‹ Ana sayfa
Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2020/6736 K.2024/4942

Esas No: 2020/6736 · Karar No: 2024/4942 · Karar Tarihi: 01.10.2024
Özet: İmeç Ayış Mabedeş uygulaması için ışçayttırında aşıla çizilen toprak dolgu izniyle ilgili idari davaya temyiz: Maden işletme ruhsatlı araziye 5 yıl sürelik rehabilite izin verilmesi. Mahkeme, önceki kararı bozalakip, toprak dolgu izninin yalnızca idareye teslim edilmiş veya terk edilen alanlar için geçerli olduğunu, madencilik faaliyetleri devam eden bölümlerin de kapsanmasının hukuka aykırı olduğunu tespit ederek işlemi iptal etti.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6736
Karar No: 2024/4942

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü'ne izafeten ... Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Ticaret Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan ... no'lu maden işletme ruhsatlı sahada, müdahil İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na 5 yıl süre ile rehabiliteye hazırlık maksatlı toprak dolgu izni verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; madencilik faaliyetleri sonrasında idareye teslim edilen veya terk edilen alanların rehabilite edilerek ağaçlandırılmaya hazır hale getirilmesi amacıyla izin verilebileceği, bu izin verilirken, davacının madencilik faaliyetini sonlandırarak idareye teslim ettiği kısımlar ile davacı şirketin hukuken geçerliliği devam eden maden arama ruhsat izni bulunan, henüz madencilik faaliyetlerinin sonlandırılmadığı ve idareye iade edilmemiş kısımlar ayrıştırılarak, mevzuatta belirtildiği üzere sadece idareye teslim edilen veya terk edilen alanları kapsayacak şekilde izin verilmesi gerekirken, bu yönde detaylı bir çalışma yapmaksızın, davacının madencilik faaliyetlerinin sonlandırılmadığı ve henüz idareye teslim edilmemiş alanları da kapsayacak şekilde toprak dolgu izni verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, davaya konu alanın erozyona (meşçere tipi E rumuzlu) müsait olduğu, kaymalar sebebiyle sahanın rehabilite edilmesi gerektiği, Mahkeme kararına dayanak alınan, 04/07/2019 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünde tek taraflı olarak sadece maden rezervi yönünden değerlendirme yapıldığı, orman mevzuatı kapsamında herhangi bir değerlendirme yapılmamış olduğu, maden rezervinin toprak dolgu iznine esas alan içindeki rezerv miktarının tam olarak bilinmediği, bölgesel alan içinde izin verilen toprak dolgu alanı içinde maden rezerv miktarının ekonomik olup olmadığı hususlarının veya bu alan içinde rezerv bulunup bulunmadığı hususlarının net olarak bilinmediği, diğer yandan, davaya konu toprak dolgu izni verilen 462.301 m2 alanın 129.000 m2'sinin davacı şirket tarafından orman idaresine iade edilen alan olup, geri kalan 332.000 m2 alanın her ne kadar maden işletme izni alanı içinde kaldığı belirtilmiş ise de, iznin verildiği tarih itibariyle davacı şirket tarafından, orman idaresinden bu alan için alınmış herhangi bir izin bulunmadığı, bu alan için davacı şirket tarafından orman idaresine yapılan herhangi bir talebin de olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Diğer davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, davanın süresinde açılmadığı, idarelerinin işlemi nedeniyle menfaat ihlali şartı gerçekleşmediğinden davanın esasına girilerek karar verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, davaya konu sahada uzun yıllardır madencilik faaliyeti yapılmadığı, davacının söz konusu alanda orman izni verilmesi talebi bulunmadığı gibi, talebi olsa dahi idarenin izin verme zorunluluğu bulunmadığı, dosya kapsamında iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğu, raporların birbirleriyle uyumlu olmadığı, bu çelişki giderilmeksizin ve sadece dosyadaki son rapor esas alınarak karar verilmesinin isabetli olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı yanında müdahil İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dosya kapsamında iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğu, raporların birbirleriyle uyumlu olmadığı, bu çelişki giderilmeksizin ve sadece dosyadaki son rapor esas alınarak ve rapora yapılan itirazlar karşılanmaksızın, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 01/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?