Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2023/5012 K.2025/745
Özet: (1) İddia, Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi alanında 2006’da alınan doçentlik belgesinin, 2021’de yayımlanan Komisyon kararı ve İDare Mahkemesi kararları sonucunda iptal edilmesi talebini içeriyor. (2) Mahkeme, davacının 2007‑deki doçentlik başvurusunu harcama ve intihal gerekçeleriyle reddettiğini, 2006‑tarihli belgenin iptal edilmesi talebini ise “onama kararı” kapsamında kararı iptal ederek, tarafa iade zorunluluğu getirerek reddetti.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/5012
Karar No: 2025/745
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Kurul Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında 2005/Mayıs döneminde yaptığı doçentlik başvurusu sonucunda başarılı bulunarak 2006 yılında doçentlik belgesini alan davacı tarafından, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun 27/05/2021 tarihli toplantısında alınan karar uyarınca doçentlik belgesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında 2006 yılında aldığı doçentlik belgesine ilişkin başvurusuna esas olan (AA) kodlu yayınının, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Alanında Şubat 2007 döneminde yaptığı başvurusuna da esas olarak davalı idareye sunulduğu, 2007 tarihindeki doçentlik başvurusunun incelenmesi sırasında, davacının (AA) kodlu yayınının, başka bir akademisyenin (K1) kodlu yayını ile benzer olduğunun anlaşılması nedeniyle yapılan incelemeler sonucunda, davacının "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" fiilini işlediğinden bahisle 2007 tarihli doçentlik başvurusunun reddine karar verildiği, ancak bu tarih itibarıyla davacının 2006 tarihli doçentlik belgesi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının 2007 yılındaki doçentlik başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı açılan davada yapılan yargılamada konuya ilişkin iki ayrı bilirkişi raporu düzenlendiği, bu raporlarda davacının fiilinin, "İntihal" fiilini oluşturacağına dair herhangi bir görüşe yer verilmediği, yargılama süreci sonucunda davanın doçentlik başvurusunun reddine ilişkin kısmına yönelik "davanın reddi" kararının kesinleştiği, bu şekilde, davacının (AA) yayını ile işlediği fiilin, "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" fiili olduğunun da hukuken kesinleşmiş olduğu, ancak davalı idarece davacının (AA) yayınının 2006 sayılı doçentlik belgesine de esas olduğundan hareketle 2020 yılında başlatılan incelemeler kapsamında, Üniversitelerarası Kurul Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun ... tarih ve... sayılı toplantısında alınan karar ile, davacının fiilinin, "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" olmayıp, "İntihal" fiili olduğu yönünde karar verilerek, davacının "İntihal" fiilini işlediğinden ve bu fiil için zaman aşımı söz konusu olmadığından bahisle davacı hakkında 2006 yılında düzenlenen doçentlik belgesinin iptali yönünde işlem tesis edildiği, bu işlem ile davalı idarece davacının fiilinin niteliğinin 2008 yılında belirlendikten 13 yıl sonra, davacının OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmış olması göz önüne alınmak suretiyle yeniden incelenerek niteliğinin değiştirilip, davacıya (2006 yılında aldığı doçentlik belgesi yönünden) daha ağır bir yaptırım uygulandığı, bu şekilde davacının 2006 yılında aldığı doçentlik belgesinin iptal edilmesinin, hukukumuza hakim olan ve hukuk düzeni içerisinde yaşayan insanların hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan "belirlilik ilkesi" ile bağdaşmayacağı, davacının, gerek davalı idarece yapılan incelemeler gerekse de yargılama süreçleri sonucunda, niteliği "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" olarak belirlenen fiilinin niteliğinin, 2021 yılında, yeni bir delile veya geçmişte yapılan inceleme ve değerlendirmelerden daha nitelikli yeni bir inceleme veya değerlendirmeye dayalı olmaksızın ve davacının savunması alınmaksızın, "İntihal" olarak değiştirilerek, davacının Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında 2006 yılında aldığı doçentlik belgesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının Elektrik-Elektronik Mühendisliği Alanında Şubat 2007 döneminde yaptığı başvuruya esas olan ve hakkında etik ihlali tespit edilen yayınının, davacının 2005 yılında yaptığı başvuru sonucu 2006 yılında Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında aldığı doçentlik belgesine esas olan dosyasında yer aldığının anlaşılması üzerine, söz konusu yayına ilişkin olarak yeniden inceleme başlatıldığı ve davacının etik kurula sevk edildiği, davacının fiilinin "intihal" olduğu anlaşıldığından, davacının doçentlik belgesinin iptaline karar verildiği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının, davalı idareye Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2023/5012
Karar No: 2025/745
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Kurul Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında 2005/Mayıs döneminde yaptığı doçentlik başvurusu sonucunda başarılı bulunarak 2006 yılında doçentlik belgesini alan davacı tarafından, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun 27/05/2021 tarihli toplantısında alınan karar uyarınca doçentlik belgesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında 2006 yılında aldığı doçentlik belgesine ilişkin başvurusuna esas olan (AA) kodlu yayınının, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Alanında Şubat 2007 döneminde yaptığı başvurusuna da esas olarak davalı idareye sunulduğu, 2007 tarihindeki doçentlik başvurusunun incelenmesi sırasında, davacının (AA) kodlu yayınının, başka bir akademisyenin (K1) kodlu yayını ile benzer olduğunun anlaşılması nedeniyle yapılan incelemeler sonucunda, davacının "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" fiilini işlediğinden bahisle 2007 tarihli doçentlik başvurusunun reddine karar verildiği, ancak bu tarih itibarıyla davacının 2006 tarihli doçentlik belgesi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının 2007 yılındaki doçentlik başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı açılan davada yapılan yargılamada konuya ilişkin iki ayrı bilirkişi raporu düzenlendiği, bu raporlarda davacının fiilinin, "İntihal" fiilini oluşturacağına dair herhangi bir görüşe yer verilmediği, yargılama süreci sonucunda davanın doçentlik başvurusunun reddine ilişkin kısmına yönelik "davanın reddi" kararının kesinleştiği, bu şekilde, davacının (AA) yayını ile işlediği fiilin, "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" fiili olduğunun da hukuken kesinleşmiş olduğu, ancak davalı idarece davacının (AA) yayınının 2006 sayılı doçentlik belgesine de esas olduğundan hareketle 2020 yılında başlatılan incelemeler kapsamında, Üniversitelerarası Kurul Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun ... tarih ve... sayılı toplantısında alınan karar ile, davacının fiilinin, "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" olmayıp, "İntihal" fiili olduğu yönünde karar verilerek, davacının "İntihal" fiilini işlediğinden ve bu fiil için zaman aşımı söz konusu olmadığından bahisle davacı hakkında 2006 yılında düzenlenen doçentlik belgesinin iptali yönünde işlem tesis edildiği, bu işlem ile davalı idarece davacının fiilinin niteliğinin 2008 yılında belirlendikten 13 yıl sonra, davacının OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmış olması göz önüne alınmak suretiyle yeniden incelenerek niteliğinin değiştirilip, davacıya (2006 yılında aldığı doçentlik belgesi yönünden) daha ağır bir yaptırım uygulandığı, bu şekilde davacının 2006 yılında aldığı doçentlik belgesinin iptal edilmesinin, hukukumuza hakim olan ve hukuk düzeni içerisinde yaşayan insanların hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan "belirlilik ilkesi" ile bağdaşmayacağı, davacının, gerek davalı idarece yapılan incelemeler gerekse de yargılama süreçleri sonucunda, niteliği "Bilimsel kurallara uygun olmayan yaygın atıf" olarak belirlenen fiilinin niteliğinin, 2021 yılında, yeni bir delile veya geçmişte yapılan inceleme ve değerlendirmelerden daha nitelikli yeni bir inceleme veya değerlendirmeye dayalı olmaksızın ve davacının savunması alınmaksızın, "İntihal" olarak değiştirilerek, davacının Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında 2006 yılında aldığı doçentlik belgesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının Elektrik-Elektronik Mühendisliği Alanında Şubat 2007 döneminde yaptığı başvuruya esas olan ve hakkında etik ihlali tespit edilen yayınının, davacının 2005 yılında yaptığı başvuru sonucu 2006 yılında Bilgisayar ve Kontrol Teknolojileri Eğitimi Bilim Alanında aldığı doçentlik belgesine esas olan dosyasında yer aldığının anlaşılması üzerine, söz konusu yayına ilişkin olarak yeniden inceleme başlatıldığı ve davacının etik kurula sevk edildiği, davacının fiilinin "intihal" olduğu anlaşıldığından, davacının doçentlik belgesinin iptaline karar verildiği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının, davalı idareye Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.