‹ Ana sayfa
Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2021/7484 K.2024/4779

Esas No: 2021/7484 · Karar No: 2024/4779 · Karar Tarihi: 25.09.2024
Özet: İlgili uyuşmazlık, Madencilik İşletme Ticaret Anonim Şirketi’nin Sivas ili Zara ilçesi sınırları içinde bulunan işletme ruhsatına ilişkin izinlerin süresi içinde alınmaması nedeniyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 62.743,00 TL idari para cezası kesilmesi ve bu kararın iptali talebidir. Mahkeme, davalı makamın bu cezayı ve takvilini bozarak, kararını onaylayıp cezanın iptali ve ilgili giderlerin iadesini kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/7484
Karar No: 2024/4779

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Madencilik İşletme Ticaret Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sivas ili, Zara ilçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı IV-C Grubu işletme ruhsatına ilişkin olarak, 3213 sayılı Kanunun 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin süresi içerisinde alınarak davalı idareye sunulmadığı gerekçesiyle Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 62.743,00 TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının birden fazla ruhsat için birleştirme başvurusu bulunduğu, ancak birleştirme müessesesi ile 3213 sayılı Kanunun 7. maddesinde verilmesi gereken izinlere ilişkin düzenlemenin tamamen farklı müesseseler olduğu, birbirleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, S:... sayılı saha için 20.08.2014 tarihli işletme ruhsatı düzenlendiği, 7. maddede belirtilen sürenin ise 20.08.2017 tarihinde sona ereceğinin açık olduğu, davacı şirketin birleştirme talebinin 28.12.2016 tarihinde yani 3 yıllık sürenin bitmesine 8 ay kala gerçekleştirildiği, davalı idarenin söz konusu talebi kabul edebileceği gibi reddetme olasılığı ve bu yönde takdir yetkisinin de bulunduğu, davacı şirketin ise birleştirme talebi ile sanki talep kabul edilmiş gibi hareket ederek ret olasılığını göz önünde bulundurmaksızın izinleri temin etmediği, nitekim 3 yıl içerisinde davacının birleştirme talebinin kabulüne yönelik bir işlemin de tesis edilmediği, birleştirme talebinin ancak 04.12.2018 tarihli olur ile kabul edildiği ve bu suretle anılan Kanun maddesine aykırı olarak süresi içerisinde sunulması gereken izinlerin sunulmadığı hususunun sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 3213 sayılı Kanun'un 24/11 maddesine aykırı hareket edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 03.08.2018 tarihinde 62.743,00 TL idari para cezasından kaynaklanan borcu içerir ödeme emrinin e-tebligat yolu ile gönderildiği, ödeme emri ile idari para cezasından haberdar olunduğu, idari kararda itiraz merciinin ve süresinin gösterilmediği, 3213 sayılı Kanunun 7. maddesindeki izinlerin alınmaması nedeniyle ruhsatın alındığı 20.08.2014 tarihinden itibaren 20.08.2017 tarihine kadar olan dönem için 3213 sayılı Kanunun 24/11 maddesi gereğince idari para cezası kesildiği, ancak idarenin dayanak gösterdiği kanun maddesinden önce uygulanması gereken kanun maddesinin 3213 sayılı Kanunun geçici 22. maddesi olduğu, işletme izninin alınmamasında asıl kusurun davalı idareye ait olduğu, idari para cezasının kapsadığı zaman aralığının yanlış hesaplandığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 25/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?