‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2023/438 K.2024/5841

Esas No: 2023/438 · Karar No: 2024/5841 · Karar Tarihi: 12.11.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/438
Karar No : 2024/5841

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Borsası Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Ticaret Borsası'nda memur olarak görev yapan davacının, ...-... tarih aralığını kapsayan sağlık kurulu raporunun sahte olması nedeniyle anılan dönemde özürsüz olarak görevi başında bulunmadığından bahisle 657 sayılı Yasanın 125/E-d maddesi ile Ticaret Borsası Personel Yönetmeliği'nin 56/E-d maddesi uyarınca "özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek" fiilini işlediği gerekçesiyle memurluktan çıkarılmasına dair Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan mali haklarının 09.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ...'nin ... Araştırma Hastanesi'nden "ülseratif kolit" ve "enfektif olmayan diğer gastroenterit kolit" tanısı ile 22.08.2013-19.11.2013 tarih aralığını kapsayacak şekilde ve Genel Cerrahi uzmanı 3 hekimin imzalarını içeren 90 günlük sağlık kurulu raporu alarak davalı idareye sunduğu, yapılan soruşturma neticesinde raporda belirtildiği şekli ile ilgilinin bir sağlık sorunu yaşamadığı halde bilerek Kurumu yanıltmak amacı taşıyarak para karşılığı sahte rapor aldığı ve işe gelmemek amacı ile bu raporu kullandığı, işe gelmediği halde maaş, ikramiye vs haklardan faydalanma şeklinde menfaat temin ettiğinin ortaya çıktığından bahisle ...'nin para karşılığı sahte rapor almak ve kullanmak eyleminin evrakta sahtecilik, dolandırıcılık unsurlarını taşıdığı bu eylemlerin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte güven ve itibar sarsıcı olduğu, ayrıca yüz kızartıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle İstanbul Ticaret Borsası Personel Yönetmeliği'nin "Memurluktan Çıkarma" başlıklı 56/E-g bendinde yer alan 'memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak' hükmü gereğince memurluktan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının yerinde olacağı" yönünde teklifte bulunulduğu, teklif doğrultusunda İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının memurluktan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına, raporun başlangıç tarihi olan 22.08.2013 tarihi itibariyle sahte olması, bu sürede fiilen gerekçesiz olarak görev yapmamış olması nedeniyle kendisine yapılmış olan maaş, ikramiye vs tüm ödemelerin haksız kazanç olması nedeniyle geri alınmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Buna göre, sekreter tarafından sahte olarak tanzim edilen sağlık kurulu raporunu, raporda ifade edildiği şekilde bir sağlık sorunu yaşamadığı halde Kurumunu yanıltmak amacıyla bilerek ve isteyerek ibraz ettiği yönünde ve bu hususta adı geçen sekreterle fikir ve eylem birlikteliği içinde hareket ettiğini gösterir bir bilgi, belge veyahut iddia bulunmadığından, ayrıca sekreterin savcılık ifadelerinde, maddi menfaat karşılığında rapor düzenlediğine yönelik itiraf yazısını baskı ve tehdite maruz kalarak yazdığını beyan etmesi karşısında, eylemin bilinçli bir şekilde davacı tarafından gerçekleştirildiği hususu her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, yeterli delillerle ve tam bir vicdani kanaat oluşturacak şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmakta olup, davacının memurluktan çıkarılmasına yönelik tesis edilen işlemde bu yönden hukuka uyarlık bulunmamıştır. " gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı iptal kararı üzerine yeniden disiplin soruşturması yapılmadan İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, ...-... tarih aralığını kapsayan sağlık kurulu raporunun sahte olması nedeniyle anılan dönemde özürsüz olarak görev başında bulunmadığından bahisle 657 sayılı Yasanın 125/E-d maddesi ile Ticaret Borsası Personel Yönetmeliği'nin 56/E-d maddesi uyarınca "özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek" fiilini işlediği gerekçesiyle memurluktan çıkarılması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, bu itibarla; iptal kararından sonra farklı bir disiplin hükmüne göre işlem yapıldığı halde usulüne uygun olarak herhangi bir disiplin soruşturması açılmadan ve davacıya isnat edilen fiillere ilişkin olarak disiplin soruşturma raporu düzenlenip usulüne uygun biçimde savunma alınmadan davacı hakkında disiplin cezası verilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; davacı hakkında usulüne uygun biçimde disiplin soruşturması yapılıp savunması alınarak yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının ...-... tarihleri arasında özürsüz olarak görevi başında bulunmadığını dava dilekçesinde kabul ettiği, işe gelmemesinin haklı nedeni olarak raporun sahte olduğunu bilmediğini ileri sürse de hastaneden gelen yazıya göre davacıya raporun geçersiz olduğunun bildirildiği, buna rağmen gelip görevine başlamadığı, kendisi tarafından kurumun aranmadığı, kurumda bulunan telefonu defalarca aranmasına rağmen telefonuna ulaşılamadığı, davaya konu işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?