Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2021/7000 K.2023/6863
Özet: (1) T.C. Danıştay 8. Daire Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun "İdari Dava Dairesi" kararıyla ilgili baroya kayıt edilmesi talebinin reddedilmesi ve bu kararın tazminat yoluyla yeniden incelenmesi ihtiyacı konusundaki davayı incelemiştir; (2) Mahkeme, kararın yanlıştığını belirterek, Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun kararını bozan ve özünde Baroya kayıt edilmesini sağlayan yeni bir karar verir; karar, mali ve idari giderlerin tamamının taraflara iade edilmesini de öngörmüştür.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/7000
Karar No: 2023/6863
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Birliği
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av. ....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:...'nun ... Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair başvurusunun ... Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine itirazının kabul edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair ... Olur'a uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verilmesi üzerine müdahil tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucu Anayasa Mahkemesi'nce, ... Başvuru Numaralı dosyada 23.07.2020 tarihinde verilen kararla müdahilin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına ilişkin karar üzerine .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bakılan davaya esas oluşturan Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve ... başvuru numaralı "..." bireysel başvuru kararında, "(...) başvurucunun idari, ticari ya da sınai bir sözleşme kapsamında kamu hizmetinde çalıştırılma durumunun olmadığı, başvurucunun istihdam edilmesinden bahsedilemeyeceği ve serbest avukatlığın bir istihdam ilişkisine dayanmadığı dikkate alındığında serbest avukatlık faaliyetini kamu hizmetinde istihdam edilme yasağı kabul eden derece mahkemelerince anılan düzenlemelerin makul olmayacak biçimde genişletici ve öngörülemez bir yoruma tabi tutulduğu değerlendirilmektedir. Neticede başvurucunun baro levhasına yazılmamasına yönelik olarak gerçekleştirilen müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca başvuruya konu müdahalenin kanunilik koşulunu sağlamadığı anlaşıldığından söz konusu müdahale açısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçeleri ile Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına özel hayata saygı hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verildiği, uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar davacı tarafından, davacının 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı ve kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri ileri sürülmekte ise de; dava konusu işlemin iptaline yönelik Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı müdahil tarafından yapılan bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nce verilen karar gerekçesi ile müdahil hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine kararı verildiği dikkate alındığında, müdahilin baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, ... hakkında, "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verilmişse de; anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... sayılı dosyasında inceleme aşamasında olup henüz kesinleşmediği, avukatlık mesleğinin itibarı ve önemi gözönüne alındığında, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun kararı ve bu kararda ısrar edilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davalı Türkiye Barolar Birliğinin Savunması: Müdahil hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği, hakkında beraat kararı bulunan bir kişinin baro levhasına yazılmamasının Anayasa ve ceza hukukunun temel prensipleri ile bağdaşmadığı, mevcut delil durumuna göre suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini zorlayan bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı Yanında Davaya Katılanın Savunması: Davacı Bakanlık tarafından sunulan temyiz başvurusunda müdahil hakkında verilen beraat kararının istinaf aşamasında olduğundan bahisle henüz kesinleşmediği ve bu aşamada müdahilin baro levhasına kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; Ankara Barosu Levhasına yeniden yazılma talebinde bulunulduğu tarihte müdahil hakkında başlatılmış herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı hususu ile idari yargılamada işlemin gerçekleştiği tarihteki hukuki durumun esas alınacağına ilişkin ilke dikkate alındığında davacının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davalı yanında davaya katılanın temyize cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını istediği görülmüş olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2021/7000
Karar No: 2023/6863
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Birliği
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av. ....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:...'nun ... Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair başvurusunun ... Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine itirazının kabul edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair ... Olur'a uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verilmesi üzerine müdahil tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucu Anayasa Mahkemesi'nce, ... Başvuru Numaralı dosyada 23.07.2020 tarihinde verilen kararla müdahilin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına ilişkin karar üzerine .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bakılan davaya esas oluşturan Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve ... başvuru numaralı "..." bireysel başvuru kararında, "(...) başvurucunun idari, ticari ya da sınai bir sözleşme kapsamında kamu hizmetinde çalıştırılma durumunun olmadığı, başvurucunun istihdam edilmesinden bahsedilemeyeceği ve serbest avukatlığın bir istihdam ilişkisine dayanmadığı dikkate alındığında serbest avukatlık faaliyetini kamu hizmetinde istihdam edilme yasağı kabul eden derece mahkemelerince anılan düzenlemelerin makul olmayacak biçimde genişletici ve öngörülemez bir yoruma tabi tutulduğu değerlendirilmektedir. Neticede başvurucunun baro levhasına yazılmamasına yönelik olarak gerçekleştirilen müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca başvuruya konu müdahalenin kanunilik koşulunu sağlamadığı anlaşıldığından söz konusu müdahale açısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçeleri ile Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına özel hayata saygı hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verildiği, uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar davacı tarafından, davacının 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı ve kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri ileri sürülmekte ise de; dava konusu işlemin iptaline yönelik Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı müdahil tarafından yapılan bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nce verilen karar gerekçesi ile müdahil hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine kararı verildiği dikkate alındığında, müdahilin baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, ... hakkında, "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verilmişse de; anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... sayılı dosyasında inceleme aşamasında olup henüz kesinleşmediği, avukatlık mesleğinin itibarı ve önemi gözönüne alındığında, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun kararı ve bu kararda ısrar edilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davalı Türkiye Barolar Birliğinin Savunması: Müdahil hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği, hakkında beraat kararı bulunan bir kişinin baro levhasına yazılmamasının Anayasa ve ceza hukukunun temel prensipleri ile bağdaşmadığı, mevcut delil durumuna göre suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini zorlayan bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı Yanında Davaya Katılanın Savunması: Davacı Bakanlık tarafından sunulan temyiz başvurusunda müdahil hakkında verilen beraat kararının istinaf aşamasında olduğundan bahisle henüz kesinleşmediği ve bu aşamada müdahilin baro levhasına kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; Ankara Barosu Levhasına yeniden yazılma talebinde bulunulduğu tarihte müdahil hakkında başlatılmış herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı hususu ile idari yargılamada işlemin gerçekleştiği tarihteki hukuki durumun esas alınacağına ilişkin ilke dikkate alındığında davacının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davalı yanında davaya katılanın temyize cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını istediği görülmüş olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.