‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2020/2998 K.2023/7693

Esas No: 2020/2998 · Karar No: 2023/7693 · Karar Tarihi: 21.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2998
Karar No : 2023/7693

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Yapı Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Rize-Artvin Havalimanı alt-yapı işleri için Rize ili Pazar ilçesi ... Köyünde II-A grubu bazalt hammaddesinin üretimi için 5 yıllık süre ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından mülga Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı XI. Bölge Müdürlüğüne verilen ... tarihli ve ...sayılı hammadde üretim izin belgesine konu işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 19.12.2018 tarihinde mahallinde Keşif ve Bilirkişi İncelenmesi üzerine düzenlenen 18.04.2019 tarihli raporda "davacı şirketin II-a grubu ruhsat sahası içerisinde bulunan alanda, şirket tarafından üretim ve/veya madencilik faaliyetine yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı, bu alanda ileride hayata geçirilmesi düşünülen proje ve/veya projelerin resmi bir geçerliliği olmadığından bahisle, dava konusu hammadde üretim izni verilen alanda yapılacak hammadde üretiminin, madencilik faaliyetlerine engel olmayacağı, ve herhangi bir kaynak kaybına yol açmayacağı," şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, ancak her ne kadar bilirkişilerce bu kanaate varılmış ise de davalı idare tarafından hammadde üretim izni verilen alan ile davacı şirket uhderinde bulunan Çed Gerekli değildir kararı ile işletme ruhsatı alınan alanın 1215 m2 çakıştığı, bu kısım için tabii olarak bir kaynak kaybının söz konusu olacağı, davacı şirketin ruhsat başlangıç tarihi 19.01.2017 bitim tarihi 19.01.2027 olan 10 yıl süreli, II-a Grubu İşletme Ruhsatının bulunduğu ve işbu ruhsatın dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarı ile de güncel olduğu dikkate alındığında, davacı şirket tarafından, ruhsat sahasında işlem veya keşif tarihi itibariyle herhangi bir üretim ve/veya madencilik faaliyetinde bulunulmamasının, işletme ruhsatının hukuksal varlığının devam ettiği yani ruhsatın bitim tarihi olan 19.01.2027 tarihine kadar üretim ve/veya madencilik faaliyetinde bulunulamayacağı anlamına gelmediği, işletme ruhsatı bulunan alanda üretim ve/veya madencilik faaliyetine başlamanın davacı şirketin hukuksal tasarruf ve uhdesinde bulunduğu, bu kapsamda, davacı şirketin II-a Grubu İşletme Ruhsatının hukuksal varlığı devam ettiği süreçte, davalı idarenin dava konusu işlem kapsamında hammadde üretim izni verilen alanda yapacağı bazalt hammaddesi üretim faaliyetinin, davacı şirketin işletme ruhsatının bulunduğu alanda rezerv azalmasına ve dolayısıyla da kaynak kaybına neden olacağı ve davacının tasarruf hakkını kısıtlayacağı açık olduğundan, anılan bilirkişi raporunda yer alan, "hammadde üretim izni verilen alanda yapılacak hammadde üretiminin, kaynak kaybına yol açmayacağı," şeklindeki tespit ve görüşe açıklanan nedenlerle itibar edilemediği, bu durumda; Rize-Artvin Havalimanı alt-yapı işleri için Rize ili Pazar ilçesi ... Köyünde II-A grubu bazalt hammaddesinin üretimi için 5 yıllık süre ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından mülga Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı XI. Bölge Müdürlüğüne verilen ... tarihli ve ... sayılı hammadde üretim izininin, üretim yapılacak davacıya ait ruhsatlı alanda kaynak kaybına neden olacağı açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Hakimin; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor isteyebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabileceği gibi, bilirkişi raporunda yazılı olan bilgi ve açıklamalardan, bu raporun sonucunun doğru olmadığını takdir edebilecek ölçüde bilgiye sahip bulunduğu ve konuyu edinilen bilgilerle çözümleyebileceği kanısına varabiliyorsa, yeni bir bilirkişi incelemesi yoluna gitmeden de bilirkişi raporundaki sonucun aksine bir karar verebileceği, bununla birlikte bilirkişi raporunun aksine karar verilmesine yönelik somut gerekçelerin de kararda belirtilmesi gerek raporun aksine karar verebilecek somut gerekçelerin uyuşmazlıkta bulunmadığı gibi Mahkemece de aksi durumun ortaya konulamadığı, 3213 sayılı Maden Kanununun 14. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Bakanlıkça ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verileceği, üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu kurumunun ihtiyacı olan üretimin madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılacağının düzenlendiği, bu kapsamda II-A grubu bazalt hammaddesinin üretimi için 5 yıllık süre ile verilen dava konusu hammadde üretim izninin; üretim yapılacak yerde bulunan davacı şirketin madencilik faaliyetlerine yönelik somut bir projesinin bulunmadığı ve çakışan alanın ruhsatlı saha ve üretim izni verilen alan büyüklüğü hesaba katıldığında çok küçük bir alan olduğu da dikkate alındığında, davacıya ait ruhsatlı alanda madencilik faaliyetlerine engel olmayacağı ve kaynak kaybına yol açmayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ruhsatlı alana sahibinden başka kimsenin giremeyeceği, ilk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, hammadde üretim izni verilmesinin madencilik faaliyetlerine engel olup olmayacağı ve verilen işletme projesinin uygun olup olmadığının değerlendirileceği, söz konusu kriterlerin değerlendirilmesi ve incelemesinin eksiksiz yerine getirildiği, dava dilekçesindeki kaynak kaybına yönelik iddiaların soyut ve afaki olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 21/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Dava; Rize-Artvin Havalimanı alt-yapı işleri için Rize ili, Pazar ilçesi, ... Köyünde II-A grubu bazalt hammaddesinin üretimi için 5 yıllık süre ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından mülga Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı XI. Bölge Müdürlüğüne verilen ... tarihli ve ... sayılı hammadde üretim izin belgesinin iptali istemiyle açılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanununun 14. maddesinde; "...Kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Bakanlıkça ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verilir. Üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu kurumunun ihtiyacı olan üretim madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılır. Bu izinler çerçevesinde yapılacak üretimden Devlet hakkı alınmaz ve izinler proje süresini aşamaz.(...)" hükmü yer almaktadır.
21.09.2017 gün ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin 60. maddesinde; "Hammadde üretim izni talep edilen alanda ruhsatlı saha bulunması halinde, yapılacak hammadde üretiminin madencilik faaliyetlerine engel olup olmayacağı ve kaynak kaybına yol açıp açmayacağı göz önünde bulundurularak mahallinde tetkik yapılır. Heyetin saha mahallinde yapacağı tetkik tarihi, hammadde talep sahibi ile ruhsat var ise ruhsat sahibine bildirilerek tetkik tarihinde saha mahallinde bulunulması istenir. İlgililerin, heyetin mahallinde yapacağı tetkike katılmamaları durumunda tetkik re'sen yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının altı aydan az süreli ve toplam bin tondan az olan miktarlardaki hammadde talepleri, talep edilen alanda yürüyen ruhsat hakları yok ise mahallinde tetkik yapılmadan da karşılanabilir. Bu kapsam dahilinde yürütülen faaliyetler için daimi nezaretçi atanması zorunluluğu yoktur. Ancak teknik ve emniyet yönünden meydana gelecek tüm olaylarda sorumluluk izin sahibi kamu kurum ve kuruluşuna aittir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliğinde 'Kaynak'; ''yerkabuğunda veya derinliklerinde; biçim, nitelik ve nicelik olarak muhtemel ekonomik beklentileri karşılayacak katı, sıvı ve gaz birikimleri'' olarak tanımlanmıştır.

Uyuşmazlıkta; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, Rize ili, Pazar ilçesi sınırları içerisinde yer alan ve II-A grubu bazalt hammadde rezervinin bulunduğu 91,98 hektarlık alanda, Rize-Artvin Havalimanı alt-yapı malzeme ihtiyacının karşılanması amacıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nden hammadde üretim izni talebinde bulunulduğu, söz konusu alan sınırları içerisinde davacı şirkete ait 99,99 hektarlık alanda, ruhsat başlangıç tarihi 19.01.2017 olan 10 yıl süreli, II-a grubu işletme ruhsatının bulunduğu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı XI. Bölge Müdürlüğü'e hammadde üretim izninin verildiği alan ile davacı şirketin ruhsat sahibi olduğu alanlarda Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından saha incelemesi yaptırıldığı, yapılan tetkikler sonucu 08-12.12.2017 tarihli tutanağın düzenlendiği, icra edilen saha incelemesine davacı şirket tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine sahada heyet tetkiki yaptırıldığı ve inceleme sonucu düzenlenen 26.12.2017 tarihli heyet raporunda, "İhalelik sahalar ve ER... sayılı II-a grubu ruhsat ile çakışmaktadır." tespiti ile
"Kaynak kaybı yoktur.", "talep alanında işletmecilik ve hammadde açısından herhangi bir sıkıntı yoktur." tespitlerine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi tarafından ise, mahallinde keşif ve bilirkişi incelenmesi üzerine düzenlenen 18.04.2019 tarihli raporda; "davacı şirketin II-a grubu ruhsat sahası içerisinde bulunan alanda, şirket tarafından üretim ve/veya madencilik faaliyetine yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı, bu alanda ileride hayata geçirilmesi düşünülen proje ve/veya projelerin resmi bir geçerliliği olmadığından bahisle, dava konusu hammadde üretim izni verilen alanda yapılacak hammadde üretiminin, madencilik faaliyetlerine engel olmayacağı, ve herhangi bir kaynak kaybına yol açmayacağı," şeklinde tespit ve görüşler sunulmuştur.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde 'Kaynak' kelimesi; yerkabuğunda veya derinliklerinde; biçim, nitelik ve nicelik olarak muhtemel ekonomik beklentileri karşılayacak katı, sıvı ve gaz birikimleri olarak tanımlanmış olup, içinde barındırdığı madenin grubuna uygun olarak ruhsat düzenlenen bir sahadaki madenin tamamı, ruhsatın sahibi için kaynaktır. Ruhsat sahibinin uhdesindeki kaynaktan yararlanamaması, kaynağına ulaşamaması ve kullanamaması halleri de ruhsat sahibi için bir kayıp ve beklentilerini karşılayamaması demektir. Bu durumda, bir maden sahasında kaynak kaybı olması durumu, sahada bulunan madenin çıkarılmasına bağlı olmayıp, ruhsat sahibinin kaynağına ulaşmasını engelleyen veya beklentilerini karşılayamamasına neden olan durumların da kaynak kaybı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; her ne kadar bilirkişilerce ''99,99 hektarlık II-a grubu işletme ruhsat sahası içerisinde 'ÇED gerekli değildir' kararı alınan alan ile Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü'ne ait HUİB alanıyla 1215 metrekarelik bir kısmının çakıştığı, ancak bu alanda davacı şirketin madencilik faaliyetlerine yönelik herhangi bir somut projesinin olmadığı, hammadde üretim izni verilen alanda yapılacak hammadde üretiminin, kaynak kaybına yol açmayacağı'' görüşü beyan edilmiş ise de, davacı adına düzenlenmiş ruhsatın hukuksal varlığını koruduğu ve madencilik faaliyetine başlama hususunun ruhsat sahibinin iradesinde olduğu hususu izahtan varestedir. İlaveten yukarı açıklandığı üzere, kaynak kaybının oluşması, madenin çıkarılmasına bağlı olmadığından, müdahil lehine verilen hammadde üretim izni nedeniyle ruhsat sahibi davacının maden kaynağına ulaşımının engellenerek kaynak kaybının oluştuğu açık olup, dava konusu Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından mülga Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı XI. Bölge Müdürlüğüne verilen ... tarihli ve ... sayılı hammadde üretim izin belgesinin davacının ruhsatlı alanı ile çakışan kısım açısından hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak verilen davanın reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?