Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2022/4028 K.2024/3877
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4028
Karar No : 2024/3877
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVAI YANINDA MÜDAHİL : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Türk soylu yabancıların kanunlarda Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen meslekleri icra edebilmeleri için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan çalışma izni alması gerektiği, avukatlık mesleğinin de bu kapsamda sadece Türk vatandaşlarının icra edebileceği meslekler arasında sayıldığı, Türk soylu yabancıların çalışma izni almadan avukatlık mesleğini icra edemeyeceği, baro levhasına yazılmanın mesleğin icrası amacına matuf olduğu, konuya ilişkin Avukatlık Kanunu hükümlerinde de baro levhasına yazılma sonrasında üç ay içerisinde büro kurmanın zorunlu olduğunun düzenlendiği, bunun dahi baro levhasına yazılmanın çalışma amacını ortaya koyduğu değerlendirilerek Adalet Bakanlığı istemine ısrar ile tesis edilen dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca, Türk soylu yabancı statüsünde bulunanlardan, serbest çalışma veya bir kurum veya bir kuruluşta çalıştırılabilmeleri için izin isteminde bulunanların, mevzuatta o mesleğin yapılması için bir mesleki kuruluşa üye olma zorunluluğu bulunduğu hallerde, üye olduklarını kanıtlayan belgeleri verdikleri takdirde kendilerine çalışma izni verilebileceğinin düzenlendiği, bu durumda, avukatlık mesleğinin fiilen icrası bakımından ilgili meslek kuruluşuna (barolara) üye olmak (levhaya yazılı bulunmak) zorunlu bulunduğundan,Türk soylu yabancı statüsünde bulunan müdahil ...'in fiilen avukatlık mesleğini icra etmek istemesi durumunda, kayıtlı bulunduğu baro levhasında avukat olarak yazılı bulunduğunu belgelendirmediği sürece tarafına çalışma izni verilmesi hukuken mümkün olmayacağından dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ısrar kararında hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, Türk soylu bir yabancının Türkiye'de serbest olarak avukatlık yapabilmesi için, 1136 sayılı Kanun'da belirtilen şartları haiz olmasının yanı sıra 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Başkanlığından çalışma izni alması gerektiği, ancak çalışma izni aldığına dair herhangi bir belge ibraz edemediği dikkate alındığında, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin ısrar kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4028
Karar No : 2024/3877
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVAI YANINDA MÜDAHİL : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Türk soylu yabancıların kanunlarda Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen meslekleri icra edebilmeleri için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan çalışma izni alması gerektiği, avukatlık mesleğinin de bu kapsamda sadece Türk vatandaşlarının icra edebileceği meslekler arasında sayıldığı, Türk soylu yabancıların çalışma izni almadan avukatlık mesleğini icra edemeyeceği, baro levhasına yazılmanın mesleğin icrası amacına matuf olduğu, konuya ilişkin Avukatlık Kanunu hükümlerinde de baro levhasına yazılma sonrasında üç ay içerisinde büro kurmanın zorunlu olduğunun düzenlendiği, bunun dahi baro levhasına yazılmanın çalışma amacını ortaya koyduğu değerlendirilerek Adalet Bakanlığı istemine ısrar ile tesis edilen dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca, Türk soylu yabancı statüsünde bulunanlardan, serbest çalışma veya bir kurum veya bir kuruluşta çalıştırılabilmeleri için izin isteminde bulunanların, mevzuatta o mesleğin yapılması için bir mesleki kuruluşa üye olma zorunluluğu bulunduğu hallerde, üye olduklarını kanıtlayan belgeleri verdikleri takdirde kendilerine çalışma izni verilebileceğinin düzenlendiği, bu durumda, avukatlık mesleğinin fiilen icrası bakımından ilgili meslek kuruluşuna (barolara) üye olmak (levhaya yazılı bulunmak) zorunlu bulunduğundan,Türk soylu yabancı statüsünde bulunan müdahil ...'in fiilen avukatlık mesleğini icra etmek istemesi durumunda, kayıtlı bulunduğu baro levhasında avukat olarak yazılı bulunduğunu belgelendirmediği sürece tarafına çalışma izni verilmesi hukuken mümkün olmayacağından dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ısrar kararında hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, Türk soylu bir yabancının Türkiye'de serbest olarak avukatlık yapabilmesi için, 1136 sayılı Kanun'da belirtilen şartları haiz olmasının yanı sıra 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Başkanlığından çalışma izni alması gerektiği, ancak çalışma izni aldığına dair herhangi bir belge ibraz edemediği dikkate alındığında, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin ısrar kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.