Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2023/581 K.2024/4543
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/581
Karar No: 2024/4543
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ilinde eczacı olan davacı tarafından, imha koşullarına uyulmaksızın çöp kutusunda ilaç bulunması, kuruma fatura edildiği halde reçetelenme tarihinden 60 gün geçmiş ve hastaya teslim edilmeyen ilaç bulunması, soğuk zincir kurallarına uyulmaması, reçetesiz psikotrop ilaç satışı yapılması, eczane açma-kapama saatlerine uyulmaması, nöbet ihlali nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince Ankara Eczacı Odası tarafından verilen 30 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar uyuşmazlığa konu işlemin tesis edilmesine dayanak alınan disiplin cezası verilmesini düzenleyen hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de, henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükümlerinin ihlal edileceği ve hukuki boşluğa sebebiyet verileceği, bu durumun ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracağı, böylece azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiillerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağından, uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle incelemenin yürürlükte bulunan yasal düzenleme kapsamında yapıldığı, bu durumda, dava dosyası içeriği bilgi, belge ve fotoğraflar ile davacının savunması birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı fiilleri işlediğinin sübut bulduğu sonucuna varıldığından, suç ile ceza arasında denklik gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, tarafına disiplin cezası verilmesine esas teşkil eden 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve uygulanabilirliğinin kalmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, kendisine isnat edilen eylemlere ilişkin somut delil ve bilgi bulunmaksızın işlem tesis edildiği, savunmasının istenmesine ilişkin yazıda isnat edilen fiil ve eylemlere ilişkin yeterli bilgilendirmede bulunulmadığından savunma hakkının sınırlandığı, takdir yetkisinin hakkaniyete uygun kullanılmadığı, davacının daha önce hiç ceza almamış olması ve daha alt ceza uygulanması hususunun dikkate alınmadığı, nitekim Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının da aynı doğrultuda olduğu, denetimde yaratılan baskı ortamı nedeniyle eczane çalışanının buzdolabından çıkardığı ve üzerinde hasta adı olan ilacı panikle çöpe attığı, imha koşullarına uyulmaksızın ilacın çöp kutusuna atılmasının sözkonusu olmadığı, 10 Aralık 2020 tarihinde miad kontrolü yapılarak 107.000-TL değerinde ilacın imha edildiği, miadı geçmiş 3-5 ilaç bulunmasının normal olduğu zira Covid-19 karantinası nedeniyle pek çok hizmetin aksadığı, kuruma fatura edildiği halde 60 gün geçen ve hastaya teslim edilmeyen ilaçların Covid-19 karantinası ve yurt dışına çıkan ve dönemeyen hastalardan kaynaklı olduğu, reçete toplama ve hasta takibine ihtiyacı olmadığı, soğuk zincir ilaçların köpük içinde oda sıcaklığında bulunduğu iddia edilmekle birlikte içerisinde buz aküsü olduğu, renkli reçeteli psikopatik ilaç satımının bilgisi dışında olduğu, esasen hastanın raporu olmasına karşın 2 aydır ilaç almaması nedeniyle sistemin kapalı olduğu ve çalışan tarafından ilacın ödünç verildiği, çalışma ve nöbet saatlerine uyulmadığı iddiasının gerçekleri yansıtmadığı, çalışanlarda eczane anahtarının olduğu eksik işlerin bazen çalışma saatleri dışında yapıldığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/581
Karar No: 2024/4543
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ilinde eczacı olan davacı tarafından, imha koşullarına uyulmaksızın çöp kutusunda ilaç bulunması, kuruma fatura edildiği halde reçetelenme tarihinden 60 gün geçmiş ve hastaya teslim edilmeyen ilaç bulunması, soğuk zincir kurallarına uyulmaması, reçetesiz psikotrop ilaç satışı yapılması, eczane açma-kapama saatlerine uyulmaması, nöbet ihlali nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince Ankara Eczacı Odası tarafından verilen 30 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar uyuşmazlığa konu işlemin tesis edilmesine dayanak alınan disiplin cezası verilmesini düzenleyen hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de, henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükümlerinin ihlal edileceği ve hukuki boşluğa sebebiyet verileceği, bu durumun ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracağı, böylece azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiillerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağından, uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle incelemenin yürürlükte bulunan yasal düzenleme kapsamında yapıldığı, bu durumda, dava dosyası içeriği bilgi, belge ve fotoğraflar ile davacının savunması birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı fiilleri işlediğinin sübut bulduğu sonucuna varıldığından, suç ile ceza arasında denklik gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, tarafına disiplin cezası verilmesine esas teşkil eden 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve uygulanabilirliğinin kalmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, kendisine isnat edilen eylemlere ilişkin somut delil ve bilgi bulunmaksızın işlem tesis edildiği, savunmasının istenmesine ilişkin yazıda isnat edilen fiil ve eylemlere ilişkin yeterli bilgilendirmede bulunulmadığından savunma hakkının sınırlandığı, takdir yetkisinin hakkaniyete uygun kullanılmadığı, davacının daha önce hiç ceza almamış olması ve daha alt ceza uygulanması hususunun dikkate alınmadığı, nitekim Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının da aynı doğrultuda olduğu, denetimde yaratılan baskı ortamı nedeniyle eczane çalışanının buzdolabından çıkardığı ve üzerinde hasta adı olan ilacı panikle çöpe attığı, imha koşullarına uyulmaksızın ilacın çöp kutusuna atılmasının sözkonusu olmadığı, 10 Aralık 2020 tarihinde miad kontrolü yapılarak 107.000-TL değerinde ilacın imha edildiği, miadı geçmiş 3-5 ilaç bulunmasının normal olduğu zira Covid-19 karantinası nedeniyle pek çok hizmetin aksadığı, kuruma fatura edildiği halde 60 gün geçen ve hastaya teslim edilmeyen ilaçların Covid-19 karantinası ve yurt dışına çıkan ve dönemeyen hastalardan kaynaklı olduğu, reçete toplama ve hasta takibine ihtiyacı olmadığı, soğuk zincir ilaçların köpük içinde oda sıcaklığında bulunduğu iddia edilmekle birlikte içerisinde buz aküsü olduğu, renkli reçeteli psikopatik ilaç satımının bilgisi dışında olduğu, esasen hastanın raporu olmasına karşın 2 aydır ilaç almaması nedeniyle sistemin kapalı olduğu ve çalışan tarafından ilacın ödünç verildiği, çalışma ve nöbet saatlerine uyulmadığı iddiasının gerçekleri yansıtmadığı, çalışanlarda eczane anahtarının olduğu eksik işlerin bazen çalışma saatleri dışında yapıldığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 17/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.