Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2021/2534 K.2024/6734
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2534
Karar No : 2024/6734
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhine olan kısım yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil: ... sayılı II-a grubu ( bazalt ) işletme ruhsat sahasının mahallinde incelenmesi sonucunda tespit olunan bir kısım hususlara dayalı olarak 3213 sayılı Maden Kanununun 10.maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile aynı kanunun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 258.262,15.-TL olmak üzere toplam 335.894,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davalı idarenin ... tarih ve E:... sayılı işleminin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı tarafından 2015 yılında 66.800 ton bazalt madeni satışının yapıldığı ancak söz konusu satışın davalı idareye anılan yıl için verilen faaliyet bilgi formunda ve satış bilgi formunda beyan edilmediği hususunun sabit olduğu, dolayısıyla 2016 yılında verilen satış bilgi formlarında 66.800 ton bazalt madeni satışına ilişkin olarak davacının gerçek dışı beyanının bulunduğu sonucuna varıldığından, Maden Kanunu'nun 10. ve 12. maddeleri uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı, 2015 yılında stoktan sevkiyatı yapılan 66.800 ton bazalt sevkiyatının 14.12.2018 tarihinde idareye verilen revize işletme faaliyet raporu ile bildirildiğini, denetim sonucu bulunan bir husus olmadığını iddia etmekte ise de; dosyadaki belgelere göre davacıya ait maden sahasında denetime 13.12.2018 tarihinde olur verildiği, sahadaki denetimin 14-17 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleştirildiği, davacının sahadaki denetimin ilk günü olan 14.12.2018 tarihinde revize işletme faaliyet raporunu davalı idareye verdiği dikkate alındığında, denetim başlamadan önce davacının yaptığı bir bildirim de bulunmadığından davacının iddiasına itibar edilmemiş olup bildirmemenin denetim ile ortaya çıktığı sonucuna varıldığı, fiilin 2016 yılında gerçekleştiği dikkate alındığında, stoktan sevkiyatı yapılıp satılan ancak bildirimi yapılmayan 66.800 ton bazalt için 2016 yılında geçerli ocak başı satış fiyatı esas alınarak Devlet hakkının belirlenmesi gerekirken, dava konusu işlemin tesis edildiği 2019 yılında geçerli ocak başı satış fiyatlarına göre ödenmesi gereken Devlet hakkının belirlenmesi yerinde görülmediği, bu nedenle dava konusu işlemin, davacıya 258.262,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin davacıya 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin bölümünün 24.842,00-TL kısmının ve dava konusu işlemin davacıya 258.262,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin bölümünün kaldırılmasına, dava konusu işlemin; Maden Kanununun 10. maddesinin 8. ve 7. fıkraları uyarınca verilen para cezasının 24.842,00-TL kısmının ve Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen 258.262,15-TL idari para cezasına ilişkin bölümünün iptaline; Maden Kanununun 10. maddesinin 8. ve 7. fıkraları uyarınca verilen para cezasının 52.790,00-TL kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2015 yılına ilişkin olarak ruhsat sahasında yapılan toplam 66.800 ton bazalt üretimi ve sevkiyatının süresinde bildirilmediğinin tespit edilmiş olması nedeniyle dava konusu idari para cezalarının uygulandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları dahilinde bulunan Sicil:... sayılı II-a grubu (bazalt) işletme ruhsat 03.09.2009 tarihinde davacı adına düzenlenmiştir.
Davacı tarafından maden sahasına ilişkin olarak, 2015 yılı üretim, satış ve stok durumunu bildiren ve 2016 yılı Nisan ayında verilen satış bilgi formunda dönem sonu satış miktarının 66.800 yerine “Sıfır” olarak bildirilmiştir. Davalı idare tarafından 13.12.2018 tarihinde yapılan mahallinde tetkikte, " 2015 yılı için stoktan satışı yapılan 66.800 ton bazalt sevkiyatının gösterilmediğini, ancak davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ekinde verilen faaliyet raporunda ise 2015 yılında satışı yapılan 66.800 ton üretimin beyan edildiği" belirtilmiştir.
Davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemle 3212 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi (Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine ...TL idari para cezası verilir) uyarınca 77.632,00 TL ve aynı Kanun'un 12. maddesi (Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının 5 katı tutarında idari para cezası verilir) uyarınca 258.262,15 TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. (...) "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. Üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edilmesi halinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne,13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir. ; 12. maddesi 4. fıkrasında; "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. ... Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir." 9. fıkrasında; "Genel Müdürlük veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından uygulanacak idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatı, bir önceki yıl geçerli olan ocak başı satış fiyatının, ilgili yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile hesaplanır.
" hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, davalı idareye 2015 yılı üretim, satış ve stok durumunu bildiren ve 2016 yılı Nisan ayında verilen satış bilgi formunda dönem sonu satış miktarının 66.800 ton bazalt Genel Müdürlüğe beyan edilmediğinin tespit edilmesi üzerine 3213 sayılı Maden Kanununun 10.maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile aynı kanunun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 258.262,15.-TL olmak üzere toplam 335.894,15-TL idari para cezası verilmiştir.
Dosyada yer alan 13.12.2018 tarihinde yapılan mahallinde tetkikte;2015 yılı için stoktan satışı yapılan 66.800 ton bazalt sevkiyatının gösterilmediğini, ancak davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ekinde verilen faaliyet raporunda ise 2015 yılında satışı yapılan 66.800 ton üretimin beyan edildiği, sahadan 2015 yılı için 66.800 ton bazalt sevkiyatı yapıldığı sabittir.
Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın, cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
Somut olayda mahallinde yapılan denetim 13.12.2018 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Davacı tarafından 2015 yılı işletme ve satış bilgi formları ise 2016 yılının nisan ayında idareye sunulmuştur.
3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (2015 yılı işletme ve satış bilgi formlarının 2016 yılı nisan ayında idareye sunulması ile gerçekleşen eylemin 2016 yılına tekabül ettiği) 2016 yılında geçerli olan idari para cezası tutarı verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezasının verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Yasa'nın 10.maddesinin 7. ve 8. fıkraları ile 12. maddesinin 4. fıkrası kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın Bursa 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın gerekçesinin değiştirilerek onanmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2534
Karar No : 2024/6734
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhine olan kısım yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil: ... sayılı II-a grubu ( bazalt ) işletme ruhsat sahasının mahallinde incelenmesi sonucunda tespit olunan bir kısım hususlara dayalı olarak 3213 sayılı Maden Kanununun 10.maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile aynı kanunun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 258.262,15.-TL olmak üzere toplam 335.894,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davalı idarenin ... tarih ve E:... sayılı işleminin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı tarafından 2015 yılında 66.800 ton bazalt madeni satışının yapıldığı ancak söz konusu satışın davalı idareye anılan yıl için verilen faaliyet bilgi formunda ve satış bilgi formunda beyan edilmediği hususunun sabit olduğu, dolayısıyla 2016 yılında verilen satış bilgi formlarında 66.800 ton bazalt madeni satışına ilişkin olarak davacının gerçek dışı beyanının bulunduğu sonucuna varıldığından, Maden Kanunu'nun 10. ve 12. maddeleri uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı, 2015 yılında stoktan sevkiyatı yapılan 66.800 ton bazalt sevkiyatının 14.12.2018 tarihinde idareye verilen revize işletme faaliyet raporu ile bildirildiğini, denetim sonucu bulunan bir husus olmadığını iddia etmekte ise de; dosyadaki belgelere göre davacıya ait maden sahasında denetime 13.12.2018 tarihinde olur verildiği, sahadaki denetimin 14-17 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleştirildiği, davacının sahadaki denetimin ilk günü olan 14.12.2018 tarihinde revize işletme faaliyet raporunu davalı idareye verdiği dikkate alındığında, denetim başlamadan önce davacının yaptığı bir bildirim de bulunmadığından davacının iddiasına itibar edilmemiş olup bildirmemenin denetim ile ortaya çıktığı sonucuna varıldığı, fiilin 2016 yılında gerçekleştiği dikkate alındığında, stoktan sevkiyatı yapılıp satılan ancak bildirimi yapılmayan 66.800 ton bazalt için 2016 yılında geçerli ocak başı satış fiyatı esas alınarak Devlet hakkının belirlenmesi gerekirken, dava konusu işlemin tesis edildiği 2019 yılında geçerli ocak başı satış fiyatlarına göre ödenmesi gereken Devlet hakkının belirlenmesi yerinde görülmediği, bu nedenle dava konusu işlemin, davacıya 258.262,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin davacıya 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin bölümünün 24.842,00-TL kısmının ve dava konusu işlemin davacıya 258.262,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin bölümünün kaldırılmasına, dava konusu işlemin; Maden Kanununun 10. maddesinin 8. ve 7. fıkraları uyarınca verilen para cezasının 24.842,00-TL kısmının ve Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen 258.262,15-TL idari para cezasına ilişkin bölümünün iptaline; Maden Kanununun 10. maddesinin 8. ve 7. fıkraları uyarınca verilen para cezasının 52.790,00-TL kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2015 yılına ilişkin olarak ruhsat sahasında yapılan toplam 66.800 ton bazalt üretimi ve sevkiyatının süresinde bildirilmediğinin tespit edilmiş olması nedeniyle dava konusu idari para cezalarının uygulandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları dahilinde bulunan Sicil:... sayılı II-a grubu (bazalt) işletme ruhsat 03.09.2009 tarihinde davacı adına düzenlenmiştir.
Davacı tarafından maden sahasına ilişkin olarak, 2015 yılı üretim, satış ve stok durumunu bildiren ve 2016 yılı Nisan ayında verilen satış bilgi formunda dönem sonu satış miktarının 66.800 yerine “Sıfır” olarak bildirilmiştir. Davalı idare tarafından 13.12.2018 tarihinde yapılan mahallinde tetkikte, " 2015 yılı için stoktan satışı yapılan 66.800 ton bazalt sevkiyatının gösterilmediğini, ancak davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ekinde verilen faaliyet raporunda ise 2015 yılında satışı yapılan 66.800 ton üretimin beyan edildiği" belirtilmiştir.
Davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemle 3212 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi (Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine ...TL idari para cezası verilir) uyarınca 77.632,00 TL ve aynı Kanun'un 12. maddesi (Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının 5 katı tutarında idari para cezası verilir) uyarınca 258.262,15 TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. (...) "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. Üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edilmesi halinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne,13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir. ; 12. maddesi 4. fıkrasında; "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. ... Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir." 9. fıkrasında; "Genel Müdürlük veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından uygulanacak idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatı, bir önceki yıl geçerli olan ocak başı satış fiyatının, ilgili yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile hesaplanır.
" hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, davalı idareye 2015 yılı üretim, satış ve stok durumunu bildiren ve 2016 yılı Nisan ayında verilen satış bilgi formunda dönem sonu satış miktarının 66.800 ton bazalt Genel Müdürlüğe beyan edilmediğinin tespit edilmesi üzerine 3213 sayılı Maden Kanununun 10.maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile aynı kanunun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 258.262,15.-TL olmak üzere toplam 335.894,15-TL idari para cezası verilmiştir.
Dosyada yer alan 13.12.2018 tarihinde yapılan mahallinde tetkikte;2015 yılı için stoktan satışı yapılan 66.800 ton bazalt sevkiyatının gösterilmediğini, ancak davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ekinde verilen faaliyet raporunda ise 2015 yılında satışı yapılan 66.800 ton üretimin beyan edildiği, sahadan 2015 yılı için 66.800 ton bazalt sevkiyatı yapıldığı sabittir.
Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın, cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
Somut olayda mahallinde yapılan denetim 13.12.2018 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Davacı tarafından 2015 yılı işletme ve satış bilgi formları ise 2016 yılının nisan ayında idareye sunulmuştur.
3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (2015 yılı işletme ve satış bilgi formlarının 2016 yılı nisan ayında idareye sunulması ile gerçekleşen eylemin 2016 yılına tekabül ettiği) 2016 yılında geçerli olan idari para cezası tutarı verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezasının verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Yasa'nın 10.maddesinin 7. ve 8. fıkraları ile 12. maddesinin 4. fıkrası kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın Bursa 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın gerekçesinin değiştirilerek onanmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.