eğitiminde başarısız olan öğrencilere doktora eğitimi dönemi için mecburi hizmet verilmesi hususunda yapılan uygulamanın ortaya çıkardığı haksızlığın giderilmesine yönelik olduğu, 12/05/2015 tarihli Makam Oluru'na karşı başka bir kişi tarafından açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2019/5577, K:2022/3667 sayılı kararı ile iptal kararı verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 30/11/2022 tarih ve E:2022/2695, K:2022/3441 sayılı kararıyla bozulduğu, 1416 sayılı Kanun kapsamında lisansüstü öğrenim görmek amacıyla mecburi hizmet karşılığında yurt dışına gönderilenlerin söz konusu öğrenimlerini başarıyla tamamlamaları halinde, mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanacakları, eğitimlerinde başarısız olanların ise kendilerine yapılan tahsil masraflarını faiziyle birlikte ödemek zorunda oldukları, idarece bu borcun mecburi hizmete dönüştürülmesini zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün de bulunmadığı, yüksek lisans ve doktora öğrenimi için yurt dışına gönderilen, yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayıp doktora öğrenimini tamamlamadan yurda dönen ve başarı ile tamamladığı yüksek lisans eğitimi için kendisine mecburi hizmet görevi verilen davacının, doktora öğrenimini gönderiliş amacına uygun bir dereceyle tamamlayamaması nedeniyle kendisine yapılan doktora öğrenimi masraflarını faiziyle birlikte ödemek zorunda olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacının başarısız olması nedeniyle hakkında borç takibine başlanılan doktora eğitim masraflarının mecburi hizmete dönüştürülerek tarafına görev verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde değerlendirmeyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine temyiz yolu kapalı olmak üzere karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, 23/10/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacının temyiz dilekçesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından, isteme konu kararın temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı, kesin olduğu gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:.., Temyiz No:... sayılı kararla Temyiz İsteminin Reddine karar verilmiştir.
Anılan karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin miktarı itibariyle temyiz sınırına girdiği, yargılanmanın yenilenmesi şartlarının oluştuğu, bu konuda yerleşik uygulamalar ve haklı beklentisi olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın kesin olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 03/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?