Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2024/2524 K.2024/3497
Özet: Uyuşmazlık, davacının 2013 Ocak döneminde TÜPRAŞ’tan satın aldığı malların özel tüketim vergisi iadesi talebinin ve iadesinin ardından alınan vergi tekniği raporuna dayanan sürecin hukuki uygunluğunu içeriyor. Danıştay, bölge idare mahkemesinin kararını bozalıkla yeniden inceleyerek, davacının iade talebini reddetmiş ve başvurunu iptal etmiş, böylece iade emredilmesine karşılık vergi cezalarının iptaline yönelik talebini düşürmüştür.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/2524
Karar No: 2024/3497
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Perakende Satış Pazarlama İnşaat Nakliye Turizm Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, TÜPRAŞ'tan satın alınan 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listesinin B cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı ileri sürülerek 2013 yılının Ocak dönemine ilişkin bahsi geçen alışlarına ait özel tüketim vergisinin mahsuben iade edilmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine düzeltme yoluyla iade edilmesinden sonra düzenlenen vergi tekniği raporuyla alınan baz yağların herhangi bir üretim sürecine tabi tutulmadan olduğu gibi ya da basit karışımlar halinde doğrudan veya aracı firmalar eliyle piyasaya sürüldüğü, iade şartlarını taşımadığı ve haksız yere iade alındığının tespit edildiğinden bahisle, 2013 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Anayasa Mahkemesi tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 367. maddesinin son fıkrasının Anayasa’nın 36. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle verilen iptal kararı sonrasında oluşan hukuki durum karşısında olayda idari yargı açısından bağlayıcı olabilecek nitelikte bir ceza mahkemesi kararından bahsedilmesine olanak bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesince verilen bozma kararından sonra ceza mahkemesince verilecek kararın gerekçesi ve hükmü dikkate alınarak ve dava konusu vergi ziyaı cezasının verginin iki katı tutarına isabet eden kısmının hukuka uygunluğu yönünden bir denetim yapılarak karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde düzenlenen eylemlerle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden hareketle vergi ziyaı cezasının üç kat olarak kesilmesinin tek başına masumiyet karinesini ihlal eder nitelikte olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu üç kat vergi ziyaı cezasının, vergi tutarının iki katına isabet eden kısmı yönünden yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulmasını müteakip anılan bozma kararına uymak suretiyle vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen karara yönelik temyiz başvurusuna istinaden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 08/07/2024 tarih ve E:2024/487, K:2024/703 sayılı kararıyla temyiz isteminin bozma kararına uygunluk yönünden reddine, kararın bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin sonuçlandırılması için dosyanın Danıştay Yedinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve davacı tarafından peşin yatırılan maktu harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2024 kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/2524
Karar No: 2024/3497
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Perakende Satış Pazarlama İnşaat Nakliye Turizm Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, TÜPRAŞ'tan satın alınan 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listesinin B cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı ileri sürülerek 2013 yılının Ocak dönemine ilişkin bahsi geçen alışlarına ait özel tüketim vergisinin mahsuben iade edilmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine düzeltme yoluyla iade edilmesinden sonra düzenlenen vergi tekniği raporuyla alınan baz yağların herhangi bir üretim sürecine tabi tutulmadan olduğu gibi ya da basit karışımlar halinde doğrudan veya aracı firmalar eliyle piyasaya sürüldüğü, iade şartlarını taşımadığı ve haksız yere iade alındığının tespit edildiğinden bahisle, 2013 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Anayasa Mahkemesi tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 367. maddesinin son fıkrasının Anayasa’nın 36. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle verilen iptal kararı sonrasında oluşan hukuki durum karşısında olayda idari yargı açısından bağlayıcı olabilecek nitelikte bir ceza mahkemesi kararından bahsedilmesine olanak bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesince verilen bozma kararından sonra ceza mahkemesince verilecek kararın gerekçesi ve hükmü dikkate alınarak ve dava konusu vergi ziyaı cezasının verginin iki katı tutarına isabet eden kısmının hukuka uygunluğu yönünden bir denetim yapılarak karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde düzenlenen eylemlerle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden hareketle vergi ziyaı cezasının üç kat olarak kesilmesinin tek başına masumiyet karinesini ihlal eder nitelikte olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu üç kat vergi ziyaı cezasının, vergi tutarının iki katına isabet eden kısmı yönünden yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulmasını müteakip anılan bozma kararına uymak suretiyle vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen karara yönelik temyiz başvurusuna istinaden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 08/07/2024 tarih ve E:2024/487, K:2024/703 sayılı kararıyla temyiz isteminin bozma kararına uygunluk yönünden reddine, kararın bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin sonuçlandırılması için dosyanın Danıştay Yedinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve davacı tarafından peşin yatırılan maktu harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2024 kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.