‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2021/6643 K.2024/1875

Esas No: 2021/6643 · Karar No: 2024/1875 · Karar Tarihi: 27.03.2024
Özet: Uyuşmazlık, davacıların murisi olan bir kişinin 21/07/2014’te gerçekleşen trafik kazasında meydana gelen yanma sonucu ağır yaralanması nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü’nün hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle ilgilidir. Mahkeme, davacılara 5.000,00 TL maddi tazminat ve 170.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren yasal faizlerle birlikte ödenmesine karar vererek temyizat mahkeme kararını bozulmamış olarak kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6643
Karar No: 2024/1875

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... mirasçıları;
1- ...

2- ...

3- ...

4- ...

...

8-...

9-... adına velayeten ...

10- ... adına velayeten ...

11- ... adına velayeten ...

2- ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıların murisi olan ...'in 21/07/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında içinde bulunduğu aracın yanması sonucu ağır yaralanması olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL maddi tazminat ile 170.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacılar tarafından murisleri olan ...'in... plakalı ... Firmasına ait otobüsle yolculuk etmekteyken 21.07.2014 tarihinde saat 23.50 sıralarında Diyarbakır İli, Lice ilçesi, ... mevkiinde LPG yüklü tankerin yan devrilerek 500 metrelik bir alana LPG sızıntısı yapması, akabinde sızan gazın alev alması sonucu oluşan patlama nedeniyle yaralandığı, olayda davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yolun bakım ve onarımı ve kusurundan kaynaklı olarak sorumlu bulunduğundan bahisle davacılar tarafından maddi ve manevi tazminatın karşılanması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, taksirle yaralanmaya ve ölüme neden olma suçuyla LPG yüklü tankerin şoförü ve nakliye firmasının işleteni hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada; ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, düzenlenen raporda özetle; sürücünün seyrettiği güzergahta araç geçişini engelleyecek darlıkta herhangi bir kesim bulunmadığı, Trafik Kazası Tespit Tutanağında yolun iniş eğimli ve sola virajlı olduğu, sola tehlikeli viraj uyarısının bulunduğu, dosya içeriğindeki olay yeri görüntüleri incelendiğinde olay mahallinde yeterli ölçekte düşey ve yatay işaretlemelerin yapıldığının görüldüğü, kaza tespit tutanağına göre zeminin kuru, havanın açık olduğu, kazaya etken herhangi bir yol kusurunun bulunmadığı, sanık sürücünün beyanlarında görülen " karşı yönden hızlı bir şekilde gelen geniş aracı fark etmesi üzerine sağa direksiyon tedbiri aldığı" yönündeki ifadesini destekler nitelikte herhangi bir tanık beyanı bulunmadığı gibi, dosya içeriğindeki olay yeri görüntüleri ayrıntılı olarak incelendiğinde, kaza mahallinin karşılıklı geçişi engeller nitelikte olmadığı, sanık sürücünün iniş istikametinde olduğu, karşıdan geldiğini beyan ettiği meçhul aracın çıkış rampasında olabileceği düşünüldüğünde belirtilen hız limitleri dahilinde gitmesi halinde kazanın gerçekleşmeyeceği ve sağa doğru kaçabilecek mesafenin bulunduğunun görüldüğü, dolayısıyla sanık sürücünün karşıdan araç gelmesi nedeniyle sağa doğru direksiyon hamlesi yapması beyanının mesnetsiz olduğu, bu beyan doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporlarında yol kesiminde kaçış ceplerinin bulunmaması, eğimlerinin yetersiz olduğu vs. gibi yol kusurlarının bulunduğu tespitlerinin trafik kazasına etken unsur olmadığı, LPG yüklü tankerin şoförü ve nakliye firmasının işleteninin asli kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde herhangi bir kurum, kuruluş ve başkaca kimsenin kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatlerine varıldığı,... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamada bu bilirkişi raporu esas alınarak... tarih E:..., K:... sayılı karar ile tanker şoförü ...'ın birden fazla kişinin taksirle ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, nakliye firmasının işleteni İbrahim Aydın'ın ise 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, buna göre, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde LPG yüklü tankerin şoförü ve nakliye firmasının işleteninin asli kusurlu olduğu, şoför ve firma işleteni dışında olayın meydana gelmesinde herhangi bir kurum, kuruluş ve başkaca kimsenin kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalı idareye atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, kesin olarak karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdare Mahkemesince ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi esas alınarak eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiği, 2577 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Kanun hükümlerinin geçerli olduğu, ceza mahkemesi hakiminin beraat veya mahkumiyet kararları ile dosyadaki maddi vakıaya ait hususlar dışında kusur raporlarının da hukuk hakimini bağlamayacağı, savcılık aşamasında ve İstanbul Teknik Üniversitesinden aldırılan bilirkişi raporlarında davalı idarenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece bu hususların kararda tartışılmadığı, kaza mahalline ilişkin yolun yetersiz olduğu, uzun ve geniş araçların geçişine uygun olmadığı, kazaya sebep olan araçta takoğraf bulunmadığı, bu hususun maddi bir vakıa olduğu ve idare mahkemesini bağladığı, 2918 sayılı Kanunun 31. ve 49. maddelerinde takoğraf bulundurma ve dinlenme zorunluluğu açıklanmış olup bu hususların denetiminin davalı idareye ait olduğu, öte yandan Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak tazminat istemine yer verildiğinden ve gerçek maddi zarar kusur ve aktüerya bilirkişi raporları ile ortaya çıkacağından aksi yönde değerlendirme ile kararın kesin olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İdarenin kendi eyleminden doğmamış zararlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere somut olayda zararı doğuran eylemden dava dışı araç sürücüsünün sorumlu olduğu, gerçekleşen kaza ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2021 yılı için temyiz sınırı 192.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

Anayasanın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 13/10/2023 tarihli ve 32338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar (13/07/2024) İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresi yürürlükte olduğundan, uyuşmazlığın mevcut mevzuat uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, davacılar murisi ...'in ... plakalı ... Firmasına ait otobüsle yolculuk etmekteyken 21.07.2014 tarihinde saat 23.50 sıralarında Diyarbakır İli, Lice ilçesi, Tuzlaköy mevkiinde LPG yüklü tankerin yan devrilerek 500 metrelik bir alana LPG sızıntısı yapması, akabinde sızan gazın alev alması sonucu oluşan patlama nedeniyle yaralandığı, olayda davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yolun bakım ve onarımı ve kusurundan kaynaklı olarak sorumluluğu bulunduğundan bahisle davacılar tarafından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL maddi tazminat ile 170.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince taksirle yaralama ve ölüme neden olma suçundan LPG yüklü tankerin sürücüsü ile nakliye firmasının işleteninin yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapora göre kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan şoför ve firma işleteni haricinde herhangi bir kurum ve kuruluşun kusurunun bulunmadığı yönündeki görüş doğrultusunda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğinden ve uyuşmazlık konusu tazminat miktarının istinaf merci olan ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın verildiği 2021 yılı için belirlenen temyiz sınırının (192.000,00-TL) altında kaldığından davacıların temyiz başvurularının esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.

Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 27/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

(X)- Dava, davacıların murisi olan ...'in 21/07/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında içinde bulunduğu aracın yanması sonucu ağır yaralanması olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL maddi tazminat ile 170.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince taksirle yaralama ve ölüme neden olma suçundan LPG yüklü tankerin sürücüsü ile nakliye firmasının işleteninin yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapora göre kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan şoför ve firma işleteni haricinde herhangi bir kurum ve kuruluşun kusurunun bulunmadığı yönündeki görüş doğrultusunda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.

Buna göre; davacıların dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtıkları ve 2577 sayılı Kanunun 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanunun 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerekirken, istemin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?