Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2024/57 K.2024/2315
Özet: Uyuşmazlık, 2019 yılında ithal edilen mallar için referans kıymet uygulanması sonucu ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin iadesi talebine ilişkin karşı tarafın (İdare) itirazının reddidir. Danıştay 7. Daire, bu itirazı reddederek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onaylayarak dışarıdaki vergi iadesi talebinin (dokümante edilen tutar ile birlikte yasal faiz) kabul edildiğini ancak tecil faizine karar verilmemesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/57
Karar No: 2024/2315
TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2019 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşya ile ilgili olarak referans kıymet uygulaması nedeniyle fazladan ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi yolunda verilen karara davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulu suretiyle 1.835.478,32 TL katma değer vergisi ile taleple bağlılık ilkesi uyarınca 3.301.665,00-TL özel tüketim vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmişse de, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yeniden kurulan hükümle belirlenen faiz tutarının, önceki hükümle belirlenenden daha ağır olmaması gerektiğinden, tecil faizine hükmedilmesinin aleyhe hüküm yasağına aykırılık teşkil ettiği; öte yandan, dava dilekçesinde davacı tarafından iadesi istenilen tutarlar için yasal faiz talebinde bulunulmasına rağmen Dairelerince tecil faiziyle iadesine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine tecil faizine ilişkin kısmının bozulduğu hususları dikkate alındığında, tarafların haklılık oranlarında değişiklik olmadığı anlaşıldığından vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına gerek görülmediği gerekçesiyle önceki kararın tecil faizine ilişkin hüküm fıkrasının yasal oranını aşan kısmının kaldırılmasına, kesinleşen kısımda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/57
Karar No: 2024/2315
TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2019 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşya ile ilgili olarak referans kıymet uygulaması nedeniyle fazladan ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi yolunda verilen karara davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulu suretiyle 1.835.478,32 TL katma değer vergisi ile taleple bağlılık ilkesi uyarınca 3.301.665,00-TL özel tüketim vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmişse de, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yeniden kurulan hükümle belirlenen faiz tutarının, önceki hükümle belirlenenden daha ağır olmaması gerektiğinden, tecil faizine hükmedilmesinin aleyhe hüküm yasağına aykırılık teşkil ettiği; öte yandan, dava dilekçesinde davacı tarafından iadesi istenilen tutarlar için yasal faiz talebinde bulunulmasına rağmen Dairelerince tecil faiziyle iadesine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine tecil faizine ilişkin kısmının bozulduğu hususları dikkate alındığında, tarafların haklılık oranlarında değişiklik olmadığı anlaşıldığından vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına gerek görülmediği gerekçesiyle önceki kararın tecil faizine ilişkin hüküm fıkrasının yasal oranını aşan kısmının kaldırılmasına, kesinleşen kısımda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.