‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2020/2040 K.2024/6779

Esas No: 2020/2040 · Karar No: 2024/6779 · Karar Tarihi: 12.12.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2040
Karar No : 2024/6779

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : Müflis ... Madencilik Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş.

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, ... Mevkiinde ormanlık alanda stok halinde bulunan elek üstü malzemenin nakliyesinin 30 günlük süre içinde yapılmasına ilişkin işlemin geri alınmasına, dere mecrasından ve orman alanından kum-çakıl ve eleküstü malzeme alınamayacağına ilişkin Antalya Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının uygulanması sonucu ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan tespit davasında yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, tespite konu yerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu Taşkın Koruma ve Islah Projesi kapsamında yer aldığı, davacının gösterdiği yerlerde toplam 677.721m3 malzeme bulunduğu tespit edilmiş, davalı idarece sunulan belgelerden, davacının Boğaçayı havzasında faaliyette bulunması için Maden Kanunu kapsamında mevcut bir ruhsatı bulunmadığı, davacının Taşocakları Nizamnamesine göre 1993-1997 yılları arası kum- çakıl ocağı işletmek için Antalya Valiliği Özel İdare Müdürlüğü tarafından verilmiş taş ocağı açma ve işletme ruhsatı bulunduğu, bu ruhsatların ruhsat süresi sonunda dereden ya da stokta kalan malzemenin alınmasına yönelik hak sağlayan bir ruhsat olmadığını, ayrıca davacının Maliye ile stok malzemenin işlenmesi konusunda 22.03.2002-22.03.2005 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan üç yıllık kira sözleşmesinin süresinin sona erdiği, 15.07.1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu toplantısında alınan kararda, halihazırda belli bir malzeme stoğu olduğunu iddia eden tesislerin bu stoklarını en geç üç ay içinde Boğaçayı havzası dışına taşımalarına, bu süre içinde taşınmayan malzemelerin alana serilmesine karar verildiğinin görüldüğü, davacının her ne kadar eleküstü malzemeyi ruhsat sahası dışına taşımış olduğunu iddia etmekte ise de; söz konusu malzemenin yine Mahalli Çevre Kurulu kararıyla yasaklanan bölgede kaldığı, dosyada ekli belgelerden Boğaçayı havzasındaki ocak ve tesislerin çevreye büyük ölçüde zarar verdiği, can ve mal güvenliği açısından sakınca yarattığı, deniz kirliliğine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu, taşımacılık nedeniyle yerleşim alanlarına zarar verildiğinin mahallinde çalışma yapan komisyon raporları ile tespit edildiğinden bu alandaki tüm tesislerin faaliyetlerinin 08.02.1995 ve 15.07.1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu kararları ile durdurulduğu anlaşıldığından, davacı şirketin talep ettiği malzemenin de Mahalli Çevre Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla yasaklı bölge dışına çıkarılan alan içinde olmadığı bölgeden malzeme alınmasının hukuka uygun olmadığı" sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile ilgili Mahkeme ve Danıştay bozma kararının incelenmesinden, davacının maden sahasındaki stok malzeme alım faaliyetinin durdurulmasının yargı kararının uygulanması noktasında bir zorunluluktan kaynaklandığı, davacının eleküstü malzemesinin yine Mahalli Çevre Kurulu kararıyla yasaklanan bölgede kaldığı, dosyada ekli belgelerden ... havzasındaki ocak ve tesislerin çevreye büyük ölçüde zarar verdiği, can ve mal güvenliği açısından sakınca yarattığı, deniz kirliliğine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu, taşımacılık nedeniyle yerleşim alanlarına zarar verildiğinin mahallinde çalışma yapan komisyon raporları ile tespit edildiğinden bu alandaki tüm tesislerin faaliyetlerinin 08/02/1995 ve 15/07/1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu kararları ile durdurulduğu anlaşıldığından, davacı şirketin talep ettiği malzemenin de Mahalli Çevre Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla yasaklı bölge dışına çıkarılan alan içinde olmadığı, bölgeden malzeme alınmasının hukuka uygun olmadığı görülerek ... İdare Mahkemesi'nde açmış olduğu davanın reddine karar verildiği, bakılan davanın da işbu Mahkeme kararının uygulanmasına yönelik olduğu görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3213 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmeliklerde ruhsat sahası dışında bulunan işbu malzemenin nakledilmesi için bir izin veya ruhsat alınması gerektiğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği, Maden Kanunu'nun 36. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, çünkü zaten davacı şirketin dava konusu malzemeyi ruhsat dışı farklı bir sahada depoladığı, Mahalli Çevre Kurulu kararının şirketin talebine engel olmadığı gibi aleyhine bir hüküm de getirmediği, hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada şirketin beyan ettiği eski izinli alanlar dışındaki malzeme olarak nitelendirilen 41.905 m2 alan üzerindeki malzemenin müsaderesine karar verildiği, daha önceden ruhsatlı olarak çalıştığı alan üzerinde stokladığı malzeme nedeniyle ceza almadığı, idari işlemin geri alınmasında idarenin sınırsız bir yetkiye sahip olmadığı, hukuka aykırı işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?