Danıştay8. Daireİdare HukukuTicaret Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2021/4671 K.2023/7152
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4671
Karar No : 2023/7152
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 02/11/2018 tarihinde bitecek olan görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının görev süresinin uzatılmamasına gerekçe olarak davacı hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma yapılması ve davacıya 2018-2019 eğitim-öğretim yılında açılması planlanan doktora programında yaptığı jürilik görevindeki kusurlu davranışı nedeniyle verilen kınama cezası verilmesinin gösterildiği ancak davacıya verilen kınama cezasının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararı ile iptal edildiği, davacı hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca FETÖ/PDY üyeliğinden yapılan soruşturmaya ilişkin olarak yapılan ara kararlarına verilen cevaplarda soruşturmanın derdest olduğunun ve bilgi ve belge sunulamayacağının davalı idare tarafından bildirildiği, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılmış herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı, öte taraftan, dava konusu işlemin 19.10.2018 tarihinde tesis edildiği ancak davacıya verilen disiplin cezasına dayanak soruşturmanın onay tarihinin 19.10.2018 olduğu ve FETÖ/PDY üyeliğinden yapılan soruşturmanın onay tarihinin ise 04.12.2018 olduğu dikkate alındığında; dava konusu işlemin gerekçesi olarak ileri sürülen hususların işlem tarihinden sonra gerçekleştiği, bilahare disiplin cezasının iptal edildiği, FETÖ/PDY soruşturmasına ilişkin olarak bilgi ve belge sunulamadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hakkında 375 sayılı KHK uyarınca disiplin soruşturması yürütülen ve kınama cezası ile cezalandırılan davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda objektif nedenlerle tesis edildiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal ve özlük hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4671
Karar No : 2023/7152
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 02/11/2018 tarihinde bitecek olan görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının görev süresinin uzatılmamasına gerekçe olarak davacı hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma yapılması ve davacıya 2018-2019 eğitim-öğretim yılında açılması planlanan doktora programında yaptığı jürilik görevindeki kusurlu davranışı nedeniyle verilen kınama cezası verilmesinin gösterildiği ancak davacıya verilen kınama cezasının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararı ile iptal edildiği, davacı hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca FETÖ/PDY üyeliğinden yapılan soruşturmaya ilişkin olarak yapılan ara kararlarına verilen cevaplarda soruşturmanın derdest olduğunun ve bilgi ve belge sunulamayacağının davalı idare tarafından bildirildiği, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılmış herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı, öte taraftan, dava konusu işlemin 19.10.2018 tarihinde tesis edildiği ancak davacıya verilen disiplin cezasına dayanak soruşturmanın onay tarihinin 19.10.2018 olduğu ve FETÖ/PDY üyeliğinden yapılan soruşturmanın onay tarihinin ise 04.12.2018 olduğu dikkate alındığında; dava konusu işlemin gerekçesi olarak ileri sürülen hususların işlem tarihinden sonra gerçekleştiği, bilahare disiplin cezasının iptal edildiği, FETÖ/PDY soruşturmasına ilişkin olarak bilgi ve belge sunulamadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hakkında 375 sayılı KHK uyarınca disiplin soruşturması yürütülen ve kınama cezası ile cezalandırılan davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda objektif nedenlerle tesis edildiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal ve özlük hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.