‹ Ana sayfa
Danıştay8. DaireCeza Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2022/1332 K.2023/6882

Esas No: 2022/1332 · Karar No: 2023/6882 · Karar Tarihi: 07.12.2023
Özet: Uyuşmazlık, Adalet Bakanlığı tarafından 5/1-a bendinde belirtilen ceza kurallarının geçerliliği ve avukatlık yetkisine ilişkin baro kaydının yeniden yazılması hususunda kıyaslanan hapis cezası nedeniyle Türk Barolar Birliği’nin avukatlık yetkisini kaybetmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, 5728 sayılı Kanun’un 326. maddesinin nezdinde “Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçse bile” ifadesinin o tarihte henüz yürürlükte olmadığını, bu nedenle müdahalinin müvekkilinin avukatlık hakkının kaybolmadığını belirterek davayı kabul etmemiş ve kararını bozma talebini reddetmiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/1332
Karar No: 2023/6882

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Birliği

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, işlediği kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı hükmedilen hapis cezası nedeniyle baro levhasından kaydı silinen ...'un Baro levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına ilişkin ... tarih ... sayılı ... Barosu Yönetim Kurulu kararının, uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 326. maddesiyle Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a bendine eklenen "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ibaresi Avukatlık Kanunu'nda belirtilen katalog suçlardan mahkumiyet halinde süresiz hak yoksunluğu doğurmakla birlikte, müdahilin suçu işlediği tarih olan 23/05/2006 tarihinde, Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a bendinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ibaresinin henüz yürürlükte bulunmadığı, dolayısıyla işlenen suç sebebiyle müdahilin Avukatlık Kanunu'ndan kaynaklı süresiz hak yoksunluğunun bulunmadığı, müdahilin memnu haklarının iadesi talebi hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesince 19.07.2019 tarihli ek karar ile; "19.03.2017 tarihi itibariyle cezanın tamamı infaz edilerek yerine getirildiği görülmekle, bu tarih itibariyle yasaklanmış haklarını kullanabileceğine ve halihazırda sanık hakkında TCK 53. maddesine bağlı yasaklanmış bir hak bulunmadığına dair Mahkememizin 24.03.2017 tarihli kararla sanığın istemi hakkında bir karar verilmiş olduğundan aynı istem hakkında yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, bu durumda, anılan Mahkeme kararı uyarınca ehliyetsizlik halinin kalktığı gerekçesiyle müdahilin Baro levhasına avukat olarak yeniden yazılması yönündeki dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Müdahilin hukuki durumunun, 5237 sayılı TCK'nın 53/2. maddesi dışında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında değerlendirilerek, avukatlığa engel bir halinin olup olmadığının, başvuru tarihindeki mevzuat hükümlerine göre (1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında engel bir halinin bulunmaması) değerlendirilmesi gerektiği, bir başka deyişle müdahil hakkında 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 38. maddesi ile eklenen "Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi" başlıklı 13/A maddesi kapsamında karar verilmiş olması gerektiği, müdahilin cezasının 19/03/2017 tarihinde infaz ederek tamamladığı dikkate alındığında, gerek .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.07.2019 tarihli ek kararı tarihinde, gerek müdahilin baro levhasına kaydedildiği tarihte, gerekse dava konusu işlem olan ısrar kararı tarihinde 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/A maddesinde belirtilen 3 yıllık sürenin geçmediği ve hakkında madde kapsamında yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi) yönünde bir karar verilmediği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "levhaya yeniden yazılma hakkı" başlıklı 73. maddesindeki, "72 nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin (Avukatlığa kabul için kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen şartların sonradan kaybedilmiş olması) halen sona ermemiş olduğundan, müdahilin baro levhasına yeniden yazılma talebine ilişkin dava konusu ısrar kararında hukuka uyarlık, aksi yöndeki mahkeme kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1-Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, cezanın infazının tamamlanması ile birlikte yasaklanmış hakların ortadan kalkacağı, bunun memnu hakların iadesi anlamına geleceği, ileri sürülmektedir.

2- Müdahil ... tarafından, suç tarihinin 2006 olduğu, bu tarihte hak yoksunlukları ve bunların kaldırılması için sadece TCK 53 hükmü olduğu, Adli Sicil Kanunu'nun 2008'de yürürlüğe girdiği ve aleyhe düzenleme olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu, iptal kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının ve posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 07/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?