‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2019/4023 K.2023/883

Esas No: 2019/4023 · Karar No: 2023/883 · Karar Tarihi: 27.02.2023
3213 sayılı Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun3213 sayılı Maden Kanun6098 sayılı Türk Borçlar Kanun2577 sayılı Kanun
Özet: Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4023 E.  ,  2023/883 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/4023 Karar No : 2023/883 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik A. Ş. VEKİLİ : Av… KARŞI TARAF (DAVALI) : … İşleri Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av… Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4023
Karar No : 2023/883

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik A. Ş.

**VEKİLİ:** Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … İşleri Genel Müdürlüğü

**VEKİLLERİ:** Av…
Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi sınırları dahilinde davacı şirket uhdesinde bulunan S: … ve S:… maden ruhsatlı sahalarla ilgili olarak davacı şirket ile … Müşavirlik Hizmetleri Mad. Müh. İş Güv. Tic. Ltd. Şti. ile Yetkilendirilmiş Tüzel Kişi sözleşmesinin yapılmasına karşın sahanın rödovansçısı olan … Modern İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin kendileri ile yapılan sözleşme kapsamında yetkilendirilmiş tüzel kişisi olarak … Müş. Çev. Dan. Mad. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kabul edilmesi yönündeki istem üzerine yapılan değerlendirme sonucuna göre anılan şirketin yetkilendirilmiş tüzel kişi olarak kabul edilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararında; davacı şirketçe rödovansçı şirkete verilen, ancak bilahare iptal edilip Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile nama ifaya izin ve yetki verilen muvafakatname ve yetki belgelerinin içeriğinin incelenmesinden, muvafakatnamenin "rödovansçı şirkete her türlü proje (inşaat, turizm, rehabilitasyon, maden ve benzeri projeler) yapılması ve uygulanması için anılan maden ruhsatı sahibi olarak kazanılan maden haklarından herhangi bir hak talep edilmeksizin kayıtsız muvafakat edildiği ve aynı muvafakatnamede proje konuları kapsamında muvafakat verilen şirketin kendi isteği doğrultusunda özel ve tüzel kişilere muvafakat verebileceğine" ilişkin olduğu, vekaletnamenin ise "davacı şirketin rödövans sözleşmesi gereği madencilik faaliyetine yönelik her türlü işlemleri ile ilgili olarak Başbakanlık, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve sair tüm kurumlar nezdinde ruhsat sahibi şirket adına her türlü belge ve dilekçeyi vermeyi, adlarına tanzim edilecek her türlü belgeyi almayı, 3213 sayılı Kanun uyarınca maden ruhsatı uyarınca arazi kullanım bedeli izni için müracaat yapmayı, orman müracaatına konu rehabalitasyon projeleri hazırlatıp sunmaya, işyeri açma ve çalışma ruhsatı talep etmeye, çevre kanununa göre alınması gereken izinleri almaya, ÇED projeleri yapmaya veya ÇED belgesi almaya, ihtilaflı ihtilafsız iş ve muameleleri takip ve yerine getirmeye" ilişkin olduğunun görüldüğü, bu durumda, nama ifasına izin ve yetki verilen muvafakatname ve yetki belgelerinin kapsamı, içeriği, kararın gerekçesi ile yetkilendirilmiş tüzel kişilerin Maden İşleri Genel Müdürlüğüne verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamakla görevli olduğu hususları hep birlikte dikkate alındığında, sulh hukuk mahkemesinin nama ifaya izin ve yetki verilmesine ilişkin kararının rödövansçı şirketin yetkilendirimiş tüzel kişiyle sözleşme yapılmasını da kapsadığı sonucuna ulaşılarak, sulh hukuk mahkemesi kararının uygulanmasını teminen görevli YTK komisyonunca alınan karar doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme sebep oluşturan vekaletname ve muvafakatnamenin 2013 yılında verildiği, oysa Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiliğe ilişkin yasal düzenlemenin 2016 yılında getirildiği, buna göre 2013 yılında yürürlükte olmayan bir konu hakkında rödovansçının yetkilendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, her ne kadar dava konusu işleme sebep oluşturan vekaletname ve muvafakatnamenin 2013 yılında verildiği, oysa Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiliğe ilişkin yasal düzenlemenin 2016 yılında getirildiği, buna göre 2013 yılında yürürlükte olmayan bir konu hakkında rödovansçının yetkilendirilmesinin mümkün olmadığıiddia edilmekte ise de;
Dava konusu Yetkilendirilmiş Tüzel Kişi sözleşmesinin yapılmasının amacının, tüzel kişiler veya maden arama faaliyeti yürütenlerin ya da işletmecilerinin, 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamak ve tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecilerinin Genel Müdürlükçe yetkilendirilmiş tüzel kişi olarak yetkilendirilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması, süresinin uzatılması ve iptal edilmesi, çalıştıracakları elemanların nitelikleri ile ilgili hususların oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin S:..., S:... sayılı maden ruhsatı sahibi olduğu, davacı şirketçe ruhsat sahalarındaki madenlerin işletilerek değerlendirilmesi amacıyla ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. ile rödövans sözleşmesi yapıldığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından rödövansçı şirket lehine Beyoğlu 34. Noterliği'nce tanzim edilen 26 Mart 2013 tarih ve … yevmiye numaralı "muvafakname" ve aynı tarih ve … yevmiye numaralı "vekaletname" verildiği,
Muvafakatnamenin "rödovansçı şirkete her türlü proje (inşaat, turizm, rehabilitasyon, maden ve benzeri projeler) yapılması ve uygulanması için anılan maden ruhsatı sahibi olarak kazanılan maden haklarından herhangi bir hak talep edilmeksizin kayıtsız muvafakat edildiği ve aynı muvafakatnamede proje konuları kapsamında muvafakat verilen şirketin kendi istediği doğrultusunda özel ve tüzel kişilere muvafakat verebileceğine" ilişkin olduğu, vekaletnamenin ise "davacı şirketin rödövans sözleşmesi gereği madencilik faaliyetine yönelik her türlü işlemleri ile ilgili olarak Başbakanlık, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve sair tüm kurumlar nezdinde ruhsat sahibi şirket adına her türlü belge ve dilekçeyi vermeyi, adlarına tanzim edilecek her türlü belgeyi almayı, 3213 sayılı Kanun uyarınca maden ruhsatı uyarınca arazi kullanım bedeli izni için müracaat yapmayı, orman müracaatına konu rehabalitasyon projeleri hazırlatıp sunmaya, işyeri açma ve çalışma ruhsatı talep etmeye, çevre kanununa göre alınması gereken izinleri almaya, ÇED projeleri yapmaya veya ÇED belgesi almaya, ihtilaflı ihtilafsız iş ve muameleleri takip ve yerine getirmeye" ilişkin olduğu görülmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502. maddesinde "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
." olarak tanımlanırken; 504. maddesinde ise "Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.
Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.
Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz," hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu edilen Yetkilendirilmiş Tüzel Kişi sözleşmesinin yapılması yetkisinin vekilin özel olarak yetkili kılınması gerekli hallerden olmadığı hususu da göz önüne alınarak, davacı tarafından verilen muvafakatname ve vekaletnamenin kapsamı, içeriği doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararınınyukarıda yer alan açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?