Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2021/2555 K.2024/4040
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2555
Karar No : 2024/4040
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi sınırları içerisinden davacı şirkete ait S:... sayılı II(b) grubu(mermer) işletme ruhsatının, ruhsat sahasının 2018 yılı işletme ruhsat bedelinin 28/05/2018 tarihine kadar ödenmediğinden bahisle, 3213 Sayılı Maden Kanunu uyarınca 29/05/2018 tarihi itibariyle iptal edildiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından, Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini ilk defa kullandıkları, bu kapsamda bir takım aksaklıklarla karşılaştıkları, Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini kullanmaya yetkili kişinin sağlık problemleri olduğu, buna ilişkin sağlık raporunun dosya kapsamında sunulduğu iddia edilerek dava konusu işlemin iptali talep edilmiş, bu kapsamda yapılan inceleme de ödemenin yapılması gereken 28.05.2018 tarihi ile ödemenin yapıldığı 06.06.2018 tarihi arasında çok kısa bir sürenin bulunması, davacı şirketin Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini kullanmaya yetkili kişinin sağlık problemleri olması ve bu durumu sağlık raporu ile ortaya konulması karşısında tesis edilen dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, öte yandan, dava konusu işlemin tesisinden 6 aydan daha uzun bir süre önce yatırılan 2018 yılı ruhsat bedelinin davacıya iade edilmesi veya bu bedelin kabul edilmediğine ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmediği, dava idare tarafından makul süre içerisinde işlem tesis edilmediği de dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuki güvenlik ve hakkaniyet kurallarına uygunluk bulunmadığı, ayrıca, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu ruhsat bedelinin süresinde yatırılmadığı tespit edilmiş olsa da, 28.02.2019 tarihinde yapılan mevzuat değişikliği ile ruhsat bedelinin her yılın ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunlu olduğu şeklinde davacı lehine değişiklik yapıldığı tespit edildiğinden dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin uhdesinde bulunan yerle ilgili olarak 2018 yılı ruhsat bedellerinin üç ay içerisinde yatırılması gerektiğine ilişkin yazının KEP sistemi üzerinden 23.02.2018 tarihinde tebliğe çıkarıldığı ve aynı tarihte teslim edildiği, 26.02.2018 tarihinde de okunduğu hususlarının dosyada mevcut delil raporuyla sabit olduğu, bu tebliğe rağmen verilen süre içerisinde ruhsat bedellerinin yatırılmadığı ihtilafsız bulunduğu, davacı tarafça şirketin KEP sistemini kullanmaya yetkili çalışanının sağlık kurulu raporuyla ortaya konulan sağlık problemleri bulunduğu ve bu nedenle yükümlülüğün zorunlu nedenlerle yerine getirilmediği ileri sürülmekte ise de, bahse konu sağlık kurulu raporunun verildiği 16.05.2018-05.06.2018 döneminin tebligatın yapıldığı 23.02.2018 dönemini kapsamadığı, dolayısıyla tebligatın geçersizliğine yol açabilecek bir husus olmadığı, öte yandan ruhsat bedelinin verilen üç aylık süre içinde yatırılması yükümlülüğünün şirketin herhangi bir yetkilisi tarafından yerine getirilebileceği de açık olduğundan ileri sürülen bu husus dava konusu işlemi hukuken sakatlar nitelikte görülmediğinden, davacı şirketin verilen süre içerisinde yasal olarak yerine getirmesi gereken yükümlülüğü yerine getirmediğinin açık olması nedeniyle ruhsatın iptal edilmesinde hukuka aykırılık ve bu konuda tesis edilen dava konusu işlemi iptal eden istinafa konu kararda ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tebligatın 26/02/2018' de ulaştığı kabul edilse dahi beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağından 03/03/2018' de tebliğ edilmiş sayılacağı ve 3 aylık sürenin de yine 03/06/2018' de dolacağı, 03/06/2018' in tatil olması nedeniyle 04/06/2018 de sürenin dolduğu, davacı şirket yetkilisinin raporunun ise 05/06/2018' de dolduğu, şifrelerin şirket yetkilisinde olduğu, ağır hasta olduğu, kendisinin ilk iş gününde idari para cezasını ödediği, haklı mazeretin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ruhsat sahiplerinin basiretli tacir gibi davranmaları gerektiği, elektronik yolla yapılan tebligatın usulüne uygun bir şekilde yapıldığı, mevzuatın ilgili hükümleri uyarınca tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta her ne kadar davacı tarafından tebligatın 26/02/2018' de ulaştığı ve bu tarihten itibaren beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı öne sürülmekte ise de, tebligatın yapıldığı 23.02.2018 tarihinden itibaren beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı mevzuat gereği olup, 28.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilen yazı gereği üç aylık süre içinde 2018 yılı ruhsat bedellerinin yatırılması yükümlülüğünü yerine getirmediği açık olan davacının söz konusu iddiasının dava konusu işlemi hukuken sakatlar nitelikte görülmediğinden Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; İstanbul ili, Bakırköy ilçesi sınırları içerisinde bulunan S:... sayılı II(b) grubu(mermer) işletme ruhsatı ile faaliyette bulunduğu, son ödeme süresi 31.01.2018 olan 2018 yılı ruhsat bedelini yatırmadığının tespit edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı yazı ile 25.098,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ve ruhsat bedelinin üç ay içerisinde yatırılmaması durumunda ruhsatın iptal edileceğinin davacıya bildirildiği, söz konusu yazının 26.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 2018 yılı ruhsat bedelinin 06.06.2018 tarihinde davalı idarenin banka hesaplarına gönderildiği, 2018 yılı ruhsat bedeli ödendikten 6 aydan daha uzun bir süre sonra tesis edilen ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlem ile işletme ruhsatının 29.05.2018 tarihi itibarıyla iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; ödemenin yapılması gereken 28.05.2018 tarihi ile ödemenin yapıldığı 06.06.2018 tarihi arasında çok kısa bir sürenin bulunmasının davacının ödeme iradesini açıkça ortaya koyması, davacı şirketin Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini kullanmaya yetkili kişinin sağlık problemlerinin sağlık raporu ile ortaya konulması karşısında ruhsat iptali gibi çok ağır sonuçları olan dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, üstelik ödemenin yapıldığı tarihten yaklaşık 6 ay sonra tesis edilen dava konusu işlemin makul süre içerisinde tesis edilmediği de dikkate alındığında hukuki güvenlik ve hakkaniyet kurallarının ihlal edildiği, ayrıca her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu ruhsat bedelinin süresinde yatırılmadığı tespit edilmiş olsa da, 28.02.2019 tarihinde yapılan mevzuat değişikliği ile ruhsat bedelinin her yılın ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunlu olduğu şeklinde davacı lehine değişiklik yapıldığı da dikkate alındığında tesis edilen dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesi ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2555
Karar No : 2024/4040
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi sınırları içerisinden davacı şirkete ait S:... sayılı II(b) grubu(mermer) işletme ruhsatının, ruhsat sahasının 2018 yılı işletme ruhsat bedelinin 28/05/2018 tarihine kadar ödenmediğinden bahisle, 3213 Sayılı Maden Kanunu uyarınca 29/05/2018 tarihi itibariyle iptal edildiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından, Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini ilk defa kullandıkları, bu kapsamda bir takım aksaklıklarla karşılaştıkları, Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini kullanmaya yetkili kişinin sağlık problemleri olduğu, buna ilişkin sağlık raporunun dosya kapsamında sunulduğu iddia edilerek dava konusu işlemin iptali talep edilmiş, bu kapsamda yapılan inceleme de ödemenin yapılması gereken 28.05.2018 tarihi ile ödemenin yapıldığı 06.06.2018 tarihi arasında çok kısa bir sürenin bulunması, davacı şirketin Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini kullanmaya yetkili kişinin sağlık problemleri olması ve bu durumu sağlık raporu ile ortaya konulması karşısında tesis edilen dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, öte yandan, dava konusu işlemin tesisinden 6 aydan daha uzun bir süre önce yatırılan 2018 yılı ruhsat bedelinin davacıya iade edilmesi veya bu bedelin kabul edilmediğine ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmediği, dava idare tarafından makul süre içerisinde işlem tesis edilmediği de dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuki güvenlik ve hakkaniyet kurallarına uygunluk bulunmadığı, ayrıca, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu ruhsat bedelinin süresinde yatırılmadığı tespit edilmiş olsa da, 28.02.2019 tarihinde yapılan mevzuat değişikliği ile ruhsat bedelinin her yılın ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunlu olduğu şeklinde davacı lehine değişiklik yapıldığı tespit edildiğinden dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin uhdesinde bulunan yerle ilgili olarak 2018 yılı ruhsat bedellerinin üç ay içerisinde yatırılması gerektiğine ilişkin yazının KEP sistemi üzerinden 23.02.2018 tarihinde tebliğe çıkarıldığı ve aynı tarihte teslim edildiği, 26.02.2018 tarihinde de okunduğu hususlarının dosyada mevcut delil raporuyla sabit olduğu, bu tebliğe rağmen verilen süre içerisinde ruhsat bedellerinin yatırılmadığı ihtilafsız bulunduğu, davacı tarafça şirketin KEP sistemini kullanmaya yetkili çalışanının sağlık kurulu raporuyla ortaya konulan sağlık problemleri bulunduğu ve bu nedenle yükümlülüğün zorunlu nedenlerle yerine getirilmediği ileri sürülmekte ise de, bahse konu sağlık kurulu raporunun verildiği 16.05.2018-05.06.2018 döneminin tebligatın yapıldığı 23.02.2018 dönemini kapsamadığı, dolayısıyla tebligatın geçersizliğine yol açabilecek bir husus olmadığı, öte yandan ruhsat bedelinin verilen üç aylık süre içinde yatırılması yükümlülüğünün şirketin herhangi bir yetkilisi tarafından yerine getirilebileceği de açık olduğundan ileri sürülen bu husus dava konusu işlemi hukuken sakatlar nitelikte görülmediğinden, davacı şirketin verilen süre içerisinde yasal olarak yerine getirmesi gereken yükümlülüğü yerine getirmediğinin açık olması nedeniyle ruhsatın iptal edilmesinde hukuka aykırılık ve bu konuda tesis edilen dava konusu işlemi iptal eden istinafa konu kararda ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tebligatın 26/02/2018' de ulaştığı kabul edilse dahi beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağından 03/03/2018' de tebliğ edilmiş sayılacağı ve 3 aylık sürenin de yine 03/06/2018' de dolacağı, 03/06/2018' in tatil olması nedeniyle 04/06/2018 de sürenin dolduğu, davacı şirket yetkilisinin raporunun ise 05/06/2018' de dolduğu, şifrelerin şirket yetkilisinde olduğu, ağır hasta olduğu, kendisinin ilk iş gününde idari para cezasını ödediği, haklı mazeretin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ruhsat sahiplerinin basiretli tacir gibi davranmaları gerektiği, elektronik yolla yapılan tebligatın usulüne uygun bir şekilde yapıldığı, mevzuatın ilgili hükümleri uyarınca tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta her ne kadar davacı tarafından tebligatın 26/02/2018' de ulaştığı ve bu tarihten itibaren beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı öne sürülmekte ise de, tebligatın yapıldığı 23.02.2018 tarihinden itibaren beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı mevzuat gereği olup, 28.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilen yazı gereği üç aylık süre içinde 2018 yılı ruhsat bedellerinin yatırılması yükümlülüğünü yerine getirmediği açık olan davacının söz konusu iddiasının dava konusu işlemi hukuken sakatlar nitelikte görülmediğinden Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; İstanbul ili, Bakırköy ilçesi sınırları içerisinde bulunan S:... sayılı II(b) grubu(mermer) işletme ruhsatı ile faaliyette bulunduğu, son ödeme süresi 31.01.2018 olan 2018 yılı ruhsat bedelini yatırmadığının tespit edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı yazı ile 25.098,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ve ruhsat bedelinin üç ay içerisinde yatırılmaması durumunda ruhsatın iptal edileceğinin davacıya bildirildiği, söz konusu yazının 26.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 2018 yılı ruhsat bedelinin 06.06.2018 tarihinde davalı idarenin banka hesaplarına gönderildiği, 2018 yılı ruhsat bedeli ödendikten 6 aydan daha uzun bir süre sonra tesis edilen ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlem ile işletme ruhsatının 29.05.2018 tarihi itibarıyla iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; ödemenin yapılması gereken 28.05.2018 tarihi ile ödemenin yapıldığı 06.06.2018 tarihi arasında çok kısa bir sürenin bulunmasının davacının ödeme iradesini açıkça ortaya koyması, davacı şirketin Kayıtlı Elektronik Posta Sistemini kullanmaya yetkili kişinin sağlık problemlerinin sağlık raporu ile ortaya konulması karşısında ruhsat iptali gibi çok ağır sonuçları olan dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, üstelik ödemenin yapıldığı tarihten yaklaşık 6 ay sonra tesis edilen dava konusu işlemin makul süre içerisinde tesis edilmediği de dikkate alındığında hukuki güvenlik ve hakkaniyet kurallarının ihlal edildiği, ayrıca her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu ruhsat bedelinin süresinde yatırılmadığı tespit edilmiş olsa da, 28.02.2019 tarihinde yapılan mevzuat değişikliği ile ruhsat bedelinin her yılın ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunlu olduğu şeklinde davacı lehine değişiklik yapıldığı da dikkate alındığında tesis edilen dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesi ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.