Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2023/6608 K.2023/7133
Özet: Uyuşmazlık, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin davacının eşdeğer sınava çağrılmasını engelleyen kararıyla ilgili sınav hakkının icra edilip edilmediğinden kaynaklanmaktadır. Danıştay kararında İdare Mahkemesi’nin kararının bozulmadığı, davacının haklarının korunacağı ve posta giderleri iade edilerek dosyanın bağımsız inceleme için yeniden yargılamaya gönderildiği hükmedilmiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/6608
Karar No: 2023/7133
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve E.... sayılı işlemi ile bildirilen, 6114 sayılı Kanun'un "Sınav Güvenliği" başlıklı 9. maddesinin 8. fıkrası uyarınca Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulu'nun .... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ve sınava katılımın sağlanmaması halinde sınav kapsamında elde edilen tüm hakların geçersiz sayılacağına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... başvuru numaralı kararı ile eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi ve kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere anılan Mahkemeye gönderilmesi üzerine 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün ilgili hükümleri gereği Mahkemenin söz konusu kararı kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının 2009 yılı İlkbahar Dönemi'nde girdiği sınav hakkındaki inceleme işlemlerinin 2018 yılında, evrakın Komisyona devredilmesiyle başladığı, davacının 9 yılı aşkın bir süre önce katıldığı söz konusu sınava ilişkin sonuç belgesinin bu süreçte sunulan kamusal makamlarca kabul edilerek akademik bir derece olan doktoraya başlamasını sağladığının açık olduğu, kanunda öngörülen olağan dışı bulgulara rastlanması kriterinin, sınav sonrası yapılacak tüm incelemeler yönünden getirilmekle birlikte davacının oldukça uzun zaman sonra ortaya atılan bir iddia sonucunda eş değer sınava çağrılabilmesi için bu kriterin son derece katı bir şekilde uygulanması gerekmekte olduğu, kriterin sağlanması için basit ve soyut bir şüphe yeterli olmayıp davacının sınavda usulsüzlük yaptığının, yapılan bir usulsüzlüğe ortak olduğunun veya sonuçlarından faydalandığı bir usulsüzlüğün yapılmasına göz yumduğuna ilişkin bulgunun somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu, davacının eş değer sınava çağrılması ile ilgili olarak girdiği sınavların ortalaması ve son iki sınavı arasındaki puan farkı dışında başka hiçbir tespite yer verilmediği, ilgili tespitin kanun tarafından aranan olağan dışı bulgu kriterini karşılamaya yeterli olup olmadığının tespit edilmediği, davalı idarece ihbar başvurusu ve sınavlardan alınan puanların kıyaslanması haricinde 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi sınavının şaibeli bulunması ile ilgili başkaca herhangi bir somut gerekçe sunulmadığı, davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veya kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının girdiği sınavlarda aldığı puanlar kıyaslanarak dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuatın amir hükümleri gereği yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın istemi hâlinde taraflara iadesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 13/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2023/6608
Karar No: 2023/7133
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve E.... sayılı işlemi ile bildirilen, 6114 sayılı Kanun'un "Sınav Güvenliği" başlıklı 9. maddesinin 8. fıkrası uyarınca Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulu'nun .... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ve sınava katılımın sağlanmaması halinde sınav kapsamında elde edilen tüm hakların geçersiz sayılacağına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... başvuru numaralı kararı ile eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi ve kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere anılan Mahkemeye gönderilmesi üzerine 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün ilgili hükümleri gereği Mahkemenin söz konusu kararı kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının 2009 yılı İlkbahar Dönemi'nde girdiği sınav hakkındaki inceleme işlemlerinin 2018 yılında, evrakın Komisyona devredilmesiyle başladığı, davacının 9 yılı aşkın bir süre önce katıldığı söz konusu sınava ilişkin sonuç belgesinin bu süreçte sunulan kamusal makamlarca kabul edilerek akademik bir derece olan doktoraya başlamasını sağladığının açık olduğu, kanunda öngörülen olağan dışı bulgulara rastlanması kriterinin, sınav sonrası yapılacak tüm incelemeler yönünden getirilmekle birlikte davacının oldukça uzun zaman sonra ortaya atılan bir iddia sonucunda eş değer sınava çağrılabilmesi için bu kriterin son derece katı bir şekilde uygulanması gerekmekte olduğu, kriterin sağlanması için basit ve soyut bir şüphe yeterli olmayıp davacının sınavda usulsüzlük yaptığının, yapılan bir usulsüzlüğe ortak olduğunun veya sonuçlarından faydalandığı bir usulsüzlüğün yapılmasına göz yumduğuna ilişkin bulgunun somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu, davacının eş değer sınava çağrılması ile ilgili olarak girdiği sınavların ortalaması ve son iki sınavı arasındaki puan farkı dışında başka hiçbir tespite yer verilmediği, ilgili tespitin kanun tarafından aranan olağan dışı bulgu kriterini karşılamaya yeterli olup olmadığının tespit edilmediği, davalı idarece ihbar başvurusu ve sınavlardan alınan puanların kıyaslanması haricinde 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi sınavının şaibeli bulunması ile ilgili başkaca herhangi bir somut gerekçe sunulmadığı, davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veya kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının girdiği sınavlarda aldığı puanlar kıyaslanarak dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuatın amir hükümleri gereği yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın istemi hâlinde taraflara iadesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 13/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.