Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/8879 K.2012/13361
Özet: Uyuşmazlık, Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi’nin 14.04.2009 tarihli ve 2007/22 esas, 2009/224 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine göre bozulması talebiyle ilgiliydi; mahkeme, kararın kanuna aykırı bulunduğunu belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiye ve dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verdi.
İhbarname No: KYB/2010-30945
6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına dair (BAKIRKÖY) 3. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2009 tarihli ve 2007/22 esas, 2009/224 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması hâlinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.02.2010 gün ve 2009/5816 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 16.03.2012 gün ve KYB/2010-30945 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme kararlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141 ve CMK.nun 34. maddeleri uyarınca gerekçeli yazılması anılan yasanın 230 ve 232. maddelerinde belirtilen hususları ihtiva etmesi zorunlu olup ceza hükmü kurulduktan sonra CMK.nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinde 7. fıkra uyarınca cezanın şahsileştirmesi ile ilgili karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılama sırasında edinilen kanaat zapta geçirilip görüş açıklandıktan sonra hazırlanan hüküm fıkrasının taraflar ve vekillerinin görmemesi için gerekli tedbirler alınıp imzalanarak kapalı bir zarf içine konulduğu belirtilerek hüküm fıkrasında ve gerekçeli kararda gerekçe ve ceza hükmü kurulmadan hükmolunan ceza miktarı ve buna bağlı olarak CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı da belirlenmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan, kanun yararına bozma talebine dayalı olarak Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede ileri sürülen neden yerinde görülmekle Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2009 gün ve 2007/22 esas, 2009/224 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına dair (BAKIRKÖY) 3. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2009 tarihli ve 2007/22 esas, 2009/224 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması hâlinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.02.2010 gün ve 2009/5816 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 16.03.2012 gün ve KYB/2010-30945 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme kararlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141 ve CMK.nun 34. maddeleri uyarınca gerekçeli yazılması anılan yasanın 230 ve 232. maddelerinde belirtilen hususları ihtiva etmesi zorunlu olup ceza hükmü kurulduktan sonra CMK.nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinde 7. fıkra uyarınca cezanın şahsileştirmesi ile ilgili karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılama sırasında edinilen kanaat zapta geçirilip görüş açıklandıktan sonra hazırlanan hüküm fıkrasının taraflar ve vekillerinin görmemesi için gerekli tedbirler alınıp imzalanarak kapalı bir zarf içine konulduğu belirtilerek hüküm fıkrasında ve gerekçeli kararda gerekçe ve ceza hükmü kurulmadan hükmolunan ceza miktarı ve buna bağlı olarak CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı da belirlenmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan, kanun yararına bozma talebine dayalı olarak Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede ileri sürülen neden yerinde görülmekle Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2009 gün ve 2007/22 esas, 2009/224 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.