‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2023/3580 K.2025/4800

Esas No: 2023/3580 · Karar No: 2025/4800 · Karar Tarihi: 20.05.2025
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3580
Karar No : 2025/4800

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av....

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:..., T.No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava, davacının... tarihinde bindiği ... plakalı toplu taşıma aracının sürücüsü ile yaşadığı tartışma nedeniyle, araç sürücüsü veya sahibi hakkında 5326 sayılı Kanun uyarınca para cezası uygulanması ve sonucundan yazılı olarak bilgi verilmesi istemiyle yaptığı 08/03/2022 tarihli başvurusunun yasal süresi içinde gereğinin yerine getirilmemesi ve cevaplanmaması nedeniyle, başvuruya cevap verilmemesinin hizmet kusuru kapsamında davalı idarenin sorumluluğunu doğuracağı ileri sürülerek, uğradığı belirtilen manevi zararlara karşılık 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 08/03/2022 tarihli şikayet başvurusu üzerine, Ulaşım Dairesi Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı yazısıyla cevap verildiği ancak bu cevabın davacıya tebliğ edilmediği görülmekle birlikte, şikayet başvurusunun cevapsız bırakılmasının veya başvuruda talep edilen şekilde bir işlem tesis edilmemesinin doğrudan idarenin hukuka aykırı bir eylem veya işleminin varlığı sonucu doğurmayacağı, bu nedenle de tek başına bir hizmet kusuru olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı, söz konusu hususların niteliği gereği, davacının fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran, ağır bir elem ve üzüntü duyulmasına veya davacının şeref ve haysiyetinin rencide olmasına neden olan durumlar olarak da kabul edilemeyeceği, bu durumda; tazminat sorumluluğunu doğuracak şekilde bir hizmet kusurunun dava konusu olayda gerçekleşmediğinden, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Davacının istinaf dilekçesi üzerine, aynı mahkemece 2577 sayılı Kanun'un 48/6. maddesi hükmü uyarınca kararı veren mercii olan Mahkeme tarafından (istinaf istemi tekemmül ettirilmeksizin) istinaf isteminin incelenmeksizin reddine ... gün ve E:... K:..., İstinaf No:... sayılı kararı ile verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Davacı tarafın temyiz dilekçesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince isteme konu kararın temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı, kesin olduğu gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:..., T:... sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesi verilirken yatırılmayan temyiz harçlarının istenmesine ilişkin Başkanlık yazısının 31/03/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen 7 günlük süre içinde temyiz harçlarının ödenmemesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:..., T.No:... sayılı kararıyla; kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T.No:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 20/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?