Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2024/219 K.2025/217
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/219
Karar No : 2025/217
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... petrol gazı alım ve satımı işiyle iştigal eden davacı şirketin 2015 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu tanzim edilen vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmak ve kayıt dışı satış yapmak suretiyle vergi ziyaına sebep olunduğundan bahisle 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, 2015 yılı tüplü/dökme LPG satışlarının ve otogaz LPG alımlarının tamamına yakınının ... Anonim Şirketi'nden yapıldığı, bu şirketlerin ortakları ve yöneticilerinin ilişkili kişiler olduğu, aynı adreste aynı tesisi kullandıkları, iki şirketin de ödeme ve tahsilatlarını yapan şahsın aynı olduğu, ... Anonim Şirketi'nin aldığı tüplü/dökme LPG'nin davacının çalışanları ve araçlarıyla taşındığı, anılan şirketin 2015 yılında otogaz stoğu veya alımı olmadığı gibi LPG stok ve alımlarının tamamının tüplü/dökme olduğu, toplam almış olduğu LPG miktarının 62.617,911 kg olup bunun 25.317,640 kg'ının davacıdan alındığı, davacının bu şirkete yapmış olduğu tüplü/dökme LPG satışının, 2015 yılı toplam satışlarının %94'ü olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından alınan toplam 62.617,911 kg tüplü/dökme LPG'nin %82'sinin otogaz LPG olarak satıldığı, bu satışların da %99,6'sının davacıya yapıldığı, adı geçen şirketin davacıdan ve diğer mükelleflerden almış olduğu tüplü/dökme LPG'yi muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle otogaz LPG olarak davacıya fatura ettiği anlaşıldığından, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı otogaz faturaları kullanılmak suretiyle alınan düşük özel tüketim vergisine tabi tüplü/dökme LPG'nin daha yüksek oranda LPG'ye tabi otogaz olarak satılması suretiyle vergi zıyaına sebep olunduğu sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, 2015 hesap dönemine ait kaydi envanter tablosundan tüplü/dökme LPG olarak alınan toplam 439.214 kg LPG'nin kayıtdışı olarak satıldığı ve özel tüketim vergisi ziyaına sebep olunduğu mükellef kurum temsilcisi tarafından beyan edildiğinden, tarhiyatın buna ilişkin kısmında da hukuka aykırılık görülmediği; vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümlerinin uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına gelince; 2012 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin kurumlar vergisinin mükellef hakkında düzenlenen 02/07/2014 tarihli düzeltme fişine istinaden tarhedildiği, davacı tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376. maddesinden yararlanılmış ise de, yasa hükmünün ihlal edilmesi nedeniyle cezanın 18/12/2014 tarihli ek tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, dava konusu vergi ziyaına sebep olan fiilinin işlendiği tarih dikkate alındığında, fiil, tekerrüre esas gösterilen cezanın kesinleşmesinden sonraki dönemde işlenmiş olduğundan, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle yüzde elli oranında artırılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi tekniği raporunun somut tespitler içermediği, özel tüketim vergisinin ise mükellefi olmadıklarından tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığı,Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Ceza Hukukunun "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğinden temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin, 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında, cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte, cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış temyize konu kararın re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bir ve üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Ceza Hukukunun "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğinden temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davaya konu tarh ve ceza kesme işleminin vergi aslı ile bir ve üç katına isabet eden vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın ve davacı tarafından peşin yatırılan maktu harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 27/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/219
Karar No : 2025/217
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... petrol gazı alım ve satımı işiyle iştigal eden davacı şirketin 2015 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu tanzim edilen vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmak ve kayıt dışı satış yapmak suretiyle vergi ziyaına sebep olunduğundan bahisle 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, 2015 yılı tüplü/dökme LPG satışlarının ve otogaz LPG alımlarının tamamına yakınının ... Anonim Şirketi'nden yapıldığı, bu şirketlerin ortakları ve yöneticilerinin ilişkili kişiler olduğu, aynı adreste aynı tesisi kullandıkları, iki şirketin de ödeme ve tahsilatlarını yapan şahsın aynı olduğu, ... Anonim Şirketi'nin aldığı tüplü/dökme LPG'nin davacının çalışanları ve araçlarıyla taşındığı, anılan şirketin 2015 yılında otogaz stoğu veya alımı olmadığı gibi LPG stok ve alımlarının tamamının tüplü/dökme olduğu, toplam almış olduğu LPG miktarının 62.617,911 kg olup bunun 25.317,640 kg'ının davacıdan alındığı, davacının bu şirkete yapmış olduğu tüplü/dökme LPG satışının, 2015 yılı toplam satışlarının %94'ü olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından alınan toplam 62.617,911 kg tüplü/dökme LPG'nin %82'sinin otogaz LPG olarak satıldığı, bu satışların da %99,6'sının davacıya yapıldığı, adı geçen şirketin davacıdan ve diğer mükelleflerden almış olduğu tüplü/dökme LPG'yi muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle otogaz LPG olarak davacıya fatura ettiği anlaşıldığından, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı otogaz faturaları kullanılmak suretiyle alınan düşük özel tüketim vergisine tabi tüplü/dökme LPG'nin daha yüksek oranda LPG'ye tabi otogaz olarak satılması suretiyle vergi zıyaına sebep olunduğu sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, 2015 hesap dönemine ait kaydi envanter tablosundan tüplü/dökme LPG olarak alınan toplam 439.214 kg LPG'nin kayıtdışı olarak satıldığı ve özel tüketim vergisi ziyaına sebep olunduğu mükellef kurum temsilcisi tarafından beyan edildiğinden, tarhiyatın buna ilişkin kısmında da hukuka aykırılık görülmediği; vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümlerinin uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına gelince; 2012 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin kurumlar vergisinin mükellef hakkında düzenlenen 02/07/2014 tarihli düzeltme fişine istinaden tarhedildiği, davacı tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376. maddesinden yararlanılmış ise de, yasa hükmünün ihlal edilmesi nedeniyle cezanın 18/12/2014 tarihli ek tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, dava konusu vergi ziyaına sebep olan fiilinin işlendiği tarih dikkate alındığında, fiil, tekerrüre esas gösterilen cezanın kesinleşmesinden sonraki dönemde işlenmiş olduğundan, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle yüzde elli oranında artırılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi tekniği raporunun somut tespitler içermediği, özel tüketim vergisinin ise mükellefi olmadıklarından tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığı,Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Ceza Hukukunun "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğinden temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin, 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında, cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte, cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış temyize konu kararın re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bir ve üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Ceza Hukukunun "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğinden temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davaya konu tarh ve ceza kesme işleminin vergi aslı ile bir ve üç katına isabet eden vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın ve davacı tarafından peşin yatırılan maktu harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 27/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.