‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2021/2638 K.2023/4659

Esas No: 2021/2638 · Karar No: 2023/4659 · Karar Tarihi: 13.10.2023
Özet: Uyuşmazlık, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi davacının, sınavlara katılabilmek için Üniversitenin Öğretim ve Sınav Uygulama Esasları’nın 17. maddesi 1. fıkrası kapsamında “en az %70’lik” devam zorunluluğu getirmesinin öğrenci haklarına aykırı olduğuna dair temyiz başvurusudur. Mahkeme, bu düzenlemenin kabulünü sürdürerek kararını iptal etmeye gerek olmadığına hükmederek temyiz dilekçesini reddetti.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/2638
Karar No: 2023/4659

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Üniversitesi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, sınavlara girebilmek için yapmış olduğu başvurusunun, teorik derslerin ve öğretim üyeleri veya elemanları tarafından sınıfta yapılan uygulamaların en az %70'ine katılmış olması gerektiği gerekçesi ile reddine ilişkin Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi ile işleme dayanak olarak gösterilen Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim ve Sınav Uygulama Esaslarının 17. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından iptali istenilen Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim ve Sınav Uygulama Esaslarının 17. maddesinin 1. fıkrasının üst dayanak normlara uygun olarak hazırlandığı hakim, savcı, avukat yada hukuk müşaviri gibi bir mesleği icra edebilmeleri için gerekli olan diplomayı hak edebilmek için bu mesleklere yönelik derslerin uygulamalarına belli bir devam zorunluluğu getirilmesinin hak ve nısfet kurallarına aykırılığının bulunmadığı, bu durumun, öğretim kalitesinin arttırılmasına ve dolayısıyla hukuk mesleklerine daha nitelikli adayların yetiştirilmesinin amaçlandığı dolayısıyla davaya konu düzenlemenin hukuka uygun olduğu ve iptalini gerektirecek bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, davacının tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu ve öğrenim gördüğü okulda teorik derslerin ve öğretim üyeleri veya elemanları tarafından sınıfta yapılan uygulamalara katılamadığı hususunun da sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu edilen Yönetmelik maddesi ile bu maddeye dayanılarak davacının sınavlara alınmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin okumuş olduğu Hukuk Fakültesi'nde devam zorunluluğunun aranmadığı, Türkiye'de eğitim veren köklü üniversitelerin hukuk fakültelerinin hiç birinde devam zorunluluğu bulunmadığı, buna rağmen davalı idarece tutuklu bulunan müvekkilinden devam zorunluluğu istenmesinin hukuka aykırı olduğu, çağdaş ceza hukuku anlayışında suç işleyen kişinin ıslah edilmesi amaçlanırken müvekkilinin eğitim hakkından yoksun bırakılarak tam tersi bir yönde hareket edildiği ve müvekkilinin bir kez daha cezalandırıldığı ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, cezaevinde bulunan davacının derslere hiçbir şekilde devam edemediğinin açık olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: İstinaf mahkemesince, davacının sınavlara girmek istediği derslerde devam zorunluluğunun aranıp aranmadığı, davacı ile birlikte aynı sınıfta okuyan öğrencilerin bu derslere devam ettiğine yönelik yoklama kağıtlarının davalı idareden istenerek karar vermesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu bireysel işlemin bu eksik inceleme sebebiyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?