Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2019/5051 K.2023/6802
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5051
Karar No : 2023/6802
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACILAR)
1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar yakını ...'ın İzmir İli, ... Mahallesi .... Sokaktan geçerken idarenin gerekli koruyucu önlemleri almaması nedeni ile Melez Çayının dere yatağına düşerek vefat etmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen 173.854,07-TL maddi, 300.000,00-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; meydana gelen ölüm olayı nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarası ile yürütülen soruşturma sonucunda ilgililer hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esasına kayden taksirle adam öldürme suçu kapsamında dava açıldığı, anılan Mahkemece 26/05/2017 tarihinde olay mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ve bu karar doğrultusunda gerçekleştirilen keşif sonrasında hazırlan bilirkişi raporunda özetle, ölüm ile sonuçlanan kazanın meydana geldiği yerin insanların yoğun olduğu sanayi bölgesinde yer alan ve her an bir çocuk ya da özürlü bir vatandaşın geçme ihtimali olabilecek bir yer olması nedeniyle korkuluk ya da gerekli önlemlerin alınmaması açısından davalı idare bünyesinde ilgili birimlerin asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, anılan bilirkişi raporunun karara esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu, davacılar yakını müteveffanın İzmir İli, ... Mahallesi .... Sokaktan yaya olarak geçtiği, davalı idare tarafından da çıkmaz sokak olduğu belirtilen sokağın sonunun davalı idarenin bakım ve denetimi altında bulunan Çitlanbik deresi yatağına çıktığı, ceza yargılaması sırasında mahallinde yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere anılan sokağın engelli ve çocuklar da dahil olmak üzere yoğun şekilde kullanılan bir sokak olduğu, olay günü yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerde ve yürütülen ceza kovuşturması kapsamında davalı idarenin ilgili birim sorumlularının verdiği ifadelerde; söz konusu sokağın sonunda, dere yatağı kıyısında, bölgedeki sanayi esnafı tarafından istiflenen ekipmanlar nedeniyle korkuluk yapılamadığının belirtildiği; bir başka ifade ile olay günü çıkmaz sokak sonunda bulunan dere yatağı kıyısında koruyucu ekipman ya da herhangi bir önlemin bulunmadığının sabit olduğu, yine müteveffaya yapılan otopsi sonucunda hazırlanan raporda da ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı beyin yaralanması olduğunun belirtilmiş olması karşısında, davalı idarenin bakım ve denetimi altında bulunan dere yatağında gerekli önlemleri almamış olması nedeniyle kusurlu davrandığı ve bu hareketsizliği nedeniyle davacılar yakını müteveffanın dere yatağına düşerek ölmesine sebebiyet verdiği bu nedenle davacıların uğradığı zararların kusurlu davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna varılmış; dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile 173.854,07-TL destekten yoksun kalma zararı olduğu hesaplanan Emine Ertan'ın 173.854,07-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, bu miktarın idareye başvuru tarihi olan 28/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden alınarak davacı Emine Ertan'a ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı idarenin olaydaki kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... ve ... için 20.000,00-TL'er olmak üzere 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi'nce; kabul edilen manevi taminat tutarı üzerinden hesaplanan 8.050,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine hükmedilmiş olmasına rağmen reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 19.750,00-TL avukatlık ücretinin davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun davalı idare lehine hükmedilen 19.750,00-TL avukatlık ücretine yönelik kısmı bakımından kabulü ile İdare Mahkemesi kararının 19.750,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davalı idare lehine (kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan vekalet ücretini geçmeyecek şekilde) belirlenen 8.050,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, İdare Mahkemesi kararının diğer kısımlarının ise hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı ve davacıların diğer iddiaları yönünden istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davanın karşı tarafı harçtan muaf idare olduğu için nispi karar harcına hükmedilemeyeceği, reddedilen manevi tazminat tutarı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği; davalı tarafından ise, derelerin ıslahı konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yetkili bulunduğu, dereye bağlanan çıkmaz sokaklarda araç ve yaya güvenliğine ilişkin gerekli tedbirleri almanın da ilçe belediyesinin görevinde olduğu, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiği, kaldı ki ceza yargılaması sonucunda ilgili görevlilerin beraatine karar verildiği ve yargılamada bu rapora itibar edilmediği; olay yerinin çıkmaz sokak, ölenin görme engelli bir şahıs olduğu, dere yatağına nasıl düştüğüne dair görgü tanığı bulunmadığı, eylem ile zarar arasında illiyet bağı kurulamayacağı; davacılara gelir bağlanmışsa bunun da zarar hesabında dikkate alınması gerektiği, öte yandan olayda müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, kabul edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, ayrıca Bölge İdare Mahkemesi'nce lehlerine ödenmesine karar verilen vekalet ücretinin kaldırılarak yeniden karar verilmesinin de hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5051
Karar No : 2023/6802
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACILAR)
1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar yakını ...'ın İzmir İli, ... Mahallesi .... Sokaktan geçerken idarenin gerekli koruyucu önlemleri almaması nedeni ile Melez Çayının dere yatağına düşerek vefat etmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen 173.854,07-TL maddi, 300.000,00-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; meydana gelen ölüm olayı nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarası ile yürütülen soruşturma sonucunda ilgililer hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esasına kayden taksirle adam öldürme suçu kapsamında dava açıldığı, anılan Mahkemece 26/05/2017 tarihinde olay mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ve bu karar doğrultusunda gerçekleştirilen keşif sonrasında hazırlan bilirkişi raporunda özetle, ölüm ile sonuçlanan kazanın meydana geldiği yerin insanların yoğun olduğu sanayi bölgesinde yer alan ve her an bir çocuk ya da özürlü bir vatandaşın geçme ihtimali olabilecek bir yer olması nedeniyle korkuluk ya da gerekli önlemlerin alınmaması açısından davalı idare bünyesinde ilgili birimlerin asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, anılan bilirkişi raporunun karara esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu, davacılar yakını müteveffanın İzmir İli, ... Mahallesi .... Sokaktan yaya olarak geçtiği, davalı idare tarafından da çıkmaz sokak olduğu belirtilen sokağın sonunun davalı idarenin bakım ve denetimi altında bulunan Çitlanbik deresi yatağına çıktığı, ceza yargılaması sırasında mahallinde yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere anılan sokağın engelli ve çocuklar da dahil olmak üzere yoğun şekilde kullanılan bir sokak olduğu, olay günü yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerde ve yürütülen ceza kovuşturması kapsamında davalı idarenin ilgili birim sorumlularının verdiği ifadelerde; söz konusu sokağın sonunda, dere yatağı kıyısında, bölgedeki sanayi esnafı tarafından istiflenen ekipmanlar nedeniyle korkuluk yapılamadığının belirtildiği; bir başka ifade ile olay günü çıkmaz sokak sonunda bulunan dere yatağı kıyısında koruyucu ekipman ya da herhangi bir önlemin bulunmadığının sabit olduğu, yine müteveffaya yapılan otopsi sonucunda hazırlanan raporda da ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı beyin yaralanması olduğunun belirtilmiş olması karşısında, davalı idarenin bakım ve denetimi altında bulunan dere yatağında gerekli önlemleri almamış olması nedeniyle kusurlu davrandığı ve bu hareketsizliği nedeniyle davacılar yakını müteveffanın dere yatağına düşerek ölmesine sebebiyet verdiği bu nedenle davacıların uğradığı zararların kusurlu davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna varılmış; dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile 173.854,07-TL destekten yoksun kalma zararı olduğu hesaplanan Emine Ertan'ın 173.854,07-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, bu miktarın idareye başvuru tarihi olan 28/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden alınarak davacı Emine Ertan'a ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı idarenin olaydaki kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... ve ... için 20.000,00-TL'er olmak üzere 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi'nce; kabul edilen manevi taminat tutarı üzerinden hesaplanan 8.050,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine hükmedilmiş olmasına rağmen reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 19.750,00-TL avukatlık ücretinin davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun davalı idare lehine hükmedilen 19.750,00-TL avukatlık ücretine yönelik kısmı bakımından kabulü ile İdare Mahkemesi kararının 19.750,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davalı idare lehine (kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan vekalet ücretini geçmeyecek şekilde) belirlenen 8.050,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, İdare Mahkemesi kararının diğer kısımlarının ise hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı ve davacıların diğer iddiaları yönünden istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davanın karşı tarafı harçtan muaf idare olduğu için nispi karar harcına hükmedilemeyeceği, reddedilen manevi tazminat tutarı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği; davalı tarafından ise, derelerin ıslahı konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yetkili bulunduğu, dereye bağlanan çıkmaz sokaklarda araç ve yaya güvenliğine ilişkin gerekli tedbirleri almanın da ilçe belediyesinin görevinde olduğu, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiği, kaldı ki ceza yargılaması sonucunda ilgili görevlilerin beraatine karar verildiği ve yargılamada bu rapora itibar edilmediği; olay yerinin çıkmaz sokak, ölenin görme engelli bir şahıs olduğu, dere yatağına nasıl düştüğüne dair görgü tanığı bulunmadığı, eylem ile zarar arasında illiyet bağı kurulamayacağı; davacılara gelir bağlanmışsa bunun da zarar hesabında dikkate alınması gerektiği, öte yandan olayda müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, kabul edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, ayrıca Bölge İdare Mahkemesi'nce lehlerine ödenmesine karar verilen vekalet ücretinin kaldırılarak yeniden karar verilmesinin de hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.