Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2022/2605 K.2024/1554
Özet: Uyuşmazlık, Adalet Bakanlığı tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının yeniden incelenmesini ve ilgili baro levhasına kayıt kararının bozulmasını talep eden bir temyiz hukukidir. Mahkeme, İdare Mahkemesi kararını bozulmadığını, dava konusundaki hukuka aykırılık bulunmadığını ve davayı reddettiğini hükme bağlamıştır.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/2605
Karar No: 2024/1554
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Birliği
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair ... Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan verilen hapis cezasının Yargıtay'da yapılan temyiz incelemesi neticesinde eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bu nedenle müdahil hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, bu aşamada takdir yetkisinin müdahil aleyhine kullanılmasının hukuka uygun olmayacağı değerlendirilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayısına kayden açılan ceza davası sonunda mahkumiyet kararı verilmesi halinde idare tarafından mevzuat hükümlerine göre yeniden bir işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; müdahil hakkında "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan verilen hapis cezasının Yargıtay'da yapılan temyiz incelemesi neticesinde; müdahile isnat edilen eylemin temas ettiği suç vasfının basit hürriyeti tahdit olduğu, ayrıca müdahil hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2 maddesi kapsamında rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği belirtilerek eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bu nedenle müdahil hakkında devam eden yargılamanın basit hürriyeti tahdit suçuna ilişkin olması ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1-2. maddesinin de uygulanma ihtimali bulunması göz önüne alındığında, halihazırda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendi kapsamında devam eden bir yargılama bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, bu aşamada takdir yetkisinin müdahil aleyhine kullanılmasının hukuka uygun olmayacağı değerlendirilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayısına kayden açılan ceza davası sonunda mahkumiyet kararı verilmesi halinde idare tarafından mevzuat hükümlerine göre yeniden bir işlem tesis edilebileceği açık olduğundan, dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5/1-a kapsamında bir suçtan dolayı açılan ceza davasında verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulmakla birlikte, adı geçen hakkındaki yargılamanın ... Asiye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle baro levhasına yazılma talebi hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerektiği, aksi yönde tesis edilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve müdahil tarafından, müdahil hakkında yapılan ceza kovuşturmasında Yargıtay bozması sonrası ... Asiye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada "basit hürriyeti tahdit" suçundan 10 ay hapis ve HAGB kararı verildiği, anılan kararın 14/03/2022 tarihinde kesinleştiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
(X)- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında "iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında belirtilen suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Esas No: 2022/2605
Karar No: 2024/1554
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Birliği
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair ... Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan verilen hapis cezasının Yargıtay'da yapılan temyiz incelemesi neticesinde eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bu nedenle müdahil hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, bu aşamada takdir yetkisinin müdahil aleyhine kullanılmasının hukuka uygun olmayacağı değerlendirilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayısına kayden açılan ceza davası sonunda mahkumiyet kararı verilmesi halinde idare tarafından mevzuat hükümlerine göre yeniden bir işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; müdahil hakkında "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan verilen hapis cezasının Yargıtay'da yapılan temyiz incelemesi neticesinde; müdahile isnat edilen eylemin temas ettiği suç vasfının basit hürriyeti tahdit olduğu, ayrıca müdahil hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2 maddesi kapsamında rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği belirtilerek eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bu nedenle müdahil hakkında devam eden yargılamanın basit hürriyeti tahdit suçuna ilişkin olması ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1-2. maddesinin de uygulanma ihtimali bulunması göz önüne alındığında, halihazırda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendi kapsamında devam eden bir yargılama bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, bu aşamada takdir yetkisinin müdahil aleyhine kullanılmasının hukuka uygun olmayacağı değerlendirilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayısına kayden açılan ceza davası sonunda mahkumiyet kararı verilmesi halinde idare tarafından mevzuat hükümlerine göre yeniden bir işlem tesis edilebileceği açık olduğundan, dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5/1-a kapsamında bir suçtan dolayı açılan ceza davasında verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulmakla birlikte, adı geçen hakkındaki yargılamanın ... Asiye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle baro levhasına yazılma talebi hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerektiği, aksi yönde tesis edilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve müdahil tarafından, müdahil hakkında yapılan ceza kovuşturmasında Yargıtay bozması sonrası ... Asiye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada "basit hürriyeti tahdit" suçundan 10 ay hapis ve HAGB kararı verildiği, anılan kararın 14/03/2022 tarihinde kesinleştiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
(X)- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında "iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında belirtilen suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.