Danıştay8. DaireCeza Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2022/80 K.2024/1830
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/80
Karar No : 2024/1830
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil Mesut Seyrek'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Erzurum Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, bu durumda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrası; "... birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir." düzenlemesi doğrultusunda ilgili hakkında, iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasına geçilmesi durumunda baro levhasına kaydedilme konusunda idarenin bağlı yetkisinin değil takdir yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisinin yalnızca ceza davası açılması nedeniyle çalışma hakkını engeleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde yargılama sonucunda ceza alabileceği varsayımıyla ilgili aleyhine kullanılması gerekmeyeceği, uyuşmazlıkta ilgiliye isnat edilen suçların niteliği de değerlendirilerek Türkiye Barolar Birliğinin takdir yetkisinin kullanmasında ve ısrar yetkisi kapsamındaki uyuşmazlık konusu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı Adalet Bakanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5/1-a kapsamında bir suçtan dolayı açılan ceza davasında verilen beraat kararının kesinleşmediği ve dolayısıyla ceza kovuşturmasının derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde yer alan Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerektiği, aksi yönde tesis edilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve müdahil tarafından, müdahil hakkındaki beraat kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı idare tarafından hakkında verilen beraat kararı sonrasında, müdahilin baro levhasına yazılmasının mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği açık olduğundan, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/80
Karar No : 2024/1830
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil Mesut Seyrek'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Erzurum Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, bu durumda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrası; "... birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir." düzenlemesi doğrultusunda ilgili hakkında, iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasına geçilmesi durumunda baro levhasına kaydedilme konusunda idarenin bağlı yetkisinin değil takdir yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisinin yalnızca ceza davası açılması nedeniyle çalışma hakkını engeleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde yargılama sonucunda ceza alabileceği varsayımıyla ilgili aleyhine kullanılması gerekmeyeceği, uyuşmazlıkta ilgiliye isnat edilen suçların niteliği de değerlendirilerek Türkiye Barolar Birliğinin takdir yetkisinin kullanmasında ve ısrar yetkisi kapsamındaki uyuşmazlık konusu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı Adalet Bakanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5/1-a kapsamında bir suçtan dolayı açılan ceza davasında verilen beraat kararının kesinleşmediği ve dolayısıyla ceza kovuşturmasının derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde yer alan Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerektiği, aksi yönde tesis edilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve müdahil tarafından, müdahil hakkındaki beraat kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı idare tarafından hakkında verilen beraat kararı sonrasında, müdahilin baro levhasına yazılmasının mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği açık olduğundan, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.