‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2023/784 K.2023/2801

Esas No: 2023/784 · Karar No: 2023/2801 · Karar Tarihi: 24.05.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/784
Karar No : 2023/2801

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacılar) 1- ...
2- ...
Vekili : Av. ...
2- (Davalılar) 1- ... Valiliği
Vekili : Av. ...
2- ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Altıncı Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(XX)- İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
Temyize konu karar Dairemizin 03/12/2019 tarih ve E:2017/5320, K:2019/11104 sayılı kararında belirtilen bozma gerekçesi göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup anılan kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesinin 4. fıkrası gereğince onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY :
(XXX)- Her ne kadar Mahkeme kararında, 11/03/2022 tarihli 11/03/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden, davacının, taşınmazının sit statüsünün "1. Derece Doğal Sit" statüsünden "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım" statüsü olarak değiştirilmesinden sonra 6292 sayılı Kanun kapsamında doğrudan satışının yapılması isteminde bulunup bulunmadığının açıklanmasının istenildiği, İzmir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'ndan ise dava konusu taşınmazın sit statüsünün 1. Derece Doğal Sit iken Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım alanı olarak belirlendiği, taşınmazın mevcut sit statüsü uyarınca 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre satışının yapılıp yapılayacağına dair görüşün değişip değişmediğinin bildirilmesinin istenildiği, ara kararına cevaben İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 29/07/2021 tarih ve 1403937 sayılı Olur'u ile dava konusu taşınmazında dahil olduğu alanda yer alan 2/b vasıflı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine "söz konusu taşınmaz 2863 sayılı Kanun kapsamında doğal sit alanında kalmakta olup, üzerinde bulunan her türlü izinsiz uygulama ve yapılaşma 2863 sayılı Yasa hükümlerine tabidir" belirtmesinin yapılması şartıyla ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonu kararı beklenmeksizin doğrudan satış işlemlerinin yapılmasına izin verildiğinin bildirildiği, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca satılmasının önünde yasal bir engel kalmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından, zilyetliğinde bulunan ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda hak sahibi olduğundan bahisle 6292 sayılı Kanun kapsamında doğrudan satışının yapılması istemiyle yapılan başvurunun, taşınmazın 1. Derece Doğal Sit alanında kalması nedeniyle satışının mümkün olmadığından bahisle reddine ilişkin İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiş ise de, taşınmazın sit statüsünün değişmesi nedeniyle satışının önününde herhangi bir engelin olmaması uyuşmazlığın konusunun kalmaması sonucunu doğuracağı, dolayısıyla tesis edildiği tarih itibariyle hukuka uygun olan işlemin iptalini gerektirmemesi nedeniyle anılan işlem yönünden de "karar verilmesine yer olmadığı" kararı verilmesi gerektiğinden Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşü ile onamaya ilişkin çoğunluk kararına belirtilen kısım yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY :
(X)- Dava, İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Köyü'nde ve davacılar zilyetliğinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca doğrudan satış isteminin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile dayanağı olan taşınmazın 1.derece doğal sit alanı olarak belirlenmesine ilişkin İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın Dairemizin 03/12/2019 gün ve 2017/5318 Esas, 2019/11103 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava konusu taşınmazın ... tarih ve ... sayılı kararla I. Derece Doğal Sit olarak tescil edilmesi nedeniyle satışının mümkün olmadığı gerekçesiyle İzmir Milli Emlak Dairesi Başkanlığı işlemiyle reddi işlemi yönünden dava konusu işlemin iptaline, taşınmazı da kapsayan alanın 1. Derece Doğal Sit olarak belirleyen İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanunun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, uyuşmazlıkta olduğu gibi, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi halinde, Mahkemece, yargılama giderleri hakkında karar verilirken, davanın açıldığı tarihte ve yargılama sürecinde davanın geldiği aşamada, tarafların haklılık durumlarının değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin sonucuna göre de taraflardan sadece birine yüklenmesi ya da haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi'nce, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu nazara alınarak yargılama giderinin yarısının davalı idarece davacıya ödenmesine, kalan kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına dayanılarak davalı idarece tesis edilen dava konusu işleme karşı açılan dava görülürken, anılan kararın iptali istemiyle açılan dava devam ederken İzmir I Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ve Bakanlık Makamının 15/06/2017 tarih ve 7137 sayılı oluru ile iptal edildiği ve yine dosyada yer alan bilgi ve belgelerden anılan kararın bu

kez Çevre, İklim Değişikliği ve Şehircilik Bakanlığı Makamının 21.01.2021 tarih ve 137418 sayılı oluru ile iptal edildiği ve bu kararlar kapsamında dava konusu taşınmazın da yer aldığı alanın, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davalı idarece tesis edilen işlemin yine dava idare tarafından iptal edildiği görülmüş olup, dava açılmasına sebebiyet veren idare tarafından yargılama giderlerinin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine ilişkin kısmının yukarıda açıklanan şekilde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?