Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2023/5749 K.2024/4813
Özet: İddia, Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktor öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, müdahil tarafından yapılan başvurunun reddi nedeniyle 10/02/2022 tarihli işlemle göreviyle ilişiğinin kesilmesini istemektedir. Danıştay 8. Daire, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozalak gerekçesini eksik bulup, imkânı olmadığına karar vererek, kararın onamına itirazı reddetmiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/5749
Karar No: 2024/4813
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ... - Av....
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi ... Bölümü ... Anabilim Dalında doktor öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayken, söz konusu kadroya atanmak için müdahil ... tarafından yapılan başvurunun reddine dair işleme karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden göreviyle ilişiğinin kesilmesine yönelik (Fen Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen) 10/02/2022 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmasına yönelik değerlendirme kapsamında müdahilin kadroya atanmaması yönünde tesis edilen işleme karşı açılan davada, davacının ve müdahilin durumu birlikte değerlendirilerek, müdahilin kadroya atanmaması işleminin hukuka aykırı olduğu, doktor öğretim üyesi kadrosuna liyakat ve bilimsel yeterlilik bakımından atanması gereken kişinin müdahil olduğu gerekçeleriyle söz konusu işlemin önce yürütmesinin durdurulmasına daha sonra da iptaline karar verildiği, idare tarafından yargı kararlarının gerekleri doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü kapsamında söz konusu Mahkeme kararının uygulanması amacıyla davacının görev yaptığı doktor öğretim üyesi kadrosundan ilişiğinin kesilmesi yönündeki dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu kadroya müdahilin atandığı, davacının görev yaptığı doktor öğretim üyesi kadrosuna müdahilin atanmaması yönündeki işlemin hukuka aykırı olduğuna yönelik yargı kararının uygulanması kapsamında davacının ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı yanında müdahil olan ... tarafından açılan davada, sadece anılan kadroya atanma talebinin uygun bulunmamasına yönelik işlemin dava konusu edildiği, davacının atanmasına yönelik işlemin dava konusu edilmediği, dolayısıyla anılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararının davacıyı etkilemediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarece, ... tarafından açılan davada ...'ün tercih edilen adaydan ve sınava giren diğer adaylardan bariz şekilde bilimsel açıdan daha üstün olduğu, ...'ün atanmama işleminin hukuka aykırı olduğunun saptandığı, bu gerekçe dikkate alınmak suretiyle davacının ilişiğinin kesildiği, anılan kadroya iki kişi atanamayacağından davacının ilişiğinin kesilmesinin yürütmenin durdurulmasının kararının doğal bir sonucu olduğu; müdahil ... tarafından ise dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2023/5749
Karar No: 2024/4813
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ... - Av....
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi ... Bölümü ... Anabilim Dalında doktor öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayken, söz konusu kadroya atanmak için müdahil ... tarafından yapılan başvurunun reddine dair işleme karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden göreviyle ilişiğinin kesilmesine yönelik (Fen Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen) 10/02/2022 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmasına yönelik değerlendirme kapsamında müdahilin kadroya atanmaması yönünde tesis edilen işleme karşı açılan davada, davacının ve müdahilin durumu birlikte değerlendirilerek, müdahilin kadroya atanmaması işleminin hukuka aykırı olduğu, doktor öğretim üyesi kadrosuna liyakat ve bilimsel yeterlilik bakımından atanması gereken kişinin müdahil olduğu gerekçeleriyle söz konusu işlemin önce yürütmesinin durdurulmasına daha sonra da iptaline karar verildiği, idare tarafından yargı kararlarının gerekleri doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü kapsamında söz konusu Mahkeme kararının uygulanması amacıyla davacının görev yaptığı doktor öğretim üyesi kadrosundan ilişiğinin kesilmesi yönündeki dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu kadroya müdahilin atandığı, davacının görev yaptığı doktor öğretim üyesi kadrosuna müdahilin atanmaması yönündeki işlemin hukuka aykırı olduğuna yönelik yargı kararının uygulanması kapsamında davacının ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı yanında müdahil olan ... tarafından açılan davada, sadece anılan kadroya atanma talebinin uygun bulunmamasına yönelik işlemin dava konusu edildiği, davacının atanmasına yönelik işlemin dava konusu edilmediği, dolayısıyla anılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararının davacıyı etkilemediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarece, ... tarafından açılan davada ...'ün tercih edilen adaydan ve sınava giren diğer adaylardan bariz şekilde bilimsel açıdan daha üstün olduğu, ...'ün atanmama işleminin hukuka aykırı olduğunun saptandığı, bu gerekçe dikkate alınmak suretiyle davacının ilişiğinin kesildiği, anılan kadroya iki kişi atanamayacağından davacının ilişiğinin kesilmesinin yürütmenin durdurulmasının kararının doğal bir sonucu olduğu; müdahil ... tarafından ise dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.