Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2022/2670 K.2023/6442
Özet: Uyuşmazlık, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının doktora eğitimini azami sürede tamamlayamadığını gerekçelendirilerek 14/01/2020 tarihli ilişiğinin kesilmesi talebinin, 2547 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesidir. Mahkeme, işbu ilişiğin kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, önceki idari kararın onaylanmasını, temyiz giderleri ve posta gideri iadesi talebini kabul ederek, kararın taraflara tebliğini yapmıştır.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/2670
Karar No: 2023/6442
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının doktora eğitimini azami süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle 14/01/2020 tarihi itibari ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Sakarya Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 01/08/2011 tarihinde Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümüne araştırma görevlisi olarak atandığı, 11/01/2013 tarihinde de aynı üniversitede doktora programına kayıt yaptırdığı; ancak doktora eğitimini azami süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, 2547 Yükseköğretim Kanununun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin 17. maddesinin birinci fıkrasında doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu, her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanunun 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiş ise de, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10/10/2017 günlü toplantısında, 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, 11/01/2013 tarihinde Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümünde 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında doktora eğitimine başlayan davacının, doktora eğitimini azami sürede tamamlayamadığı açık olduğundan, 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesi kapsamında görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile ilişiğin kesilmesine dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen geçici 67. maddesinin kendisine uygulandığı takdirde doktora eğitimi azami süresinin dolmadığının görüleceği, işlemin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2022/2670
Karar No: 2023/6442
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının doktora eğitimini azami süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle 14/01/2020 tarihi itibari ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Sakarya Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 01/08/2011 tarihinde Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümüne araştırma görevlisi olarak atandığı, 11/01/2013 tarihinde de aynı üniversitede doktora programına kayıt yaptırdığı; ancak doktora eğitimini azami süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, 2547 Yükseköğretim Kanununun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin 17. maddesinin birinci fıkrasında doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu, her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanunun 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiş ise de, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10/10/2017 günlü toplantısında, 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, 11/01/2013 tarihinde Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümünde 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında doktora eğitimine başlayan davacının, doktora eğitimini azami sürede tamamlayamadığı açık olduğundan, 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesi kapsamında görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile ilişiğin kesilmesine dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen geçici 67. maddesinin kendisine uygulandığı takdirde doktora eğitimi azami süresinin dolmadığının görüleceği, işlemin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.