Danıştay7. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2024/3647 K.2025/3905
T.C. DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/3647
Karar No: 2025/3905
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Otomotiv İnşaat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen ..., ..., ... ile ... şasi numaralı araçların ilk tescil işlemi sırasında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu Eki (II) Sayılı Liste kapsamında %10 artırılmak suretiyle beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisinin ihtirazı kayda konu 1.586.854,56-TL'lik kısmının iptali ile tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından ithal edilen araca ilişkin olarak beyan edilen ilk ÖTV matrahının, gümrük KDV matrahı ve alış bedeli ile aracın satış bedelinin altında olmadığının davalı idarece de kabul edildiği, bunun dışında ithalatta beyan edilen KDV matrahının ve buna bağlı olarak ilk ÖTV matrahının eksik ve yanlış olduğu veya 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinde belirlenen asgari bedelin altında matrah beyan edildiği yönünde davalı idarece somut herhangi bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu özel tüketim vergisinin, beyan edilen ÖTV matrahının kasko ve emsal bedelinin kıyaslanması neticesinde bulunan yüksek tutarlı bedelin altında olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen ihtirazi kayda konu 1.586.854,56-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle özel tüketim vergisinin ihtirazi kayda konu edilen kısmının iptaline ve tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu araçla ilgili olarak verilen beyannamede asgari matrah ölçülerine yakın tutar üzerinden beyan edilen özel tüketim vergisi matrahının, ithalde hesaplanan katma değer vergisi matrahından düşük olmamakla birlikte emsal bedele göre düşük olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Olayda, teslimleri özel tüketim vergisine tabi olan davacı, söz konusu verginin kanuni ve şekli mükellefi ise de; dolaylı bir vergi olup, yansıtılabilir bir özelliğe haiz olan bu verginin, davacı tarafından verginin yüklenicisi konumundaki nihai tüketicilerden tahsil edilmesi sebebiyle, üzerinde herhangi bir vergi yükü kalmamaktadır. Ayrıca; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan eşyaya isabet eden özel tüketim vergisinin fazla ödendiği iddia edilen kısmının mükellefine iadesi halinde; bu verginin, imal ve satışa konu edilen eşyanın özelliği ve ticari koşulları itibarıyla, vergi yükü üzerinde kalan nihai tüketicilere ödenmesinin fiilen mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durum karşısında; davacı tarafından katlanılmayan, vergi yükü üzerinde kalan nihai tüketicilere intikali de fiilen mümkün olmayan verginin davacıya iadesi, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından, tahakkukun iptali suretiyle vergilerin iadesi sonucunu doğuran temyize konu mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile anılan husus gözetilmeksizin verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı tarafından ithal olunan ..., ..., ... ile ... şasi numaralı araçlarla ilgili olarak 2023/12 dönemine ilişkin özel tüketim vergisi matrahı %10 oranında artırılmak suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilmiş, ancak aracın kasko bedelinin %85'lik tutarı esas alınmak suretiyle tespit edilecek bedelin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesi çerçevesinde emsal bedel ile kıyaslanması suretiyle ulaşılan daha yüksek tutarlı bedelin özel tüketim vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmasının gerektiği, bu doğrultuda davacı tarafından verilen beyannamede asgari matrah ölçülerine yakın tutar üzerinden beyan edilen özel tüketim vergisi matrahının, ithalde hesaplanan katma değer vergisi matrahından düşük olmamakla birlikte, emsal bedele göre düşük olduğundan bahisle kabul edilmemesi suretiyle tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin tahsil edildiği, bunun üzerine, tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin ihtirazi kayda konu 1.586.854,56-TL'lik kısmının iptali ile ihtirazi kayıtla fazladan ödenen söz konusu tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi olduğu; 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Kanuna ekli (I), (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alan mallar ile (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanları imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin, özel tüketim vergisinin mükellefi oldukları hükme bağlanmıştır.
4760 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin özel tüketim vergisini satış belgelerinde ayrıca göstermeye mecbur oldukları, vergiye tâbi bir işlem söz konusu olmadığı veya bu Kanun kapsamına giren vergiyi fatura veya benzeri belgelerde göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür belgelerde bu vergiyi gösterenlerin, söz konusu vergiyi beyan ve ödemekle mükellef oldukları, bu hükmün Kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir tutarı gösteren mükellefler için de geçerli olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tâbi olan malların kayıt ve tescil edildikten sonra iade edilmesi hali hariç, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya diğer nedenlerle matrahta değişiklik vuku bulduğu ya da yersiz veya fazla vergi hesaplandığı hallerde vergiye tâbi işlemleri yapmış olan mükelleflerin; bunlarla ilgili borçlandıkları ya da ödedikleri vergiler için değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve meydana geldiği dönem içinde düzeltme yapabilecekleri, bu vergiden mahsup edebilecekleri veya iade talebinde bulunabilecekleri, (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi olan mallar için dönem şartının aranmayacağı, şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olmasının, yersiz veya fazla ödenen verginin alıcıya iade edilmesinin ve bu işlemlerin defter kayıtları, belgeler ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan aracın ithal edilerek temin edilmesi suretiyle nihai tüketicilere satışı faaliyetinin özel tüketim vergisine tabi olduğu ve ilk tescil işlemini yaptırarak özel tüketim vergisi beyannamesini veren davacının bu verginin mükellefi olduğu tartışmasızdır. Kanunda, alıcılardan tahsili suretiyle beyan edilen; ancak, olayda olduğu gibi yersiz ve fazladan tahsil ve beyan edildiği anlaşılan verginin mükellefine iadesi, söz konusu verginin, davacı tarafından vergi yükü üzerinde kalan alıcılara iade edilmesi şartına bağlanmıştır.
Öte yandan; Vergi Hukukunda, yansıtılabilir olup olmamasına göre, vergiler dolaylı ve dolaysız olarak ikili ayrıma tabi tutulmaktadır. Vergiyi ödeyen kanuni mükellefin, ödediği vergiyi başkasına devredebildiği; diğer bir ifadeyle, vergiyi ödeyen ile vergi yüküne nihai olarak katlananların aynı kişiler olmadığı, özel tüketim vergisinin de dahil bulunduğu, dolaylı vergilerde, vergi yükünün, çeşitli ekonomik durumlardan yararlanılmak suretiyle, başkalarına devredilmesi sebebiyle, nihai katlanıcısı olmamasına; yani, vergiyi kendi malvarlığından ödememesine karşın; vergilendirme işleminde vergi idaresinin muhatabı konumunda olan mükellef, verginin zamanında ve eksiksiz bir biçimde Hazineye intikalinin sağlanması gibi maddi yükümlülüğü yanında, beyannamenin zamanında verilmesi gibi şekli yükümlülüğü de bulunan kişidir.
Olayda; dava dilekçesi ekinde sunulan satış faturalarında, davacı tarafından beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisinin, satış bedeliyle birlikte alıcılardan tahsil edilmesi sebebiyle davacı üzerinde herhangi bir vergi yükü kalmadığı anlaşılmış olup, bu durumda, 4760 sayılı Kanun'a ekli (II) sayılı listedeki mallara isabet eden ve yersiz ve fazla ödenen ancak, davacı tarafından katlanılmayan, özel tüketim vergisinin vergi yükü üzerinde kalan kişilere ödendiğine dair ödeme belgeleri sunamayan davacıya iadesine, anılan Kanun'un 15. maddesinin yukarıda yer verilen 1. fıkrası hükmü nedeniyle hukuken olanak bulunmadığı gibi, söz konusu verginin davacıya iadesi, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından, bu husus gözetilmeksizin verilen temyize konu kararda yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 25/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/3647
Karar No: 2025/3905
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Otomotiv İnşaat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen ..., ..., ... ile ... şasi numaralı araçların ilk tescil işlemi sırasında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu Eki (II) Sayılı Liste kapsamında %10 artırılmak suretiyle beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisinin ihtirazı kayda konu 1.586.854,56-TL'lik kısmının iptali ile tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından ithal edilen araca ilişkin olarak beyan edilen ilk ÖTV matrahının, gümrük KDV matrahı ve alış bedeli ile aracın satış bedelinin altında olmadığının davalı idarece de kabul edildiği, bunun dışında ithalatta beyan edilen KDV matrahının ve buna bağlı olarak ilk ÖTV matrahının eksik ve yanlış olduğu veya 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinde belirlenen asgari bedelin altında matrah beyan edildiği yönünde davalı idarece somut herhangi bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu özel tüketim vergisinin, beyan edilen ÖTV matrahının kasko ve emsal bedelinin kıyaslanması neticesinde bulunan yüksek tutarlı bedelin altında olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen ihtirazi kayda konu 1.586.854,56-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle özel tüketim vergisinin ihtirazi kayda konu edilen kısmının iptaline ve tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu araçla ilgili olarak verilen beyannamede asgari matrah ölçülerine yakın tutar üzerinden beyan edilen özel tüketim vergisi matrahının, ithalde hesaplanan katma değer vergisi matrahından düşük olmamakla birlikte emsal bedele göre düşük olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Olayda, teslimleri özel tüketim vergisine tabi olan davacı, söz konusu verginin kanuni ve şekli mükellefi ise de; dolaylı bir vergi olup, yansıtılabilir bir özelliğe haiz olan bu verginin, davacı tarafından verginin yüklenicisi konumundaki nihai tüketicilerden tahsil edilmesi sebebiyle, üzerinde herhangi bir vergi yükü kalmamaktadır. Ayrıca; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan eşyaya isabet eden özel tüketim vergisinin fazla ödendiği iddia edilen kısmının mükellefine iadesi halinde; bu verginin, imal ve satışa konu edilen eşyanın özelliği ve ticari koşulları itibarıyla, vergi yükü üzerinde kalan nihai tüketicilere ödenmesinin fiilen mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durum karşısında; davacı tarafından katlanılmayan, vergi yükü üzerinde kalan nihai tüketicilere intikali de fiilen mümkün olmayan verginin davacıya iadesi, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından, tahakkukun iptali suretiyle vergilerin iadesi sonucunu doğuran temyize konu mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile anılan husus gözetilmeksizin verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı tarafından ithal olunan ..., ..., ... ile ... şasi numaralı araçlarla ilgili olarak 2023/12 dönemine ilişkin özel tüketim vergisi matrahı %10 oranında artırılmak suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilmiş, ancak aracın kasko bedelinin %85'lik tutarı esas alınmak suretiyle tespit edilecek bedelin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesi çerçevesinde emsal bedel ile kıyaslanması suretiyle ulaşılan daha yüksek tutarlı bedelin özel tüketim vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmasının gerektiği, bu doğrultuda davacı tarafından verilen beyannamede asgari matrah ölçülerine yakın tutar üzerinden beyan edilen özel tüketim vergisi matrahının, ithalde hesaplanan katma değer vergisi matrahından düşük olmamakla birlikte, emsal bedele göre düşük olduğundan bahisle kabul edilmemesi suretiyle tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin tahsil edildiği, bunun üzerine, tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin ihtirazi kayda konu 1.586.854,56-TL'lik kısmının iptali ile ihtirazi kayıtla fazladan ödenen söz konusu tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi olduğu; 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Kanuna ekli (I), (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alan mallar ile (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanları imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin, özel tüketim vergisinin mükellefi oldukları hükme bağlanmıştır.
4760 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin özel tüketim vergisini satış belgelerinde ayrıca göstermeye mecbur oldukları, vergiye tâbi bir işlem söz konusu olmadığı veya bu Kanun kapsamına giren vergiyi fatura veya benzeri belgelerde göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür belgelerde bu vergiyi gösterenlerin, söz konusu vergiyi beyan ve ödemekle mükellef oldukları, bu hükmün Kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir tutarı gösteren mükellefler için de geçerli olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tâbi olan malların kayıt ve tescil edildikten sonra iade edilmesi hali hariç, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya diğer nedenlerle matrahta değişiklik vuku bulduğu ya da yersiz veya fazla vergi hesaplandığı hallerde vergiye tâbi işlemleri yapmış olan mükelleflerin; bunlarla ilgili borçlandıkları ya da ödedikleri vergiler için değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve meydana geldiği dönem içinde düzeltme yapabilecekleri, bu vergiden mahsup edebilecekleri veya iade talebinde bulunabilecekleri, (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi olan mallar için dönem şartının aranmayacağı, şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olmasının, yersiz veya fazla ödenen verginin alıcıya iade edilmesinin ve bu işlemlerin defter kayıtları, belgeler ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan aracın ithal edilerek temin edilmesi suretiyle nihai tüketicilere satışı faaliyetinin özel tüketim vergisine tabi olduğu ve ilk tescil işlemini yaptırarak özel tüketim vergisi beyannamesini veren davacının bu verginin mükellefi olduğu tartışmasızdır. Kanunda, alıcılardan tahsili suretiyle beyan edilen; ancak, olayda olduğu gibi yersiz ve fazladan tahsil ve beyan edildiği anlaşılan verginin mükellefine iadesi, söz konusu verginin, davacı tarafından vergi yükü üzerinde kalan alıcılara iade edilmesi şartına bağlanmıştır.
Öte yandan; Vergi Hukukunda, yansıtılabilir olup olmamasına göre, vergiler dolaylı ve dolaysız olarak ikili ayrıma tabi tutulmaktadır. Vergiyi ödeyen kanuni mükellefin, ödediği vergiyi başkasına devredebildiği; diğer bir ifadeyle, vergiyi ödeyen ile vergi yüküne nihai olarak katlananların aynı kişiler olmadığı, özel tüketim vergisinin de dahil bulunduğu, dolaylı vergilerde, vergi yükünün, çeşitli ekonomik durumlardan yararlanılmak suretiyle, başkalarına devredilmesi sebebiyle, nihai katlanıcısı olmamasına; yani, vergiyi kendi malvarlığından ödememesine karşın; vergilendirme işleminde vergi idaresinin muhatabı konumunda olan mükellef, verginin zamanında ve eksiksiz bir biçimde Hazineye intikalinin sağlanması gibi maddi yükümlülüğü yanında, beyannamenin zamanında verilmesi gibi şekli yükümlülüğü de bulunan kişidir.
Olayda; dava dilekçesi ekinde sunulan satış faturalarında, davacı tarafından beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisinin, satış bedeliyle birlikte alıcılardan tahsil edilmesi sebebiyle davacı üzerinde herhangi bir vergi yükü kalmadığı anlaşılmış olup, bu durumda, 4760 sayılı Kanun'a ekli (II) sayılı listedeki mallara isabet eden ve yersiz ve fazla ödenen ancak, davacı tarafından katlanılmayan, özel tüketim vergisinin vergi yükü üzerinde kalan kişilere ödendiğine dair ödeme belgeleri sunamayan davacıya iadesine, anılan Kanun'un 15. maddesinin yukarıda yer verilen 1. fıkrası hükmü nedeniyle hukuken olanak bulunmadığı gibi, söz konusu verginin davacıya iadesi, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından, bu husus gözetilmeksizin verilen temyize konu kararda yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 25/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.