Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2022/4924 K.2024/4734
Özet: Uyuşmazlık, İzmir Buca ilçesinde bir orman sınırına dahil edilen taşınmazın bedelsiz iadesi veya bedelinin ödenmesi için yapılan talepteki çıkarılmaktadır. Mahkeme, bölge idare mahkemesinin kararını bozalıp, taşınmazın 6292 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak iadesi veya bedelinin ödenmesi gerekliliğini kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/4924
Karar No: 2024/4734
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6-...
7- ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mevkiinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesi, mümkün değilse rayiç bedelinin ödenmesi veya aynı değer ve nitelikte taşınmazlar verilmesi yada doğrudan satışının yapılmasına yönelik başvurunun 6292 sayılı Kanun uyarınca iade ve satış şartlarını taşımadığı gerekçesiyle reddine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mevkiinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan, 15/02/1991 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilen ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine "37 yıldan beri ... varislerinin zilyedindedir." şerhi konulan taşınmazın, her ne kadar daha sonra gerçekleştirilen ifraz işlemleri neticesinde, farklı parsellere ayrıldığı görülmekte ise de, orman sınırı dışına çıkarılarak 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmaz üzerinde davacıların hak sahibi olduğu ve 6292 sayılı Kanunda belirtilen yasal süreler içerisinde başvuruların yapıldığı, bu durumda, davacılar tarafından taşınmazın bedelsiz iadesi, mümkün değilse rayiç bedelinin ödenmesi veya aynı değer ve nitelikte taşınmazlar verilmesi yada doğrudan satışının yapılmasına yönelik idareye yapılan başvurunun şartları taşımadığından bahisle reddedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6292 sayılı Yasada, bir kamu kurumunun tahsis talebi üzerine o kuruma tahsisine karar verilen taşınmazların mutlak suretle 6292 sayılı Yasa kapsamı dışında kaldığına dair bir hükmün yer almadığı, bilakis, Yasanın "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış
" başlıklı 6. maddesinde, iade kapsamında olup da kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların hak sahibi oldukları anlaşılanlara rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmazın, hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabileceği yolunda hükme yer verildiği ve 6292 sayılı Yasaya çeşitli tarihlerde eklenen geçici maddelerle başvuru sürelerinin uzatıldığı, davalı idarece, davacılar tarafından 6292 Yasa uyarınca hak sahibi oldukları iddiasıyla davaya konu taşınmazın iadesi, mümkün değilse rayiç bedelinin ödenmesi veya eşdeğer nitelikte taşınmazlar verilmesi ya da doğrudan satışının yapılması yolunda yapılan başvuru, her ne kadar, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın süreç içerisinde ifraz işlemlerine tabi tutulduğu, ifraz işlemleri sonrasında ... ada, ... parsel, ... parsel ve ... parsel numaralarını aldığı, bu taşınmazlardan 25 parsel sayılı taşınmazın üniversiteye tahsis edildiği, bu nedenle 6292 sayılı Yasa uyarınca yapılacak işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 6292 sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak sahibi olunduğu takdirde kamu hizmetlerine tahsis edilmiş taşınmaz söz konusu olsa dahi bu hususun nasıl çözümlenmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, bu nedenle bir taşınmazın salt kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasının doğrudan doğruya 6292 sayılı Yasa kapsamı dışına çıktığı kabulüne yol açamayacağı (6292 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazda hak sahibi olunması şartıyla) göz önüne alındığında, dava konusu işlemin gerekçesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda; davalı idare tarafından, davacılar başvurusuna istinaden, öncelikle uyuşmazlığa konu taşınmazların kök parseli nitelindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz tapusunun beyanlar hanesinde "37 yıldan beri ... varislerinin zilyedindedir." şerhi bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle davacıların 6292 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca hak sahibi olup olmadıklarının tespiti ve taşınmazların ifraz işlemleri sonrasında tapu kaydındaki nitelikleri de göz önüne alınarak her bir taşınmaz yönünden yine Yasanın 7. maddesinde zikredilen bedelsiz iadenin mümkün olduğu iki halin olayda mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, bedelsiz iade koşullarının mümkün olmadığı ancak davacıların hak sahibi olduğu sonucuna varıldığı takdirde eşdeğer nitelikte taşınmaz satışı yapılması istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken, davacılar başvurusunun salt uyuşmazlığa konu taşınmazların kamu hizmetine tahsis edildiğinden bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ilgili üniversiteye yapılan tahsisin açıkça hukuka aykırı olduğu, tapuda yer alan belirtme ile hak sahibi olduklarının açıkça ortaya konulduğu, 6292 sayılı Yasa ile getirilen uzatma süreleri kapsamında yapılan başvurular ile üzerlerine düşen sorumlulukların yerine getirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 20/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2022/4924
Karar No: 2024/4734
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6-...
7- ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mevkiinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesi, mümkün değilse rayiç bedelinin ödenmesi veya aynı değer ve nitelikte taşınmazlar verilmesi yada doğrudan satışının yapılmasına yönelik başvurunun 6292 sayılı Kanun uyarınca iade ve satış şartlarını taşımadığı gerekçesiyle reddine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mevkiinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan, 15/02/1991 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilen ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine "37 yıldan beri ... varislerinin zilyedindedir." şerhi konulan taşınmazın, her ne kadar daha sonra gerçekleştirilen ifraz işlemleri neticesinde, farklı parsellere ayrıldığı görülmekte ise de, orman sınırı dışına çıkarılarak 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmaz üzerinde davacıların hak sahibi olduğu ve 6292 sayılı Kanunda belirtilen yasal süreler içerisinde başvuruların yapıldığı, bu durumda, davacılar tarafından taşınmazın bedelsiz iadesi, mümkün değilse rayiç bedelinin ödenmesi veya aynı değer ve nitelikte taşınmazlar verilmesi yada doğrudan satışının yapılmasına yönelik idareye yapılan başvurunun şartları taşımadığından bahisle reddedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6292 sayılı Yasada, bir kamu kurumunun tahsis talebi üzerine o kuruma tahsisine karar verilen taşınmazların mutlak suretle 6292 sayılı Yasa kapsamı dışında kaldığına dair bir hükmün yer almadığı, bilakis, Yasanın "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış
" başlıklı 6. maddesinde, iade kapsamında olup da kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların hak sahibi oldukları anlaşılanlara rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmazın, hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabileceği yolunda hükme yer verildiği ve 6292 sayılı Yasaya çeşitli tarihlerde eklenen geçici maddelerle başvuru sürelerinin uzatıldığı, davalı idarece, davacılar tarafından 6292 Yasa uyarınca hak sahibi oldukları iddiasıyla davaya konu taşınmazın iadesi, mümkün değilse rayiç bedelinin ödenmesi veya eşdeğer nitelikte taşınmazlar verilmesi ya da doğrudan satışının yapılması yolunda yapılan başvuru, her ne kadar, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın süreç içerisinde ifraz işlemlerine tabi tutulduğu, ifraz işlemleri sonrasında ... ada, ... parsel, ... parsel ve ... parsel numaralarını aldığı, bu taşınmazlardan 25 parsel sayılı taşınmazın üniversiteye tahsis edildiği, bu nedenle 6292 sayılı Yasa uyarınca yapılacak işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 6292 sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak sahibi olunduğu takdirde kamu hizmetlerine tahsis edilmiş taşınmaz söz konusu olsa dahi bu hususun nasıl çözümlenmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, bu nedenle bir taşınmazın salt kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasının doğrudan doğruya 6292 sayılı Yasa kapsamı dışına çıktığı kabulüne yol açamayacağı (6292 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazda hak sahibi olunması şartıyla) göz önüne alındığında, dava konusu işlemin gerekçesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda; davalı idare tarafından, davacılar başvurusuna istinaden, öncelikle uyuşmazlığa konu taşınmazların kök parseli nitelindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz tapusunun beyanlar hanesinde "37 yıldan beri ... varislerinin zilyedindedir." şerhi bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle davacıların 6292 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca hak sahibi olup olmadıklarının tespiti ve taşınmazların ifraz işlemleri sonrasında tapu kaydındaki nitelikleri de göz önüne alınarak her bir taşınmaz yönünden yine Yasanın 7. maddesinde zikredilen bedelsiz iadenin mümkün olduğu iki halin olayda mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, bedelsiz iade koşullarının mümkün olmadığı ancak davacıların hak sahibi olduğu sonucuna varıldığı takdirde eşdeğer nitelikte taşınmaz satışı yapılması istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken, davacılar başvurusunun salt uyuşmazlığa konu taşınmazların kamu hizmetine tahsis edildiğinden bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ilgili üniversiteye yapılan tahsisin açıkça hukuka aykırı olduğu, tapuda yer alan belirtme ile hak sahibi olduklarının açıkça ortaya konulduğu, 6292 sayılı Yasa ile getirilen uzatma süreleri kapsamında yapılan başvurular ile üzerlerine düşen sorumlulukların yerine getirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 20/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.