Danıştay8. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2022/1460 K.2024/3874
Özet: Uyuşmazlık, Torbalı Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaparken 2802 sayılı Kanun kapsamında meslekten çıkarılınca, baro levhasına avukat olarak yazılmasına ve Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu kararının iptaline yapılan temyiz taleplerini konu alır. Mahkeme, başvuranın disiplin kararının ardından tutuklu hâlde olduğu ve baro kayıtlarına girilemeyeceği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarını onaylayarak İdari Dava Dairesi kararının onanmasını ve temyiz giderlerini davacıya bırakmayı kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/1460
Karar No: 2024/3874
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Torbalı Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulunun kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı Olur'una uyularak Baro levhasına yeniden yazılma isteminin reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda Cumhuriyet Savcılığı görevinden ihraç edilmesi nedeniyle hakim olma niteliğini kaybettiği ve rüşvet suçundan hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin E:... sayılı dosyasında kovuşturmanın devam ettiği ettiği anlaşıldığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca baro levhasına avukat olarak yazılmamasına ilişkin işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmişse de, bu kararın iptali istemiyle Danıştay 5. Dairesi'nin E:2020/445 sayılı dosyası üzerinden açılan dava derdest olduğundan, hakkında kesinleşmiş disiplin cezası ile meslekten çıkarılmasına karar verildiğinden bahsedilemeyeceği, hakkında rüşvet suçundan yapılan yargılamada halihazırda verilmiş kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesi de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S. Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2022/1460
Karar No: 2024/3874
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Torbalı Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulunun kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı Olur'una uyularak Baro levhasına yeniden yazılma isteminin reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda Cumhuriyet Savcılığı görevinden ihraç edilmesi nedeniyle hakim olma niteliğini kaybettiği ve rüşvet suçundan hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin E:... sayılı dosyasında kovuşturmanın devam ettiği ettiği anlaşıldığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca baro levhasına avukat olarak yazılmamasına ilişkin işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmişse de, bu kararın iptali istemiyle Danıştay 5. Dairesi'nin E:2020/445 sayılı dosyası üzerinden açılan dava derdest olduğundan, hakkında kesinleşmiş disiplin cezası ile meslekten çıkarılmasına karar verildiğinden bahsedilemeyeceği, hakkında rüşvet suçundan yapılan yargılamada halihazırda verilmiş kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesi de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S. Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.