‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2020/4347 K.2024/1572

Esas No: 2020/4347 · Karar No: 2024/1572 · Karar Tarihi: 19.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4347
Karar No : 2024/1572

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Belediye Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oturdukları apartmanda çıkan yangın sonucunda zehirlenerek vefat eden ...'in ölümünde, hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğu ileri sürülen zararın karşılığı olarak, davacı ... için 85.558,00 TL destekten yoksunluk, kızının ölümü nedeniyle 80.000,00 TL ve kendisinin yaralanmasından dolayı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL manevi, davacı ... için 25.000,00 TL destekten yoksunluk, ablasının ölümü nedeniyle 30.000,00 TL ile kendisinin yaralanmasından dolayı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi ve müteveffa ...'in ölüm tarihi olan 21/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 21/12/2009 günü oturmakta oldukları dairenin alt katında oturan ...'ün sobasından yangın çıktığı, yangını duman yayılmasından fark eden davacı ... nin müteveffa kızı ile oğlunu yanına alarak çatıya kaçmak istediği, ancak çatıya açılan kapının kilitli olması nedeniyle merdivenlerden aşağı inerken dumandan etkilenerek bayıldıkları, yangına su ile müdahale eden itfaiye ekibinin yangını söndürmesinden sonra tahliye işlemini gerçekleştirmeden yangın mahallinden ayrıldığı, komşuları ...'nın doğalgazı kontrol etmek için binaya girdiğinde merdiven boşluğundaki iniltileri duyması üzerine yeniden itfaiyeye haber verilerek tahliyelerinin sağlanıp hastaneye sevk edildikleri, ancak davacı anne ... ile oğlu Talha'nın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanıp kızı ...'un ise hayatını kaybettiği, aynı olay nedeniyle açılan ve davacılarının ..., ... ve davalılarının İnegöl Belediyesi, ..., ... ve ... olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tal. Sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, davalı idare için öngörülen kusur oranının %100-%37,5=%62,5 olduğu, Mahkemece, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda davalı idare için öngörülen %70 kusur oranı esas alınarak hesap bilirkişisinden rapor talep edilerek zarar hesaplatıldığı ancak kusur oranının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tal. sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda davalı idare için öngörülen %62,5 kusur oranının esas alınması gerektiği, hesap bilirkişisi tarafından yapılan zarar hesaplamasının %62,5 kusur oranı üzerinden yeniden yapılması için ek rapor alınması gerekmekte ise de; yapılacak hesabın basit hesaplama olması nedeniyle Mahkememizce yapılabileceği anlaşıldığından, ek bilirkişi raporu alınmaksızın davacıların zararının %62,5 kusur oranına göre hesaplama yapıldığında; hesap bilirkişi raporunda %70 kusur oranına göre zarar miktarı 95.826,02-TL. olarak belirtildiği görüldüğünden, zarar miktarı 95.826,02 / %70 X %62,5 =85.558,00-TL. olarak tespit edildiği, davalı idarenin %62,5 oranındaki kusuru dikkate alınmak ve tespit edilen meblağdan düşürülmek suretiyle, davacı ... için toplam 85.558,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verildiği, kardeş ... için maddi tazminat istemi yönünden, somut olayda destek 11 yaşında, davacı kardeş ise 4 yaşında olduğu, bu bakımdan eylemli destek ilişkisi söz konusu olmadığı, ileride destek olunacağı yönünde de bir kanıt getirilmediğinden kardeş ... için maddi tazminata hükmedilmediği,davacı ...'nin kızı ve ...'nın kardeşi olan ...'in ölüm şekli, olayda davalı Belediyelerin hizmet kusurunun bulunması ve davacıların duyduğu elem ve acı dikkate alınarak, davacı anne ... için kızının ölümü nedeniyle 10.000,00 TL ve kendisinin yaralanmasından dolayı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi, davacı ... için ablasının ölümü nedeniyle 10.000,00 TL ile kendisinin yaralanmasından dolayı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce tazmini gerektiği sonucuna varılarak davacı ...'ın 85.558,00-TL maddi tazminat istemi ile 25.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kalan 70.000,00- TL.'ye ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, toplam 110.558,00,-TL tazminat tutarının 25.000 TL'nin olay tarihinden, 25.000,00-TL.'sinin (Manevi tazminata) adli yargıdaki dava tarihinden, 60.558,00 TL.'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı anne Hediye'ye ödenmesine, davacılardan ... 'in 25.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kalan 20.000,00-TL'ye ilişkin kısmı ile maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, 25.000,00-TL manevi tazminat tutarının adli yargıdaki dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu mahkeme kararının, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı sonucuna varılarak davalı idarenin kararın bu kısmına yönelik istinaf istemi yönünden reddine, maddi ve manevi tazminata uygulanan faize yönelik kısım yönünden yapılan incelemede ise, davacılardan ... lehine hüküm altına alınan 85.558,00 TL maddi tazminatın, dava dilekçesinde talep edilen 25.000,00 TL'lik kısmının adli yargıda dava açma tarihi olan 02/10/2014 tarihinden itibaren, miktar artırımı suretiyle artırılan 60.558,00 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 30/01/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak kararın hüküm fıkrasının bu şekilde düzeltilerek istinaf başvurusunun bu kısım yönünden düzeltilerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıların hizmet kusuru izafe ettiği itfaiye işleri birimi, 6360 sayılı yasa ile Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne devrolunduğu, bu sebeple davacıların tazminat taleplerinden kendilerinin değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sorumlu olduğu, somut olayda bir hizmet kusuru atfedilecekse bunun ağır kusur olması gerektiği, gerek yangının ortaya çıkmasında gerekse yangın neticesinde ölüm ve yaralanmanın meydana gelmesinde kendilerinin ve çalışanlarının hiçbir kusuru bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup; temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir'' cümlesi, aynı Kanunun 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanuna Geçici 7. madde olarak ''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır. '' cümlesi eklenmiştir.
İdarenin işlem, eylem ve faaliyetleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini için açılan davalarda; eksilen ya da yoksun kalınan maddi değerin zaman içinde gecikmesi, bu gecikmeden doğan zararın telafisi için hükmedilecek maddi tazminata 3095 sayılı Kanun uyarınca faiz yürütülmesini gerekli kılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması ilkesi benimsenmiştir. Nitekim bu durum, Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir.
Dava şartı olan ön karar için idareye yapılan başvuruda ihlal edilen hakkın yerine getirilmesinin istenilmesi esas olup, idare ile işin esasında ihtilafa düşüldükten, başka bir ifadeyle, tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; Mahkeme kararında "toplam 110.558,00-TL tazminat tutarının (25.000 TL'sinin adli yargıda ilk davanın açıldığı 02/10/2014 tarihinden, 25.000,00-TL'sinin(Manevi tazminata) adli yargıdaki dava tarihinden (02/10/2014), 60.558,00-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden (30/01/2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı ... 'a ödenmesine" ibaresinin "toplam 85.558,00,-TL tazminat tutarının adli yargıda davanın açıldığı 02/10/2014 tarihinden ve 25.000,00-TL manevi tazminat miktarının adli yargıdaki dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?