‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare HukukuVergi Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2022/87 K.2023/7011

Esas No: 2022/87 · Karar No: 2023/7011 · Karar Tarihi: 08.12.2023
Özet: (1) 672 sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarılan davacının, serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını talep edilen başvurusu işlemlenerek zımnen reddedilmiştir. (2) Temyiz mahkemesi, serbest muhasebeci mali müşavirlerin kamu görevlisi sayılmadığını ve mesleğin kamu hizmeti olmadığını değerlendirerek, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu kabul etmiş ve temyiz talebini geri çevirerek kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/87
Karar No: 2023/7011

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Birliği

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVACI) ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Maliye Bakanlığı bünyesinde vergi müfettişi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için ruhsat verilmesi istemiyle yaptığı 02/09/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için, serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğinin bir kamu hizmeti olup olmadığı ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin de kamu görevlisi sayılıp sayılamayacakları hususunun irdelenmesi gerektiği, bu bağlamda, 08/09/2020 tarih ve 31238 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı ... başvurusu kararında yer verilen gerekçe ve 3568 sayılı Kanun hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; devletin namına ve hesabına çalışmayan, mesleklerini serbest şekilde icra eden, idari hiyerarşiye dâhil olmayan ve devletten herhangi bir maaş almayan serbest muhasebeci mali müşavirlerin istihdam boyutu itibariyle kamu görevlisi sayılamayacaklarını, ayrıca serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğinin de bir kamu hizmeti olarak değerlendirilemeyeceğini kabul etmek gerektiği, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olan davacının, kamu hizmeti niteliğinde olmayan serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğini ifa edebileceği sonucuna varılarak davacının serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için ruhsat verilmesi istemiyle yaptığı 02/09/2020 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından 06/11/2021 tarihli dilekçe ile, ilam ve vekalet ücreti bakımından ek karar verilmesinin istenilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi 25/11/2021 tarihli kararı ile, 6100 sayılı Kanunun 305/A maddesi ile yargılamada ileri sürülmeyen veya kendiliğinden hükme geçirilmesinin gerekli olmasına karşın hakkında kısmen veya tamamen karar verilmeyen hususlarda, taraflara ek karar isteminde bulunma ve bu yolla kararda eksik kalan yönleri tamamlattırma hakkı tanındığı, ancak, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinin birinci fıkrasında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Hükmün Tamamlanması" başlıklı 305/A maddesine gönderme bulunmadığından anılan maddede sayılan hallerin ilk derece Mahkemesi kararının istinaf tarafından kaldırılması ya da temyiz merci tarafından bozulması sebebi olmaya devam ettiği, bu bakımdan, İdare Mahkemesince vekalet ücretine hükmedilmemiş olması taraflarca istinaf incelemesi veya temyiz incelemesi sürecinde önce sürülecek hususlardan olup, ek karar müessesesine konu edilemeyeceğinden davacının ek karar isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından; Bölge İdare Mahkemesi dosyasına istinaf savunma dilekçesi sunulduğundan tarafına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmediği, Bölge İdare Mahkemesine bu konuda ek karar verilmesi istemiyle başvurulmasına rağmen bu talebin reddedildiği, temyiz başvurusunun esastan reddi ile istinaf aşamasında lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin davalıdan alınarak tarafına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.

...

3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.

...

6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin (c) bendinde, "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"n Danıştay'da temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.

Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatının verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen hüküm kapsamında yer almadığı, zira dava konusu işlemin davacının belli bir meslekten veya kamu görevinden süresiz olarak çıkarılma sonucunu doğuran bir işlem niteliğine haiz olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 08/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:
(X)-2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, ..." hükmü düzenleme altına alınmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmakta olup, davacının serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatının verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin mahiyeti itibarıyla yasada tanımlanan belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile dava konusu işleme karşı açılan dava hakkında verilen kararın temyiz edilebileceği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi Kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?