Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2020/7089 K.2024/6796
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7089
Karar No : 2024/6796
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I- (DAVACI) ... Sigorta A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
II- (DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
3- ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
III- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Madencilik Kömür İnşaat Hafriyat ve Nakliye San. ve Tic. A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete sigortalı bulunan ve ... Mahallesi, ... Sk., No:... ... adresinde faaliyet gösteren dava dışı ... Kablo Sanayi Tic. A.Ş.'ye ait fabrika binasında 25.10.2017 tarihinde meydana gelen su baskını sonucunda ortaya çıkan zarar nedeniyle sigortalıya ödenen toplam 736.464,05.-TL'nin ödeme tarihi olan 19.02.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın teknik niteliği de dikkate alınarak Mahkemenin 30.04.2019 tarihli ara kararı ile, uyuşmazlık konusu taşınmazda, su basması sonucunda uğranıldığı iddia edilen zararın meydana gelmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru ile davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise her birinin hangi oranda kusurlu olduğunun tespiti ve meydana geldiği iddia edilen toplam zararın dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile taraf beyanları göz önünde bulundurularak hesaplanması amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş; 16.07.2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporuna göre; davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı'nın %25, davalı Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün %10 ve davalı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın %5 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete atfedilecek kusur oranının ise halefi olduğu sigortalı şirkete yüklenebilecek kusur oranına göre tespit edilmesi gerektiği, dava konusu olay nedeniyle sigortalı şirkete %60 oranında kusur izafe edildiği; her ne kadar hasarın meydana geldiği eklentinin ruhsatsız olduğu tespit edilmiş ise de, bu durumun, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.03.2018 tarih ve E:2015/4228, K:2018/892 sayılı kararı uyarınca, davalı idarelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve tarafların gerçek kusur oranlarının tespit edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca söz konusu durumun, davacıya yüklenen kusur sebepleri ile örtüştüğü, davacıya salt bu nedenle ayrıca bir kusur atfedilmesine de gerek görülmediği; davacı şirkete, sigorta sözleşmesi ile üstlendiği riskin karşılığı olarak, sigortalısı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından ödenen sigorta primlerinin ödenecek tazminat miktarından indirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş; dava konusu zararın tarafların kusur oranlarına göre paylaştırılması ve bunun neticesinde, davacı şirkete ödenecek tazminat miktarının hesaplanması amacıyla öncelikle zarar miktarının tamamı olan 736.464,05.-TL'den sigortalı şirkete yüklenen kusur oranında indirim yapılması sonrasında kalan 294.585,62.-TL tutarın kabulüne, bu tutarın 184.116,01.-TL'sinin davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı tarafından 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 73.646,41.-TL'sinin davalı Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 28.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 36.823,20.-TL'sinin davalı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 26.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; gerek ekspertiz raporu gerekse bilirkişi raporu ile olayın meydana gelmesindeki asıl sebebin idarenin kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı açıkça tespit edilmiş olduğundan davalılara dava dışı sigortalıdan daha az kusur atfedilmesinin hatalı olduğu, bilirkişilerin net olarak yapı ruhsatının eklentiyi kapsayıp kapsamadığını tespit edemedikleri, Mahkemece yapı ruhsatının bulunmayışı sebebiyle ayrıca bir kusur atfedilmesine gerek görülmediği belirtilmesine karşın bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranında herhangi bir değişikliğe gidilmemesinin kararın kendi içerisinde çelişmesine neden olduğu, bilirkişilerce sigortalının raflama sisteminin yeterli uygunlukta olmadığı tespitine nasıl ulaşıldığı ve bu hususun meydana gelen zararla ne gibi bir ilgisi olduğunun açıklanamadığı, bilirkişilerce sigortalı tarafından yaptırılan duvar hakkındaki belirlemelere nasıl ulaşıldığının da belirsiz olduğu, bilirkişi raporunun dosyada mübrez ekspertiz raporuyla açıkça çeliştiği göz önünde bulundurulduğunda Yargıtay içtihatları gereğince söz konusu çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi gerektiği, hükme esas alınan raporu sunan bilirkişi heyetinde sigorta hukukunda uzman akademisyen bir bilirkişi olmadığından sigorta hukuku yönünden inceleme yapılamamasının da bir eksiklik olduğu; davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı tarafından, bahse konu hasar tazminatının varlığını kabul etmemekle birlikte; dava konusu tazminat ile ilgili tüm talep ve dava haklarının karşı tarafının Belediye olmadığı, davaya konu hasarın alt yapı çalışmasından kaynaklı olduğu iddia edildiğinden sorumluluğun Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesinde olan Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(DESKİ) ve AYKOME’ye ait olduğu; dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere bahse konu yolda Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin çalışması bulunduğunu gösteren levhanın yer aldığı, kendilerinin hiçbir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, olayın mevzuata aykırı yapılan yerde gerçekleştiği ve davacının sigortalısının davalı belediyenin ihtarını dikkate almayarak gerekli tedbiri almadığı; davalı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, olayda davalı ilçe belediyesinin sorumluluğunun bulunduğu ve zarara ilişkin araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği; davalı Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, usul yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, esas yönünden ise, davacı sigorta şirketinin illiyet bağını kesecek nitelikte ağır kusurunun bulunduğu, zararın gerçekleştiği yerdeki yolun davalı ilçe belediyesi tarafından yapıldığı, gerekli kontrollerin de yapılmadığı, sigorta primlerinin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği, kusur oranlarının zarar hesaplamasında yanlış tatbik edildiği; davalılar yanında müdahil şirket tarafından, olayda kusurlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün; davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ise davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacı ve davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harçlarının istemleri halinde aidiyetine göre davacıya ve davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde davacının temyiz istemi yönünden oybirliği, diğer temyiz istemleri yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-İdare Hukukunun genel kabul gören temel ilkeleri uyarınca idarenin mali sorumluluğuna hükmedilebilmesi için; idari davranış ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Ayrıca idarelerin mali sorumluluğuna yol açan hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ya da işleyişindeki bozukluk ve aksaklığı ifade eder. Maddi zarar kişinin mal varlığında iradesi dışında uğradığı eksilme olup, bu zararın tazmin edilebilmesi için ortada gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği kesin bir zarar bulunması şarttır.
Davalı idarelerce tazmini gereken gerçek zarar miktarının saptanabilmesi için; zarar gören iş yerinin sigortalanması amacıyla sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete prim ödendiğinden, hesaplanan zarardan, tahsil edilen sigorta primlerinin düşülmesi gerekeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7089
Karar No : 2024/6796
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I- (DAVACI) ... Sigorta A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
II- (DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
3- ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
III- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Madencilik Kömür İnşaat Hafriyat ve Nakliye San. ve Tic. A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete sigortalı bulunan ve ... Mahallesi, ... Sk., No:... ... adresinde faaliyet gösteren dava dışı ... Kablo Sanayi Tic. A.Ş.'ye ait fabrika binasında 25.10.2017 tarihinde meydana gelen su baskını sonucunda ortaya çıkan zarar nedeniyle sigortalıya ödenen toplam 736.464,05.-TL'nin ödeme tarihi olan 19.02.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın teknik niteliği de dikkate alınarak Mahkemenin 30.04.2019 tarihli ara kararı ile, uyuşmazlık konusu taşınmazda, su basması sonucunda uğranıldığı iddia edilen zararın meydana gelmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru ile davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise her birinin hangi oranda kusurlu olduğunun tespiti ve meydana geldiği iddia edilen toplam zararın dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile taraf beyanları göz önünde bulundurularak hesaplanması amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş; 16.07.2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporuna göre; davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı'nın %25, davalı Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün %10 ve davalı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın %5 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete atfedilecek kusur oranının ise halefi olduğu sigortalı şirkete yüklenebilecek kusur oranına göre tespit edilmesi gerektiği, dava konusu olay nedeniyle sigortalı şirkete %60 oranında kusur izafe edildiği; her ne kadar hasarın meydana geldiği eklentinin ruhsatsız olduğu tespit edilmiş ise de, bu durumun, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.03.2018 tarih ve E:2015/4228, K:2018/892 sayılı kararı uyarınca, davalı idarelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve tarafların gerçek kusur oranlarının tespit edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca söz konusu durumun, davacıya yüklenen kusur sebepleri ile örtüştüğü, davacıya salt bu nedenle ayrıca bir kusur atfedilmesine de gerek görülmediği; davacı şirkete, sigorta sözleşmesi ile üstlendiği riskin karşılığı olarak, sigortalısı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından ödenen sigorta primlerinin ödenecek tazminat miktarından indirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş; dava konusu zararın tarafların kusur oranlarına göre paylaştırılması ve bunun neticesinde, davacı şirkete ödenecek tazminat miktarının hesaplanması amacıyla öncelikle zarar miktarının tamamı olan 736.464,05.-TL'den sigortalı şirkete yüklenen kusur oranında indirim yapılması sonrasında kalan 294.585,62.-TL tutarın kabulüne, bu tutarın 184.116,01.-TL'sinin davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı tarafından 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 73.646,41.-TL'sinin davalı Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 28.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 36.823,20.-TL'sinin davalı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 26.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; gerek ekspertiz raporu gerekse bilirkişi raporu ile olayın meydana gelmesindeki asıl sebebin idarenin kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı açıkça tespit edilmiş olduğundan davalılara dava dışı sigortalıdan daha az kusur atfedilmesinin hatalı olduğu, bilirkişilerin net olarak yapı ruhsatının eklentiyi kapsayıp kapsamadığını tespit edemedikleri, Mahkemece yapı ruhsatının bulunmayışı sebebiyle ayrıca bir kusur atfedilmesine gerek görülmediği belirtilmesine karşın bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranında herhangi bir değişikliğe gidilmemesinin kararın kendi içerisinde çelişmesine neden olduğu, bilirkişilerce sigortalının raflama sisteminin yeterli uygunlukta olmadığı tespitine nasıl ulaşıldığı ve bu hususun meydana gelen zararla ne gibi bir ilgisi olduğunun açıklanamadığı, bilirkişilerce sigortalı tarafından yaptırılan duvar hakkındaki belirlemelere nasıl ulaşıldığının da belirsiz olduğu, bilirkişi raporunun dosyada mübrez ekspertiz raporuyla açıkça çeliştiği göz önünde bulundurulduğunda Yargıtay içtihatları gereğince söz konusu çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi gerektiği, hükme esas alınan raporu sunan bilirkişi heyetinde sigorta hukukunda uzman akademisyen bir bilirkişi olmadığından sigorta hukuku yönünden inceleme yapılamamasının da bir eksiklik olduğu; davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı tarafından, bahse konu hasar tazminatının varlığını kabul etmemekle birlikte; dava konusu tazminat ile ilgili tüm talep ve dava haklarının karşı tarafının Belediye olmadığı, davaya konu hasarın alt yapı çalışmasından kaynaklı olduğu iddia edildiğinden sorumluluğun Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesinde olan Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(DESKİ) ve AYKOME’ye ait olduğu; dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere bahse konu yolda Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin çalışması bulunduğunu gösteren levhanın yer aldığı, kendilerinin hiçbir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, olayın mevzuata aykırı yapılan yerde gerçekleştiği ve davacının sigortalısının davalı belediyenin ihtarını dikkate almayarak gerekli tedbiri almadığı; davalı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, olayda davalı ilçe belediyesinin sorumluluğunun bulunduğu ve zarara ilişkin araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği; davalı Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, usul yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, esas yönünden ise, davacı sigorta şirketinin illiyet bağını kesecek nitelikte ağır kusurunun bulunduğu, zararın gerçekleştiği yerdeki yolun davalı ilçe belediyesi tarafından yapıldığı, gerekli kontrollerin de yapılmadığı, sigorta primlerinin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği, kusur oranlarının zarar hesaplamasında yanlış tatbik edildiği; davalılar yanında müdahil şirket tarafından, olayda kusurlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün; davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ise davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacı ve davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harçlarının istemleri halinde aidiyetine göre davacıya ve davalı Merkezefendi Belediye Başkanlığı ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde davacının temyiz istemi yönünden oybirliği, diğer temyiz istemleri yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-İdare Hukukunun genel kabul gören temel ilkeleri uyarınca idarenin mali sorumluluğuna hükmedilebilmesi için; idari davranış ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Ayrıca idarelerin mali sorumluluğuna yol açan hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ya da işleyişindeki bozukluk ve aksaklığı ifade eder. Maddi zarar kişinin mal varlığında iradesi dışında uğradığı eksilme olup, bu zararın tazmin edilebilmesi için ortada gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği kesin bir zarar bulunması şarttır.
Davalı idarelerce tazmini gereken gerçek zarar miktarının saptanabilmesi için; zarar gören iş yerinin sigortalanması amacıyla sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete prim ödendiğinden, hesaplanan zarardan, tahsil edilen sigorta primlerinin düşülmesi gerekeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.