Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2023/1631 K.2025/8216
Özet: Uyuşmazlık, Mardin ilindeki savur ilçesinde yer alan bir alanda maden işletme izni verilmesine ilişkin davacı şirketin başvurusunun reddi ve bu reddin iptaline yönelik temyiz başvurusu olarak ortaya çıktı. Mahkeme, idare mahkemesinin kararının kapsamlı teknik inceleme ve teknik araştırma belgelerine dayandığını, ilgili yasal düzenlemeler ve çevresel koruma şartlarına uygun olduğunu gerekçelendirdi ve temyizin yararlı bulunmadığını belirleyerek mahkemeden çıkartmacı kararın bozulmaması gerektiğini karar verdi.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1631
Karar No: 2025/8216
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Yapı Hayvancılık Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Savur ilçesi sınırları içinde yer alan İR:... ruhsat nolu sahada maden işletme ve alt yapı tesisi izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Orman İşletme Müdürlüğünce tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece yaptırılan teknik inceleme sonucunda düzenlenen raporlar ve eklerinde yer alan belgelerde, Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 12/07/2018 tarihli teknik araştırma sonucunda olumlu görüş verildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi gereğince sakınca görülmediğinin tasdik edildiği, yapılacak tesis ve altyapı tesislerinin orman dışında yapılmasının mümkün olmadığının, talep sahasının milli park, yaban hayatını koruma ve geliştirme sahası, turizm alanı, özel çevre koruma bölgesi, askeri yasak bölge, sit alanı gibi özel statülü alanlar içinde kalmadığının, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığının, izin verilmesinde kamu yararı bulunduğunun, talep sahasının tamamının ya da bir kısmının hiç bir şekilde gen koruma alanı, tohum meşceresi, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri ve endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin içerisinde kalmadığının belirtildiği, buna karşın davalı idarece, yerel Orman Bölge Müdürlüğü'nün olumlu görüşünü ortadan kaldıracak ve izin talebinin reddi yolundaki dava konusu işlemin tesisini haklı kılacak hukuken kabul edilebilir nitelikte somut bir gerekçenin ortaya konulamadığının görüldüğü, bu durumda; davacı şirketin ruhsatlı maden sahası içerisinde yer alan ormanlık alanda işletme tesisi ve alt yapı izni talebinin Şanlıurfa Orman İşletme Müdürlüğünce yerinde yapılan inceleme sonucu uygun bulunduğu, davalı idarece takdir yetkisinin izin verilmeme yönünde kullanılmasını hukuken haklı kılacak ve yerel birimlerce tespit edilen somut tespitleri ortadan kaldıran geçerli nedenlerin somut bir biçimde ortaya konulamaması karşısında davacı şirkete Mardin ili, Savur ilçesi sınırları içerisinde İR:... ruhsat nolu toplam 56.596,21 m² maden işletme ve alt yapı izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'na dayalı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce verilen maden ruhsatlarının ormanlık alana rastlaması halinde, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği gereğince Bakanlıkça uygun bulunanlara ruhsat izni verileceği, idarenin takdir yetkisinin keyfi olarak kullanılmadığı, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin oldukça kurak ve orman sahalarının az oluşu, sivil toplum kuruluşlarının sorgulayıcı ve eleştirel yaklaşımları, ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar değerlendirilerek bu yönde karar alındığı, çevresel etkisi bulunan madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerinin hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, dava konusu işlemde başvurunun reddine yönelik herhangi somut bir gerekçeye yer verilmediği, başvuru üzerine araştırma ve inceleme yapılmadığı, Kanun'un öngördüğü usuller izlenmeden takdir yetkisine dayalı olarak karar verilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı idare tarafından hem dava konusu işlemde, hem de dava konusu uyuşmazlıkta verilen savunma ile temyiz dilekçesinde dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak ve hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, işbu iptal kararı sonrasında davalı Orman Genel Müdürlüğünce söz konusu talep hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu ve Orman Kanunu'nun 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceği de açıktır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
(X) 1-Uyuşmazlık; orman izni başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
2-Hukuki Durum; Anayasanın 169. Maddesinde; Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı,... ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği kuralına yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunun 16. maddesinde;... Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesinin, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olduğu hükme bağlanmıştır.
3-Genel Değerlendirme; Orman sınırları içerisinde maden arama ve işletme faaliyetlerinin yapılabilmesi için zorunlu olan orman izni başvuruları üzerine, orman teknik personelince mahallinde inceleme yapılarak 'izin verilmesinde sakınca olduğuna - olamadığına' yönünde izin raporu düzenlendiği, bu raporu orman işletme müdürünün uygun bulduğu ya da bulmadığı, akabinde 2014/1 sayılı Genelge uyarınca Değerlendirme Formu düzenlendiği ve Bölge Müdürünce teklifin onaylandığı ya da uygun bulunmadığı, Orman Genel Müdürlüğü'ne sunulan bu teklifin uygun görüldüğüne ya da talebin kabul edilmediğine ilişkin nihai olarak karar verildiği, bu kararda 'sahanın orman olarak kullanılmasında kamu yararı görüldüğü yada görülmediği' şeklinde soyut ve genel bir ibare bulunduğu, talebin uygun görülmemesi üzerine açılan davalarda davalı idarece soyut ve genel ifadelerin tekrarlandığı ya da savunma veya temyiz dilekçesinde izine konu alanın verimli orman olduğu ve ne kadar ağaç kesileceği yönünde somut iddialar ileri sürüldüğü görülmektedir.
Dairemizde bulunan dava dosyaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahallinde yapılan tespit üzerine olumlu görüş bildirilmesine ve bölge müdürlüğü tarafından bu görüş yönünde teklif sunulmasına rağmen, davalı genel müdürlük tarafından genel ve soyut ifadeler ile talebin reddedildiği, buna karşın açılan davalarda verilen savunma veya temyiz dilekçelerinde idari işleme somut gerekçeler sunulduğu görülmüş, orman izni taleplerinin karşılanması konusunda davalı idarenin kendi birimleri arasında çelişkili, istikrarsız ve belirsiz uygulamalar bulunduğu dava dosyalarının bir bütün olarak incelenmesinden anlaşılmıştır.
4-Değerlendirme; Anayasanın 169. maddesinde yer alan Devlet ormanlarının korunması gerektiği ve ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği hükmüne rağmen idarenin kendi birimleri arasında çelişkili, istikrarsız ve belirsiz uygulamaları karşısında, dava dosyasında orman varlığına ilişkin tutanak ve beyanların bulunması halinde, yargı yerlerince ilk izin ve ilave izin işlemlerine ilişkin davalarda, konunun objektif ve rasyonel şekilde değerlendirilebilmesi için, mahallinde keşif ve inceleme yapılarak ulaşılan sağlıklı ve güvenilir verilerin bilirkişi raporu olarak dava dosyasına konulması gerekmektedir.
İzne konu alandaki orman varlığına ilişkin verilerin öncelikle idarece tespit edilmesi ve buna göre işlem tesis edilmesi gerektiği, bir başka anlatımla sebep gösterilmeden işlem tesis edilmemesi gerektiği ileri sürülebilir ise de, genel müdürlük işleminde soyut ve genel ifadeler kullanılarak talep reddedilse bile, genel müdürlüğe sunulan bölge müdürlüğünün teklif dosyasında gerek izin raporunda, gerekse tamim uyarınca yapılan değerlendirme formunda somut olarak, orman varlığına ilişkin veriler bulunduğundan, bu verilerin tek tek genel müdürlük onayına yazılmaması halinin, işlemi münhasıran kusurlandırmayacağı sonucuna ulaşılmakla, bu iddiaya hukuken itibar edilmemiştir.
Bununla birlikte idari işlemde sebep gösterilmediği ya da tek sebep gösterildiği davalarda, idarece savunma dilekçesinde gösterilen sebep esas alınarak inceleme yapılması, öyle ki idarece savunmada gösterilen diğer sebepler üzerinden ya da resen yargı organının tespit ettiği sebep üzerinden "sebep ikamesi yapılması", idari yargı mercilerinin yerleşmiş uygulamasıdır.
5-Sonuç itibari ile; orman bölge müdürlüğünce genel müdürlüğe sunulan teklif dosyasında yer alan izin raporunda ve değerlendirme raporunda orman varlığıyla ilgili somut verilerin bulunduğu, bu veriler gözetilerek talebin reddedilmesininin, idari işlemin sebep unsuru yönünden eksik olduğu sonucunu doğurmayacağı, mahallinde düzenlenen teklif dosyasında mevcut olan verilerin tek tek işlemde yazılmamasının davaya konu işlemi kusurlandırmayacağı, dava dosyasında veriler mevcut iken işlemi sebep unsuru bulunmadığından dolayı iptal etmenin dava dosyalarının uzamasına sebep olan şekilci bir yorum ve uygulama olacağı, bu sebeple bu veriler esas alınarak talebin reddedildiği sonucuna varılarak uyuşmazlığın çözümünde bu verilerin değerlendirilmesi gerektiği, bunun da ancak mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle doğruluğunun denetlenebileceği, bu yapılmaksızın verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Esas No: 2023/1631
Karar No: 2025/8216
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Yapı Hayvancılık Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Savur ilçesi sınırları içinde yer alan İR:... ruhsat nolu sahada maden işletme ve alt yapı tesisi izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Orman İşletme Müdürlüğünce tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece yaptırılan teknik inceleme sonucunda düzenlenen raporlar ve eklerinde yer alan belgelerde, Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 12/07/2018 tarihli teknik araştırma sonucunda olumlu görüş verildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi gereğince sakınca görülmediğinin tasdik edildiği, yapılacak tesis ve altyapı tesislerinin orman dışında yapılmasının mümkün olmadığının, talep sahasının milli park, yaban hayatını koruma ve geliştirme sahası, turizm alanı, özel çevre koruma bölgesi, askeri yasak bölge, sit alanı gibi özel statülü alanlar içinde kalmadığının, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığının, izin verilmesinde kamu yararı bulunduğunun, talep sahasının tamamının ya da bir kısmının hiç bir şekilde gen koruma alanı, tohum meşceresi, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri ve endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin içerisinde kalmadığının belirtildiği, buna karşın davalı idarece, yerel Orman Bölge Müdürlüğü'nün olumlu görüşünü ortadan kaldıracak ve izin talebinin reddi yolundaki dava konusu işlemin tesisini haklı kılacak hukuken kabul edilebilir nitelikte somut bir gerekçenin ortaya konulamadığının görüldüğü, bu durumda; davacı şirketin ruhsatlı maden sahası içerisinde yer alan ormanlık alanda işletme tesisi ve alt yapı izni talebinin Şanlıurfa Orman İşletme Müdürlüğünce yerinde yapılan inceleme sonucu uygun bulunduğu, davalı idarece takdir yetkisinin izin verilmeme yönünde kullanılmasını hukuken haklı kılacak ve yerel birimlerce tespit edilen somut tespitleri ortadan kaldıran geçerli nedenlerin somut bir biçimde ortaya konulamaması karşısında davacı şirkete Mardin ili, Savur ilçesi sınırları içerisinde İR:... ruhsat nolu toplam 56.596,21 m² maden işletme ve alt yapı izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'na dayalı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce verilen maden ruhsatlarının ormanlık alana rastlaması halinde, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği gereğince Bakanlıkça uygun bulunanlara ruhsat izni verileceği, idarenin takdir yetkisinin keyfi olarak kullanılmadığı, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin oldukça kurak ve orman sahalarının az oluşu, sivil toplum kuruluşlarının sorgulayıcı ve eleştirel yaklaşımları, ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar değerlendirilerek bu yönde karar alındığı, çevresel etkisi bulunan madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerinin hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, dava konusu işlemde başvurunun reddine yönelik herhangi somut bir gerekçeye yer verilmediği, başvuru üzerine araştırma ve inceleme yapılmadığı, Kanun'un öngördüğü usuller izlenmeden takdir yetkisine dayalı olarak karar verilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı idare tarafından hem dava konusu işlemde, hem de dava konusu uyuşmazlıkta verilen savunma ile temyiz dilekçesinde dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak ve hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, işbu iptal kararı sonrasında davalı Orman Genel Müdürlüğünce söz konusu talep hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu ve Orman Kanunu'nun 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceği de açıktır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
(X) 1-Uyuşmazlık; orman izni başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
2-Hukuki Durum; Anayasanın 169. Maddesinde; Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı,... ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği kuralına yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunun 16. maddesinde;... Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesinin, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olduğu hükme bağlanmıştır.
3-Genel Değerlendirme; Orman sınırları içerisinde maden arama ve işletme faaliyetlerinin yapılabilmesi için zorunlu olan orman izni başvuruları üzerine, orman teknik personelince mahallinde inceleme yapılarak 'izin verilmesinde sakınca olduğuna - olamadığına' yönünde izin raporu düzenlendiği, bu raporu orman işletme müdürünün uygun bulduğu ya da bulmadığı, akabinde 2014/1 sayılı Genelge uyarınca Değerlendirme Formu düzenlendiği ve Bölge Müdürünce teklifin onaylandığı ya da uygun bulunmadığı, Orman Genel Müdürlüğü'ne sunulan bu teklifin uygun görüldüğüne ya da talebin kabul edilmediğine ilişkin nihai olarak karar verildiği, bu kararda 'sahanın orman olarak kullanılmasında kamu yararı görüldüğü yada görülmediği' şeklinde soyut ve genel bir ibare bulunduğu, talebin uygun görülmemesi üzerine açılan davalarda davalı idarece soyut ve genel ifadelerin tekrarlandığı ya da savunma veya temyiz dilekçesinde izine konu alanın verimli orman olduğu ve ne kadar ağaç kesileceği yönünde somut iddialar ileri sürüldüğü görülmektedir.
Dairemizde bulunan dava dosyaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahallinde yapılan tespit üzerine olumlu görüş bildirilmesine ve bölge müdürlüğü tarafından bu görüş yönünde teklif sunulmasına rağmen, davalı genel müdürlük tarafından genel ve soyut ifadeler ile talebin reddedildiği, buna karşın açılan davalarda verilen savunma veya temyiz dilekçelerinde idari işleme somut gerekçeler sunulduğu görülmüş, orman izni taleplerinin karşılanması konusunda davalı idarenin kendi birimleri arasında çelişkili, istikrarsız ve belirsiz uygulamalar bulunduğu dava dosyalarının bir bütün olarak incelenmesinden anlaşılmıştır.
4-Değerlendirme; Anayasanın 169. maddesinde yer alan Devlet ormanlarının korunması gerektiği ve ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği hükmüne rağmen idarenin kendi birimleri arasında çelişkili, istikrarsız ve belirsiz uygulamaları karşısında, dava dosyasında orman varlığına ilişkin tutanak ve beyanların bulunması halinde, yargı yerlerince ilk izin ve ilave izin işlemlerine ilişkin davalarda, konunun objektif ve rasyonel şekilde değerlendirilebilmesi için, mahallinde keşif ve inceleme yapılarak ulaşılan sağlıklı ve güvenilir verilerin bilirkişi raporu olarak dava dosyasına konulması gerekmektedir.
İzne konu alandaki orman varlığına ilişkin verilerin öncelikle idarece tespit edilmesi ve buna göre işlem tesis edilmesi gerektiği, bir başka anlatımla sebep gösterilmeden işlem tesis edilmemesi gerektiği ileri sürülebilir ise de, genel müdürlük işleminde soyut ve genel ifadeler kullanılarak talep reddedilse bile, genel müdürlüğe sunulan bölge müdürlüğünün teklif dosyasında gerek izin raporunda, gerekse tamim uyarınca yapılan değerlendirme formunda somut olarak, orman varlığına ilişkin veriler bulunduğundan, bu verilerin tek tek genel müdürlük onayına yazılmaması halinin, işlemi münhasıran kusurlandırmayacağı sonucuna ulaşılmakla, bu iddiaya hukuken itibar edilmemiştir.
Bununla birlikte idari işlemde sebep gösterilmediği ya da tek sebep gösterildiği davalarda, idarece savunma dilekçesinde gösterilen sebep esas alınarak inceleme yapılması, öyle ki idarece savunmada gösterilen diğer sebepler üzerinden ya da resen yargı organının tespit ettiği sebep üzerinden "sebep ikamesi yapılması", idari yargı mercilerinin yerleşmiş uygulamasıdır.
5-Sonuç itibari ile; orman bölge müdürlüğünce genel müdürlüğe sunulan teklif dosyasında yer alan izin raporunda ve değerlendirme raporunda orman varlığıyla ilgili somut verilerin bulunduğu, bu veriler gözetilerek talebin reddedilmesininin, idari işlemin sebep unsuru yönünden eksik olduğu sonucunu doğurmayacağı, mahallinde düzenlenen teklif dosyasında mevcut olan verilerin tek tek işlemde yazılmamasının davaya konu işlemi kusurlandırmayacağı, dava dosyasında veriler mevcut iken işlemi sebep unsuru bulunmadığından dolayı iptal etmenin dava dosyalarının uzamasına sebep olan şekilci bir yorum ve uygulama olacağı, bu sebeple bu veriler esas alınarak talebin reddedildiği sonucuna varılarak uyuşmazlığın çözümünde bu verilerin değerlendirilmesi gerektiği, bunun da ancak mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle doğruluğunun denetlenebileceği, bu yapılmaksızın verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.