Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2019/3420 K.2023/6990
Özet: Uyuşturmazlık, bazı yol ve caddelerin ücretli otopark olarak tahsisiyle ilgili encümen kararının iptali talebidir. Mahkeme, temyiz isteğini reddederek kararın bozulmamasını kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2019/3420
Karar No: 2023/6990
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mersin İli, ... İlçesi'nde bulunan bazı yol ve caddelerin ücretli otopark olarak tahsisine ilişkin encümen kararının kaldırılması talebiyle yaptığı 03.05.2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile hazırlanan listede mahallesi, adresi, doluluk oranı, uzunluğu ve araç sayısı yer alan 30 adet park yerinin kiraya verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilimsel herhangi bir etüt çalışması yapılmadan yol boyu otopark düzenlemeleri yapıldığı, yol kenarı otopark standartlarında, her bir araç için 2,4 m genişliğinde ve 6 – 6,7 m uzunluğunda bir alan ihtiyacı olduğu ve yol kenarı otoparklarında, yoldaki trafik akımını bozmayacak şekilde, iki yönlü trafikte en az 3 şeritli yolda ve bir kenarda, büyük şehirlerdeki merkezi iş alanlarında bir yönde en az yine 3 şeridi olan geniş yol kesimlerinde yapılabileceği hususları genel kabul iken; dava konusu yol boyu otopark düzenlemelerinde her bir otopark alanında 4 m uzunluğunda bir alan ayrıldığı, ayrılan bu uzunluğun araçların yol boyu otoparka giriş ve çıkışlarda manevra kabiliyeti açısından yeterli olmadığı, birden çok ileri geri manevra yapılarak yoldaki trafiğin kesileceği ve trafik güvenliği açısından tehdit oluşturacağı, ayrıca yol boyu otopark olarak kullanılan çoğu güzergahlarda (4, 5, 6 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 23, 25, 26, 28, 29 ve 30) şerit sayısının yeterli olmaması nedeniyle yol kapasitesinin azaldığı, yoldaki trafik akımında sorun oluşturduğu / oluşturacağı, bu taşıtlar arasındaki yaya hareketleri de düşünüldüğünde bu durumun da trafik güvenliği açısından tehdit oluşturduğu ve ulaşımı güçleştirdiği, bazı güzergâhların (13, 23 ve 24) imar planında yaya yolu olarak planlanmasına rağmen, dava konusu işlemle bu yolların da kullanım fonksiyonunun yol boyu otopark olarak değiştirildiği, yaya yollarının yaya hareketinin sağlandığı ve acil durumlarda ambulans, itfaiye gibi servis araçlarının kullandığı yollar olduğu, bu yolların otopark olarak kullanılmasıyla trafik güvenliği açısında sorun teşkil etmesinin yanında can ve mal güvenliği açısından da sorunlara yol açabileceği, yapılan düzenlemeler sonucunda mevcut yol, otopark, çıkmaz yol ve yaya yolu kullanımlarının, “yol boyu otopark” ve “yol” kullanımlarına dönüştürüldüğü; belirtilenler çerçevesinde yapılan bu değişikliklerle trafik güvenliği sorunlarının oluştuğu / oluşacağı, ulaşımın güçleştiği, can ve mal güvenliği açısından sorun oluşabileceği ve bu kapsamda mevcut yolların değişiklik sonrasında kamuya hizmet vermesinin güçleşeceği, buna bağlı olarak, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu hususunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmü; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; Davacının, Mersin İli, ... İlçesi'nde bulunan bazı yol ve caddelerin ücretli otopark olarak tahsisine ilişkin encümen kararının kaldırılması talebiyle yaptığı 03.05.2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile hazırlanan listede mahallesi, adresi, doluluk oranı, uzunluğu ve araç sayısı yer alan 30 adet park yerinin kiraya verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin genel ve soyut değil somut yerlerin belirlenmesine ilişkin olduğu, genel niteliğe haiz düzenleyici işlem niteliğinde olmadığından, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında yer almadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 08/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2019/3420
Karar No: 2023/6990
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mersin İli, ... İlçesi'nde bulunan bazı yol ve caddelerin ücretli otopark olarak tahsisine ilişkin encümen kararının kaldırılması talebiyle yaptığı 03.05.2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile hazırlanan listede mahallesi, adresi, doluluk oranı, uzunluğu ve araç sayısı yer alan 30 adet park yerinin kiraya verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilimsel herhangi bir etüt çalışması yapılmadan yol boyu otopark düzenlemeleri yapıldığı, yol kenarı otopark standartlarında, her bir araç için 2,4 m genişliğinde ve 6 – 6,7 m uzunluğunda bir alan ihtiyacı olduğu ve yol kenarı otoparklarında, yoldaki trafik akımını bozmayacak şekilde, iki yönlü trafikte en az 3 şeritli yolda ve bir kenarda, büyük şehirlerdeki merkezi iş alanlarında bir yönde en az yine 3 şeridi olan geniş yol kesimlerinde yapılabileceği hususları genel kabul iken; dava konusu yol boyu otopark düzenlemelerinde her bir otopark alanında 4 m uzunluğunda bir alan ayrıldığı, ayrılan bu uzunluğun araçların yol boyu otoparka giriş ve çıkışlarda manevra kabiliyeti açısından yeterli olmadığı, birden çok ileri geri manevra yapılarak yoldaki trafiğin kesileceği ve trafik güvenliği açısından tehdit oluşturacağı, ayrıca yol boyu otopark olarak kullanılan çoğu güzergahlarda (4, 5, 6 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 23, 25, 26, 28, 29 ve 30) şerit sayısının yeterli olmaması nedeniyle yol kapasitesinin azaldığı, yoldaki trafik akımında sorun oluşturduğu / oluşturacağı, bu taşıtlar arasındaki yaya hareketleri de düşünüldüğünde bu durumun da trafik güvenliği açısından tehdit oluşturduğu ve ulaşımı güçleştirdiği, bazı güzergâhların (13, 23 ve 24) imar planında yaya yolu olarak planlanmasına rağmen, dava konusu işlemle bu yolların da kullanım fonksiyonunun yol boyu otopark olarak değiştirildiği, yaya yollarının yaya hareketinin sağlandığı ve acil durumlarda ambulans, itfaiye gibi servis araçlarının kullandığı yollar olduğu, bu yolların otopark olarak kullanılmasıyla trafik güvenliği açısında sorun teşkil etmesinin yanında can ve mal güvenliği açısından da sorunlara yol açabileceği, yapılan düzenlemeler sonucunda mevcut yol, otopark, çıkmaz yol ve yaya yolu kullanımlarının, “yol boyu otopark” ve “yol” kullanımlarına dönüştürüldüğü; belirtilenler çerçevesinde yapılan bu değişikliklerle trafik güvenliği sorunlarının oluştuğu / oluşacağı, ulaşımın güçleştiği, can ve mal güvenliği açısından sorun oluşabileceği ve bu kapsamda mevcut yolların değişiklik sonrasında kamuya hizmet vermesinin güçleşeceği, buna bağlı olarak, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu hususunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmü; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; Davacının, Mersin İli, ... İlçesi'nde bulunan bazı yol ve caddelerin ücretli otopark olarak tahsisine ilişkin encümen kararının kaldırılması talebiyle yaptığı 03.05.2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile hazırlanan listede mahallesi, adresi, doluluk oranı, uzunluğu ve araç sayısı yer alan 30 adet park yerinin kiraya verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin genel ve soyut değil somut yerlerin belirlenmesine ilişkin olduğu, genel niteliğe haiz düzenleyici işlem niteliğinde olmadığından, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında yer almadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 08/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.