Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2021/114 K.2024/5495
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/114
Karar No : 2024/5495
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kayseri İli, Yahyalı İlçesi hudutlarında bulunan ... sicil nolu IV. grup maden işletme ruhsat sahibi davacı tarafından, demir, bakır işletme ruhsatını aldığı 22/11/2012 tarihinden itibaren 3 yıldan fazla üretim yapmadığından bahisle hakkında Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca ... tarih ve E:... sayılı işlem ile verilen 77.632,00-TL tutarlı idari para cezasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrasının, 20.02.2016 tarihinde yürürlükte olan halinin dikkate alınması gerektiği, 2015 yılında 230 ton maden üretimi yapıldığına dair satış bilgi formunun idareye sunulduğunun anlaşıldığı, projede beyan edilen yıllık üretim miktarının 2000 ton olduğu, 24. maddenin 12. fıkrasında, "Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır.'' hükmüne yer verildiğinden, davacı tarafça 230 tondan oluşan üretimle, projede beyan edilen yıllık üretim miktarı olan 2000 tonun %10'undan fazla üretim yapıldığının anlaşıldığı, üretime ilişkin beyanın da gerek Kanun'un 29. maddesi gerekse Yönetmelik'in 36. maddesi uyarınca, ruhsat sahibinin yükümlü olduğu süre içerisinde davalı idareye bildirildiği, 2015 yılındaki üretimin, işletme izninin alındığı tarih olan 22.11.2012 tarihinden itibaren başlayan süreç içerisinde yapıldığının kabulünün gerektiği, idare tarafından yapılan 3 yıllık süre hesabının (2012,2013ve2014), Olur tarihinde yürürlükte olan mevzuatta, bu hususta açık bir düzenlemeye yer verilmediği halde ruhsat sahibi aleyhine daraltıcı bir yorumla yapıldığı, davalı idare tarafından, maden sahasında üretim yapılıp yapılmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede, Kanun'da hüküm altına alınan süreye ilişkin olarak hatalı değerlendirme yapıldığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından,... tarih ve E:... sayılı işlem ile verilen 77.632,00-TL tutarlı idari para cezası işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının maden sahasında faaliyette bulunma niyetinin olmadığı, sahada atanmış nezaretçinin bulunmadığı, sahada çalışan maden işçilerinin ferdi kaza sigortalarının yaptırılmadığı gibi bir çok eksikliğin tespit edildiği, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında sahada üretim yapılmadığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 2015 yılında üretim yaptığı, aleyhe kanun maddesinin geriye yürütülemeyeceği, işlemin tanzim edildiği tarihten üç yıl sonra tebliğ edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/114
Karar No : 2024/5495
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kayseri İli, Yahyalı İlçesi hudutlarında bulunan ... sicil nolu IV. grup maden işletme ruhsat sahibi davacı tarafından, demir, bakır işletme ruhsatını aldığı 22/11/2012 tarihinden itibaren 3 yıldan fazla üretim yapmadığından bahisle hakkında Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca ... tarih ve E:... sayılı işlem ile verilen 77.632,00-TL tutarlı idari para cezasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrasının, 20.02.2016 tarihinde yürürlükte olan halinin dikkate alınması gerektiği, 2015 yılında 230 ton maden üretimi yapıldığına dair satış bilgi formunun idareye sunulduğunun anlaşıldığı, projede beyan edilen yıllık üretim miktarının 2000 ton olduğu, 24. maddenin 12. fıkrasında, "Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır.'' hükmüne yer verildiğinden, davacı tarafça 230 tondan oluşan üretimle, projede beyan edilen yıllık üretim miktarı olan 2000 tonun %10'undan fazla üretim yapıldığının anlaşıldığı, üretime ilişkin beyanın da gerek Kanun'un 29. maddesi gerekse Yönetmelik'in 36. maddesi uyarınca, ruhsat sahibinin yükümlü olduğu süre içerisinde davalı idareye bildirildiği, 2015 yılındaki üretimin, işletme izninin alındığı tarih olan 22.11.2012 tarihinden itibaren başlayan süreç içerisinde yapıldığının kabulünün gerektiği, idare tarafından yapılan 3 yıllık süre hesabının (2012,2013ve2014), Olur tarihinde yürürlükte olan mevzuatta, bu hususta açık bir düzenlemeye yer verilmediği halde ruhsat sahibi aleyhine daraltıcı bir yorumla yapıldığı, davalı idare tarafından, maden sahasında üretim yapılıp yapılmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede, Kanun'da hüküm altına alınan süreye ilişkin olarak hatalı değerlendirme yapıldığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından,... tarih ve E:... sayılı işlem ile verilen 77.632,00-TL tutarlı idari para cezası işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının maden sahasında faaliyette bulunma niyetinin olmadığı, sahada atanmış nezaretçinin bulunmadığı, sahada çalışan maden işçilerinin ferdi kaza sigortalarının yaptırılmadığı gibi bir çok eksikliğin tespit edildiği, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında sahada üretim yapılmadığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 2015 yılında üretim yaptığı, aleyhe kanun maddesinin geriye yürütülemeyeceği, işlemin tanzim edildiği tarihten üç yıl sonra tebliğ edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.