‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2022/4757 K.2024/4196

Esas No: 2022/4757 · Karar No: 2024/4196 · Karar Tarihi: 05.07.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4757
Karar No : 2024/4196

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odaları Birliği

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde vergi müfettişi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, yeminli mali müşavir olabilmek için yapılan sınava, TESMER'in TEOS sistemi üzerinden ilgililerden KHK ile kamu görevinden çıkarılmadıklarına dair aldığı taahhüt nedeniyle sınav başvurusu yapamaması üzerine, sınav başvurusu engelinin kaldırılması istemiyle yaptığı 22.02.2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3568 sayılı Kanun hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve...... başvuru numaralı kararı bir arada değerlendirildiğinde; devletin namına ve hesabına çalışmayan, mesleklerini serbest şekilde icra eden, idari hiyerarşiye dâhil olmayan ve devletten herhangi bir maaş almayan serbest muhasebeci mali müşavirlerin istihdam boyutu itibariyle kamu görevlisi sayılamayacakları, ayrıca serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğinin de bir kamu hizmeti olarak değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerektiği, öte yandan, davacının doğrudan sınavlara katılmasının da kamu hizmeti olarak nitelendirilemeyeceğinin açık olduğu, bu durumda, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olan davacının, kamu hizmeti niteliğinde olmayan serbest muhasebeci mali müşavirliğe ve bu müşavirlik sınavlarına katılabileceği sonucuna varıldığından, davacının sınav başvurusu engelinin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle görevden çıkarılması işleminin 3568 sayılı Kanunun 4/(c) ve (e) bentleri kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, 3568 sayılı Kanunun meslek mensubu olabilmenin genel şartları arasında sayılan 4/c maddesindeki "Kamu haklarından mahrum bulunmamak" kuralının incelenmesinden; kamu haklarından mahrum olma halinin işlemiş olduğu suç nedeniyle toplumla güvene dayalı ilişkisi zedelenen kişinin belli bir süreyle bazı hakları kullanmasının yasaklanmasına ilişkin olduğu, belli haklardan yoksun bırakılma tedbirinin 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş olduğu, 672 sayılı KHK'daki "bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler" düzenlemesinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, öte yandan 3568 sayılı Kanununun 4/(e) maddesinde yer alan ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmış olmamak kuralına gelince; davacı 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereği meslekten çıkarılmış olup, disiplin veya ceza hükümleri kapsamında meslekten çıkarılmamış olduğundan davacının durumunun bu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu, buna göre, davacının yeminli mali müşavir olabilmek için yapılan sınava, ekranının açılmaması sebebiyle girememesi üzerine, sınav başvurusu engelinin kaldırılması istemiyle yaptığı 22.02.2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının talebi yeminli mali müşavirlik sınavına girmek olup, Yeminli Mali Müşavirlik görevi yapıp yapamayacağına ilişkin iddiaların davacının sınavdaki başarı durumuna ve tamamlanması gereken sürelere göre ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İstinaf' başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları" ve aynı fıkranın (ı) bendinde, "Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar" hakkında verilen kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; TESMER'in TEOS sistemi üzerinden KHK ile kamu görevinden çıkarılmadığına dair davacıdan taahhütte bulunmasının istenilmesi nedeniyle sınav başvurusu yapamaması üzerine, sınav başvurusu engelinin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin TÜRMOB işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin yeminli mali müşavirlik mesleğinden çıkarılma sonucunu doğurmadığı, uyuşmazlık bir mesleğin icrası amacıyla yapılan yeminli mali müşavirlik sınavına ilişkin de olmadığı, salt sınava katılma talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin olduğu anlaşıldığından; bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ı) bendi kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 05/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?