‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare HukukuTicaret Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2023/2888 K.2025/5652

Esas No: 2023/2888 · Karar No: 2025/5652 · Karar Tarihi: 13.06.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2888
Karar No : 2025/5652

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Federasyonu

**VEKİLLERİ:** Av. .... - Av. ..

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... tarihli ve ... sayılı İnceleme Raporu’nda 2019 yılı plaka satış geliri olarak 23.137.572,00-TL, basılı kağıt satış geliri olarak 314.474,94-TL olmak üzere toplam 23.452.046,94-TL’nin eksik yatırıldığından bahisle bu tutarın Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Saymanlık Müdürlüğü’ne yatırılması ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamında gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için Ankara Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından takip yapılmasına dair Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin geri alınması istemiyle yaptığı 16/02/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; merkezi idare ve mahalli idarelere ilişkin her türlü vergi, resim, harç, ceza, tahkik ve takibe ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli ya da gecikme zammı, faiz gibi fer'i kamu alacakları ve aynı idarelerin sözleşmeden, haksız fiil ve haksız kazançtan doğanlar dışında kalan ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinden doğan diğer alacaklar hakkında 6183 sayılı Kanun'un uygulanacağı; kamu hizmetinin, toplumun ortak ve süreklilik arz eden ihtiyaçlarının giderilmesi için kamu tüzel kişileri ya da bu tüzel kişilerin gözetimi altındaki özel hukuk kişileri tarafından yerine getirilen hizmetler, kamu alacağının ise kamu hizmetlerini gerçekleştirmek üzere Devletin ve yetkili idarelerin kamu gücünden doğan Devletin yüküm ya da borç ilişkisi sonucu idari işlemlerle sağladığı kamu gelirleri olduğu; dava konusu olayda, söz konusu basılı kağıt ve plakaların satış bedellerinin İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) ve davacı Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun birlikte imzaladığı protokolle maliyetleri dikkate alınmak suretiyle belirlendiği ve bu protokolle belirlenen miktarlar üzerinden yapılan satış sonucu elde edilen net gelirin %60'ının emniyet hizmetlerinde kullanılmak üzere bütçeye özel gelir olarak kaydedileceği hususu göz önüne alındığında, dava konusu 2019 yılı plaka satış geliri olarak 23.137.572,00-TL, basılı kağıt satışı geliri olarak 314.474,94-TL olmak üzere toplam 23.452.046,94-TL eksik yatırıldığı ileri sürülen gelirin; 6183 sayılı Kanun kapsamında bir amme alacağı olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle anılan tutarın tahsilatına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde ve bu işlemin geri alınması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu İdare Mahkemesi kararının "dava konusu olayda" şeklinde başlayan paragrafının sonunda "..anılan tutarın tahsilatına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde..." ifadesindeki "dava konusu işlemde" kısmına yer verilmesinin uygun olmadığı görülmekle birlikte, dava dilekçesindeki istem ve Mahkeme kararının bütünü gözetildiğinde, bu kısmın sehven yazıldığı sonucuna ulaşıldığından, "dava konusu işlemde" kısmının karardan çıkarılması ve bu kısmın "...anılan tutarın tahsilatına ilişkin tesis edilen işlemin geri alınması..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği belirtilerek, karar bu şekilde düzeltilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ödenecek miktarın hesaplama yöntemine itiraz edildiğinden bilirkişi incelemesi yapılarak sorunun çözüme kavuşturulması gerektiği, bu ödemelerin yapılmaması nedeniyle her yıl alacak davası açıldığı, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için Asliye Hukuk mahkemelerinde açılan davaların davalı idare lehine sonuçlandığı, kamu zararı tespitine ilişkin işlemin Sayıştay Denetleme Raporu ve Maliye Bakanlığının konuya ilişkin görüşlerine göre tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Hazine ve Maliye Uzmanı tarafından hazırlanan ... tarihli ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda davacı Federasyon tarafından 2019 yılı plaka satış geliri olarak 23.137.572,00-TL, basılı kağıt satış geliri olarak 314.474,94-TL olmak üzere toplam 23.452.046,94-TL'nin eksik yatırıldığının tespit edilmesi üzerine bu miktarın ödenmesi gerektiğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı davacıya tebliğ edilmiş, davacı tarafından söz konusu işleme karşı yapılan 16/02/2021 tarihli itirazın zımnen reddi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun davaya konu işlem tarihinde yürürlükteki haliyle 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda; "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; 2019 yılına ilişkin olarak davacı Federasyon tarafından 2918 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca basılı kağıtlar ve plakaların tespit edilen bedel üzerinden satışından sağlanan net gelirin %60'ı olarak belirlenen ve Emniyet Genel Müdürlüğü payı olarak yatırılan miktarın eksik ödendiğinin tespit edilmesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü yazısıyla eksik ödendiği ileri sürülen bu miktarın Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Saymanlık Müdürlüğü'ne yatırılması gerektiğinin davacıya tebliğ edildiği, davacının 16/02/2021 tarihli başvurusuyla söz konusu işleme itiraz ettiği, itirazının zımnen reddi üzerine, itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle 19/04/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği hükme bağlanarak, dava açmadan önce ihtiyari başvuru yolu öngörülmüştür. Bu başvuru üzerine idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi halinde, yeni bir hukuki durum ortaya çıkacak ve hatta bu yeni işleme karşı yeni bir dava açma süresi başlayacaktır. Bununla birlikte, başvurunun zımnen reddedilmesi halinde, hukuki durumda herhangi bir değişiklik olmayacak ve dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecektir.
Dosyanın Dairemizin E:... sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; davacının zımnen ret işleminin iptali istemiyle işbu davayı açmasından önce ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle 18/02/2021 tarihinde açtığı davanın ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında görülmeye başlandığı, davanın en son aynı Mahkemenin E:... esasına kaydedildiği, ... tarih ve K:... sayılı kararıyla davanın reddedildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının kaldırılarak işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Dairemizin 13/04/2023 tarih ve E:2022/5566, K:2023/2055 sayılı kararı ile bozulduğu ve fakat bozma kararına Bölge İdare Mahkemesi tarafından uyulmayıp ısrar edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/11/2024 tarih ve E:2024/654, K:2024/2920 sayılı kararıyla ısrar kararının onandığı ve kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, her ne kadar davacı tarafından başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmişse de, davacının itiraz ettiği ... tarih ve ... sayılı işlemin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün de taraf olduğu ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yargılamaya konu yapıldığı, anılan işleme itiraz edilmesi sonucu davalı idare tarafından yeni bir işlem de tesis edilmediğinden, esasen ... tarih ve ... sayılı işlemin işbu davada tekrar uyuşmazlık konusu edildiği ve aynı işlemin ikinci kez hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı, diğer bir anlatımla, her iki davanın konusu, sebebi ve taraflarının aynı olduğu görülmekte olup, ilk dava süreci İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/11/2024 tarih ve E:2024/654, K:2024/2920 sayılı kararıyla kesin olarak sona erdirildiğinden, temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla bakılan uyuşmazlıkta kesin hükmün meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 13/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?