Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2020/4767 K.2024/4892
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4767
Karar No : 2024/4892
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun İli, Atakum İlçesi, ... Camii Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan ve tapuda ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı davacının maliki olduğu taşınmazda, davalı idarenin denetim ve sorumluluğunda bulunan "Bandırma Vapuru-Kuş Cenneti Sahil Yolu" projesi Taflan etabında gerçekleştirilen yol yapım çalışması sebebiyle oluştuğu ileri sürülen zarar karşılığı 200.000,00-TL tazminatın zarar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, davacıya ait taşınmazın konumu ile bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının maliki olduğu Samsun İli, Atakum İlçesi, ... ... Mahallesi,... Caddesi, No:... adresinde bulunan, tapuda; ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın davalı idarece yapılan Bandırma Vapuru – Kuş Cenneti Sahil Yolu projesi kapsamında, Taflan etabında gerçekleştirilen yol yapım çalışması nedeniyle ulaşım, etkin görünüm ve prestij ile ekonomik kazanım yönünden olumsuz etkilendiği görüldüğünden, bilirkişi raporunda belirlenen % 5 değer kaybının hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmış olup, davacının 200.000,00-TL tazminat talebinden; meydana gelen değer kaybına karşılık toplam 33.629,55-TL'lik kısmının kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde davalı idarece davacıya ödenmesi, 166.370,45-TL'lik kısmının ise reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan; dava konusu taşınmazın değeri dava tarihi itibariyle hesaplanarak değer kaybı belirlendiğinden, yasal faizin de dava tarihinden (23.08.2017) itibaren işletilmesine hükmedilmesi gerektiğinin de açık olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; 33.629,55-TL değer kaybı tazminatının dava tarihinden (23.08.2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının bu miktarı aşan 166.370,95-TL tutarındaki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu alanda yapılan yolun imar planında mevcut projesine uygun olarak ve D.S.İ. tarafından belirlenen yol kotu seviyesinde yapıldığı, söz konusu kot seviyesinin hem davacının hem de diğer taşınmaz sahiplerinin taşınmazlarının sel, taşkın v.s. durumlarda zarar görmemesini sağlamak amacıyla yapıldığı ve taşınmazların güvenliği yönünden faydalı ve zorunlu olduğu dolayısıyla bilirkişi raporunda etkin görünüm ve prestij ile ekonomik kazanım yönünden taşınmazın olumsuz etkilendiği belirtilen durumun oluşmadığı, kaldı ki bilirkişi raporunda davacının taşınmazının kuzey cephesinden yola, denize ve sahil yoluna olan bağlantının kısıtlandığı belirtilmişse de raporda yer alan uydu görüntüsünde taşınmazın kuzey tarafında park alanı ile arasında 7 metrelik yol planlandığı ve bu planlama doğrultusunda kot farkla yoldan etkilenmeksizin sahil yoluna ve doğu cephesinde bulunan yola ulaşım imkanının bulunduğu, dolayısıyla, ulaşım yönünden olumsuz bir etkilenme de doğmadığı hususları dikkate alındığında, davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararın, özel ve olağandışı bir nitelikte olmadığı, zira belli bir standarda göre kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda çevredeki taşınmaz sahiplerinin güvenliği düşünülerek yapılan yolun, güzergahındaki diğer taşınmazları da benzer yönde etkileyeceği, bu nedenle oluşan genel külfetlere, "kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi" uyarınca herkesin katlanması gerektiği sonucuna ulaşılmış olup; davalı idarece kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapılan ve teknik zorunluluklardan dolayı kot seviyesi yükseltilen yol nedeniyle, güzergahtaki diğer taşınmazlar kadar etkileneceği anlaşılan davacının elde ettiği faydalar dikkate alındığında, ileri sürülen olumsuzluklara katlanması gerektiği hukukun genel ilkeleri ile hak ve nasafet kurallarının bir sonucu olduğundan, davanın kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule yönelik kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu taşınmazın diğer taşınmazlardan farklı olarak dere ile denizin birleştiği noktada özel bir konuma sahip olduğu, bu nedenle diğer taşınmazlarla karşılaştırılamayacağı, salt dosya üzerinden ve bir uydu fotoğrafına bakılarak değerlendirme yapılamayacağı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4767
Karar No : 2024/4892
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun İli, Atakum İlçesi, ... Camii Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan ve tapuda ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı davacının maliki olduğu taşınmazda, davalı idarenin denetim ve sorumluluğunda bulunan "Bandırma Vapuru-Kuş Cenneti Sahil Yolu" projesi Taflan etabında gerçekleştirilen yol yapım çalışması sebebiyle oluştuğu ileri sürülen zarar karşılığı 200.000,00-TL tazminatın zarar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, davacıya ait taşınmazın konumu ile bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının maliki olduğu Samsun İli, Atakum İlçesi, ... ... Mahallesi,... Caddesi, No:... adresinde bulunan, tapuda; ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın davalı idarece yapılan Bandırma Vapuru – Kuş Cenneti Sahil Yolu projesi kapsamında, Taflan etabında gerçekleştirilen yol yapım çalışması nedeniyle ulaşım, etkin görünüm ve prestij ile ekonomik kazanım yönünden olumsuz etkilendiği görüldüğünden, bilirkişi raporunda belirlenen % 5 değer kaybının hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmış olup, davacının 200.000,00-TL tazminat talebinden; meydana gelen değer kaybına karşılık toplam 33.629,55-TL'lik kısmının kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde davalı idarece davacıya ödenmesi, 166.370,45-TL'lik kısmının ise reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan; dava konusu taşınmazın değeri dava tarihi itibariyle hesaplanarak değer kaybı belirlendiğinden, yasal faizin de dava tarihinden (23.08.2017) itibaren işletilmesine hükmedilmesi gerektiğinin de açık olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; 33.629,55-TL değer kaybı tazminatının dava tarihinden (23.08.2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının bu miktarı aşan 166.370,95-TL tutarındaki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu alanda yapılan yolun imar planında mevcut projesine uygun olarak ve D.S.İ. tarafından belirlenen yol kotu seviyesinde yapıldığı, söz konusu kot seviyesinin hem davacının hem de diğer taşınmaz sahiplerinin taşınmazlarının sel, taşkın v.s. durumlarda zarar görmemesini sağlamak amacıyla yapıldığı ve taşınmazların güvenliği yönünden faydalı ve zorunlu olduğu dolayısıyla bilirkişi raporunda etkin görünüm ve prestij ile ekonomik kazanım yönünden taşınmazın olumsuz etkilendiği belirtilen durumun oluşmadığı, kaldı ki bilirkişi raporunda davacının taşınmazının kuzey cephesinden yola, denize ve sahil yoluna olan bağlantının kısıtlandığı belirtilmişse de raporda yer alan uydu görüntüsünde taşınmazın kuzey tarafında park alanı ile arasında 7 metrelik yol planlandığı ve bu planlama doğrultusunda kot farkla yoldan etkilenmeksizin sahil yoluna ve doğu cephesinde bulunan yola ulaşım imkanının bulunduğu, dolayısıyla, ulaşım yönünden olumsuz bir etkilenme de doğmadığı hususları dikkate alındığında, davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararın, özel ve olağandışı bir nitelikte olmadığı, zira belli bir standarda göre kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda çevredeki taşınmaz sahiplerinin güvenliği düşünülerek yapılan yolun, güzergahındaki diğer taşınmazları da benzer yönde etkileyeceği, bu nedenle oluşan genel külfetlere, "kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi" uyarınca herkesin katlanması gerektiği sonucuna ulaşılmış olup; davalı idarece kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapılan ve teknik zorunluluklardan dolayı kot seviyesi yükseltilen yol nedeniyle, güzergahtaki diğer taşınmazlar kadar etkileneceği anlaşılan davacının elde ettiği faydalar dikkate alındığında, ileri sürülen olumsuzluklara katlanması gerektiği hukukun genel ilkeleri ile hak ve nasafet kurallarının bir sonucu olduğundan, davanın kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule yönelik kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu taşınmazın diğer taşınmazlardan farklı olarak dere ile denizin birleştiği noktada özel bir konuma sahip olduğu, bu nedenle diğer taşınmazlarla karşılaştırılamayacağı, salt dosya üzerinden ve bir uydu fotoğrafına bakılarak değerlendirme yapılamayacağı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.