‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2024/245 K.2025/4716

Esas No: 2024/245 · Karar No: 2025/4716 · Karar Tarihi: 16.05.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/245
Karar No : 2025/4716

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Barosu Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: "Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin görüleceği vaadiyle dolandırıcılık" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 72/a maddesi gereğince adının bir daha yazılmamak üzere Baro levhasından silinmesine ilişkin Tekirdağ Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin sadece yargı organlarınca yapılacak tebligatlara ilişkin özel hükümler ihtiva ettiği ve mahkemeler tarafından çıkarılacak tebligatlar için uygulanabileceği dikkate alındığında, kazaî bir merci olmayan davalı idarece 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağı gibi, anılan madde hükümlerinin uygulanabilmesi için ilgilinin kendisine veya adresine Kanun'un gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması ve ilgilinin adresini değiştirip yenisini bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememiş olması gerektiği, davalı idare tarafından her ne kadar davacının eski adresine 21/01/2022 tarihinde tebliğ yapıldığı ileri sürülmekte ise de söz konusu tebligatın davacı tarafından PTT merkezinde bizzat alındığı, adrese yapılmış bir tebligat olarak nitelendirilemeyeceği, bu durumda 7201 sayılı Kanun'un 35. madde hükümleri uygulanarak tesis edilen işlemde davacıya usulüne uygun olarak savunma hakkı tanındığından bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 1136 sayılı Kanun'un 74. maddesi gereğince bir daha yazılmamak üzere baro levhasından adı silinecek avukatların yazılı savunmasının ve sözlü beyanlarının alınmasını zorunlu kılan herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı, sözkonusu zorunluluğun 1136 sayılı Kanun'un 72. maddesi gereğince alınan baro levhasından silinme kararları için geçerli olduğu, Tekirdağ Barosu Yönetim Kurulunca 1136 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca işlem tesis edilmekle birlikte sehven 72. maddeye göre işlem tesis edildiğinin belirtildiği, bu nedenle davacı tarafından 18/01/2021 tarihli karara yapılan itirazın Türkiye Barolar Birliğince kabul edildiğinin değerlendirildiği, ancak Birlik kararlarına uymanın yasal zorunluluk olması nedeniyle savunmasının ve sözlü beyanlarının alınması amacıyla davacıya yapılmaya çalışılan ilk tebligatın geç tebellüğ edildiğinin yazılı olarak Baroya bildirilmesi üzerine, 08/04/2022 tarihinde ikinci bir toplantı tarihi belirlenerek gerekli tebligatın yapılmaya çalışıldığı, tebligatın yapılamaması üzerine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçerli olduğu, nitekim davacı hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet kararı gereğince davalı Baronun seçimlik bir işlem tesis etme yetki ve hakkının da bulunmadığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 16/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesi kapsamında kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, aynı Kanun'un 72/a maddesi gereğince adının bir daha yazılmamak üzere Baro levhasından silinmesine ilişkin Tekirdağ Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; kazaî bir merci olmayan davalı idarece 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağı, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile düzenlenen ilânen tebligatın, ilgilinin kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması ve ilgilinin adresini değiştirip yenisini bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememiş olması halinde yapılabileceği, davacının eski adresine 21/01/2022 tarihinde yapıldığı ileri sürülen tebligatın davacı tarafından PTT merkezinden bizzat alındığı, adrese yapılmış bir tebligat olarak nitelendirilemeyeceği, bu durumda 7201 sayılı Kanunun 35. madde hükümleri uygulanarak tesis edilen işlemde davacıya usulüne uygun olarak savunma hakkı tanındığından bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Olayda; davacının, savunma istemi ve 14/01/2022 tarihli duruşma davetiyesini içeren 29/12/2021 tarihli Tekirdağ Barosu Yönetim Kurulu kararını 21/01/2022 tarihinde PTT merkezine giderek bizzat tebellüğ ettiği, Baro Başkanlığına 28/01/2022 tarihinde verdiği dilekçe ile 14/01/2022 tarihli duruşmadan 21/01/2022 tarihinde haberdar olması nedeniyle savunma yapamadığını belirttiği, bu halde davacının tebliğ konusunu öğrendiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, Baro Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 08/04/2022 tarihli yeni bir duruşma günü belirlendiği, duruşma günü ve savunma isteminin davacının baroya bildirdiği adresine tebliğ edilememesi üzerine yeni bir duruşma tarihi (03/06/2022) belirlenerek 20/04/2022 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, belirtilen hususlar gözöünde bulundurulduğunda sözkonusu tebligat geçersiz olarak kabul edilemeyeceğinden, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmamaktayım.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?