‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2020/2167 K.2023/4083

Esas No: 2020/2167 · Karar No: 2023/4083 · Karar Tarihi: 26.09.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2167
Karar No : 2023/4083

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi Ticaret A. Ş.

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Ladik ilçesinde, davacının uhdesinde bulunan … sicil nolu II-A grup kalker işletme ruhsatlı maden sahasının kayıtlarında yapılan inceleme sonucu, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı devlet haklarına teşvik uygulanarak beyan edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle teşvikin iptal edildiğinden bahisle tespit edilen Devlet haklarının (2010,2011,2012,2013 ve 2014 yılı hazine payları) bağlı olunan vergi dairesine ödenerek makbuz asıllarının 2 ay içerisinde gönderilmesinin istenilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Maden Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasında 2010 yılında yapılan değişiklikten sonra, madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesislerinin, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmeyeceği yönündeki düzenlemeye göre, bu tesislerin imalat sanayi sektörü dışında olması halinde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılmayacağı açık ise de, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan devlet hakkının %50'sinin alınmayacağına ilişkin ikinci fıkrada yer alan düzenlemenin, birinci fıkradan bağımsız, farklı bir uygulama olduğu, 2005 yılından itibaren 04/02/2015 tarihinde kabul edilen 6592 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe kadar ikinci fıkrada herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ayrıca ikinci fıkranın bu indirimden yararlandırılmayacakların sayıldığı ikinci cümlesinde, II-a Grubu madenlerin de açıkça belirtilmediği, bunun yanı sıra 9. maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan, mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesinin %50 devlet hakkı indiriminden yararlanamayacağı yönündeki düzenleme ile II-a Grubu madenlerin, agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar olduğu da dikkate alındığında, üretilen çimento ile işlenmemiş ve evsafı değişmemiş kalkeri birbirinden ayırmak gerektiği, bu kapsamda, ilgili dönemde, ürettiği kalkeri yurt içinde ve kendi tesisinde işleyerek ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Kanun'un 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, Samsun ili, Ladik ilçesinde, davacının uhdesinde bulunan … sicil nolu II-A grup kalker işletme ruhsatlı maden sahasının kayıtlarında yapılan inceleme sonucu, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı devlet haklarına teşvik uygulanarak beyan edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle teşvikin iptal edildiğinden bahisle tespit edilen Devlet haklarının (2010,2011,2012,2013 ve 2014 yılı hazine payları) bağlı olunan vergi dairesine ödenerek makbuz asıllarının 2 ay içerisinde gönderilmesinin istenilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, davacının 3213 sayılı Kanun'un 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf istemi ise reddedilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihindeki halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticarî değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir.
Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
II. (Değişik: 10/6/2010-5995/1 md.) Grup madenler
a) (Değişik: 4/2/2015-6592/1 md.) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi
kayaçlardan agrega, hazır beton ve asfalt yapılarak kullanılan kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar.
c) (Ek: 4/2/2015-6592/1 md.) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar..." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanunun 10/06/2010 günlü ve 5995 sayılı Yasayla değişik 9. maddesinde 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki halinde; “Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez.
Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının % 50'si alınmaz. Bu hüküm I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.” hükmü yer almakta iken; 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra ise, “Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez.
Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının % 50'si alınmaz. Bu hüküm I. Grup madenler, II. Grup (a) ve (c) bendi madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Kalker gibi mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, II. Grup madenler olarak sayılmıştır. Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'sinin alınmayacağı, ancak, bu hükmün I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat...gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağı açıktır. Nitekim, 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklik ile II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için %50 devlet hakkı indiriminin uygulanmayacağına ilişkin açık düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu durumda, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin hammaddesi olarak kullanılması sebebiyle, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 9. maddesinde devlet hakkı için öngörülen teşvik uygulamasından yararlandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?