Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2024/2060 K.2025/3910
Özet: Uyuşmazlık, davacının Dubai’de faaliyet gösteren firmaya ait görüntüleme cihazının Türkiye’ye ithalatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167. maddesi uyarınca muafiyet şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle ek vergilerin tahakkuk etmesi ve para cezasının iptali talebiyle ortaya çıktı. Mahkeme, başvuru talebini kabul ederek Bölge İdare Mahkemesi’in kararını bozdu ve dosyayı yeniden yargılamaya gönderdi.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/2060
Karar No: 2025/3910
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen iş yeri nakli suretiyle ithal edilen eşyanın gümrük vergilerinden muaf eşya statüsünde değerlendirilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile söz konusu eşyanın kullanılmış olması sebebiyle 31/12/2020 tarih ve 31351 sayılı (3. mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 3350 sayılı İthalat Rejimi Kararı'nın 7. maddesi uyarınca izin belgesi ibraz edilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından yetkilisi olduğu ... (...) unvanlı firmanın Dubai'deki faaliyetini sona erdirmesi sonrasında anılan firmaya ait görüntüleme cihazı ve aksamının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen muafiyet hükmü kapsamında Türkiye'ye getirildiği, davalı idarece uyuşmazlığa konu eşyanın muafiyet hükmünde sayılan nitelikte eşya olmadığı ve davacının Dubai'deki ticari faaliyeti üç yıldan kısa sürdüğünden iş yeri sahibine tanınan muafiyetten yararlanma koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle ek tahakkuk ve serbest dolaşıma sokulmak istenen kullanılmış eşya için ithalat izni alınmadığından bahisle aynı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası kararları alınmışsa da; uyuşmazlıkta davacının Birleşik Arap Emirliklerinde mukim ... firmasının faaliyet konusunun manyetik rezonans görüntüleme sistemleri, tomografi, anjiyo, röntgen, mamografi gibi radyoloji cihazlarının temini, satışı, kurulumu, tamir edilmesi, yedek parça tedariği, danışmanlık, bakım, onarım, kalibrasyon ve teknik servis hizmetleri olduğu, Dubai'de faaliyetin sonlandırılması neticesinde işletmenin faaliyet konusu kapsamında sermaye malı olan görüntüleme cihazı ve parçalarının ithal edildiği; öte yandan; işletmenin faaliyetini sonlandırdığı ülkede üç yıl faaliyet göstermesi gerektiği yönünde 4458 sayılı Kanun'da bir düzenleme bulunmadığı ve Kanun'un bu konunun sınırlandırılması yönünde düzenleme yapılabileceği hususunda Bakanlar Kurulu'na açık bir yetki vermediği halde 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar kapsamında yapılan söz konusu sınırlamanın verginin yasallığı ilkesine aykırı olduğu görüldüğünden, işletme sahibi olan davacının ithal etmek istediği eşyanın anılan muafiyetten faydalandırılmaması ve kullanılmış eşya ithalatı olarak değerlendirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İşletme sahibi olan davacı tarafından Birleşik Arap Emirlikleri ülkesinde faaliyetine son verdiği işletmesine ait işletme malzemesi 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca muafiyet kapsamında ithal edilmek istenmişse de; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin son fıkrası ile verilen yetkiye istinaden yürürlüğe konulan 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın 81. maddesinin 2. fıkrasına aykırı şekilde davacının yurt içinde halihazırda faaliyet gösteren bir işletmesi daha bulunduğundan söz konusu ithalatın yerleşik bir firma ile bağlantı kurma amacıyla yapıldığının kabulünün gerektiği, Mahkemece bu husus incelenmeden verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, kaldı ki, anılan Karar'ın 81. maddesinin 3. fıkrasına aykırı şekilde davacının faaliyetine son verdiği işletmenin yurt dışında en az 3 yıl faaliyette bulunmuş olma koşulunu karşılamadığı gibi, 80. maddenin 1. fıkrasına aykırı şekilde, ithalata konu eşyanın, yurt dışında son verilen faaliyette kullanılan ''sermaye malı ve diğer malzeme'' olmayıp ticari emtia niteliğinde olduğu, bu itibarla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca, muafiyet kapsamında faaliyetine son verilen işletmenin sermaye malları ithal edildiğinden, kullanılmış eşyanın ithalinde gerekli olan ithalat izin belgesinin ibrazına gerek bulunmadığı, sermaye malı ve diğer malzeme mevzuatta tahdidi olarak sayılmadığından idarenin uyuşmazlığa konu eşyanın muafiyet kapsamında olmadığı değerlendirmesinin yoruma dayalı olduğu, davacının bir tüzel kişilik aracılığıyla yurt dışında yürüttüğü faaliyetine son vererek Türkiye'de benzer faaliyeti yürüteceği, her iki firmanın da tek ortağı ve yetkilisinin kendisi olduğu, söz konusu nakilden 3. kişinin faydalanmasının söz konusu olmadığı, gümrük idaresince faaliyetin son bulduğu ülkede en az 3 yıl faaliyette bulunma koşulunun sağlanmadığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de, 4458 sayılı Kanun'da faaliyet süresi açısından bir kısıtlamanın bulunmadığı, kanunla tanınan bir hakkın sınırlarının alt düzenleme ile daraltılmasının mümkün olmadığı, ithal edilmek istenen eşya muafiyet koşullarını taşıdığından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta ve duruşma yapılması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen iş yeri nakli suretiyle ithal edilen eşyanın gümrük vergilerinden muaf eşya statüsünde değerlendirilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile söz konusu eşyanın kullanılmış olması sebebiyle 31/12/2020 tarih ve 31351 sayılı (3. mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 3350 sayılı İthalat Rejimi Kararı'nın 7. maddesi uyarınca izin belgesi ibraz edilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; eşyanın ithali belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasının verileceği; 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde, bir ticari faaliyetin yürütülmesi ile bağlantılı olarak iş yeri nakli suretiyle sermaye mallarının ve diğer malzemelerin ithalinin gümrük vergilerinden muaf olduğu; son fıkrasında, söz konusu eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Cumhurbaşkanı'nın yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Karar'ın 80. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında sürdürülen ekonomik bir faaliyetin kesin olarak sona erdirilerek, Türkiye Gümrük Bölgesine nakli dolayısıyla serbest dolaşıma sokulan sermaye malı ve diğer malzemeye muafiyet tanınacağı belirtilmiş; 2. fıkrasında, bu ayırımın uygulanmasında faaliyet, işletme ve sermaye malları ile diğer malzemeler deyimleri tanımlanmış; 81. maddesinin 1. fıkrasında, bu muafiyetin; (a) mücbir sebep veya beklenmeyen haller saklı kalmak kaydıyla, Türkiye Gümrük Bölgesine nakletmek üzere yabancı ülkedeki faaliyetini sona erdirmeden önce en az oniki ay süreyle işletme tarafından fiilen kullanılmakta olan, (b) nakilden sonra da aynı amaçla kullanılacak olan, söz konusu işletmenin niteliği ile büyüklüğüne uygun bulunan eşya ve malzeme ile sınırlı olduğu; 2. fıkrasında, muafiyet hakkının sadece, Türkiye Gümrük Bölgesinde de benzer bir faaliyeti yürütmek amacıyla, ayrıldıkları ülkedeki faaliyetlerini kesin olarak sona erdiren iş yeri sahibine tanınacağı, Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan bir işletme ile herhangi bir bağlantı kurma amaçlarına yönelik işletmeler için muafiyetin uygulanmayacağı; 3. fıkrasında, muafiyet hakkının sadece ayrıldıkları ülkede en az üç yıl süre ile aynı işte çalışan kişilere tanınacağı; 4. fıkrasında, (a) üretim veya hizmet endüstrisi makinesi olmayan, taşınabilir laboratuvar veya dış yayın yapma birimleri gibi ulaşım araçları, (b) canlı hayvan, hayvan yemleri ile tohum ve fidanlar, ham, yarı mamul veya mamul madde stokları ile akaryakıtların muafiyet kapsamı dışında kaldığı; 82. maddesinde, muafiyetin, mücbir sebep veya beklenmeyen haller saklı kalmak kaydıyla, işletmenin nakledildiği ülkedeki faaliyetlerini sona erdirdiği tarihten itibaren oniki ay içerisinde Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşya ve malzeme için uygulanacağı; 83. maddesinin 1. fıkrasında, kazanç sağlama amacına yönelik olmayan faaliyetlerle uğraşan ve bu faaliyetini Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden tüzel kişiler tarafından serbest dolaşıma sokulan sermaye malları ve diğer malzemeye ilişkin muafiyet işlemlerinin de 80 ilâ 82. madde hükümleri çerçevesinde yürütüleceği; 2. fıkrasında, bir serbest meslek veya benzeri bir faaliyetle uğraşan gerçek kişilere de, mesleklerini Türkiye Gümrük Bölgesinde de yürüteceklerini ispat etmeleri halinde bu muafiyetin tanınacağı düzenlenmiştir.
06/06/2017 tarih ve 30088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2 seri no'lu Gümrük Muafiyeti Tebliği'nin 25. ve 26. maddelerinde 2009/15481 sayılı Karar'daki hükümlere yer verildikten sonra, 27. maddesinin 1. fıkrasında, 25. maddenin 3. fıkrasında belirtilen kişi tarafından, iş yeri faaliyetleri devam ederken veya sona erdirildikten sonra Türkiye'den temin edilen belgeler ile yurt dışından temin edilerek dış temsilciliklerimizce tercümeleri onaylanmış belgeler ile birlikte başvurulması üzerine gümrük idaresince işlemlerin sonuçlandırılacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerle, Türkiye Gümrük Bölgesinde aynı veya benzer nitelikte bir ekonomik faaliyete başlamak amacıyla ayrıldıkları ülkede belirli bir süre ile yürüttüğü faaliyetine son veren iş yeri sahiplerine, yabancı ülkedeki faaliyetini sona erdirmeden önce faaliyetin devam ettirilmesi için gerekli olan ve belirli bir süreden beri işletmede fiilen kullanılan sermaye malları ve diğer malzeme için gümrük vergisi muafiyeti tanındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu muafiyetten faydalanılabilmesi için iş yerini nakleden işletme sahibinin yurt dışındaki faaliyetine kesin olarak son vermesi ve Türkiye'de aynı veya benzer bir faaliyete başlaması gerekmektedir. Muafiyetten faydalanacak kişinin Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bir işletmeyle herhangi bir hukuki bağının bulunması veya bağlantı kurma amacıyla iş yerini nakletmesi halinde söz konusu muafiyetten faydalanması mümkün bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 08/03/2013 tarih ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ana sözleşmesine göre davacının temsilcisi olduğu 04/03/2013 tarihinde kurulan ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi [Eski Unvanı: ... Eğitim Danışmalık ve Sağlık Hizmetleri Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi - ...] "her türlü tıbbi görüntüleme cihazının alımı, satımı, kurulumu, bakımı, kalibrasyon ayarlarının yapılması, yedek parça ithalatı ve satımı ile bilcümle tıbbi görüntüleme cihazlarının kullanıcı eğitimlerinin verilmesi..." konusunda faaliyet göstermekte iken, davacı tarafından aynı faaliyet konusu ile iştigal etmek üzere Birleşik Arap Emirlikleri'nde 16/11/2016 tarihinde kurulan ... (...) unvanlı firmanın 03/03/2019 tarihinde faaliyetine son verdiği, akabinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmünden faydalanmak amacıyla, göndericisi:...; alıcısı: ... olacak şekilde ... tarih ve ... sayılı beyanname tescil edilmişse de, gümrük idaresinin söz konusu ithalatın yurt içinde yerleşik bir işletme ile bağlantı kurma amacıyla gerçekleştirilemeyeceği yolundaki bildirimi üzerine antrepoda bulunan eşyanın davacıya devredilerek ... tarih ve ... sayılı beyannamenin tescil edildiği, beyanname eki belgelerin incelenmesi ve eşyanın muayenesi neticesinde, faaliyetine son verilen işletmenin yurt dışında en az 3 yıl faaliyette bulunmuş olması ile eşyanın sermaye malı ve diğer malzeme niteliği taşıması koşulları gerçekleşmediği için muafiyetten yararlanılamayacağından bahisle davacı adına ek tahakkuk kararının alındığı, muafiyet kapsamında olmadığının tespit edilmesi nedeniyle kullanılmış eşya niteliği taşıdığı ve İthalat Rejimi Kararı'nın 7. maddesi uyarınca kullanılmış malların ithalinde izin belgesi alınmadan serbest dolaşıma giriş rejimi beyanında bulunulduğundan bahisle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezasının karara bağlandığı ve bu kararlara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, uyuşmazlığa konu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinde (04/03/2013 tarihinden beri), davacı tarafından Türkiye'de %100 hissesine sahip olduğu bir şirket eliyle aynı veya benzer nitelikte bir ekonomik faaliyetin yürütüldüğü görüldüğünden ve davacının beyanlarıyla söz konusu ithalatın Türkiye'de mukîm bu firma ile bağlantı kurma amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, davacının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmünden faydalanamayacağı sonuç ve kanaatine varılması karşısında, ilk derece mahkemesince, davacının iş yeri nakli yoluyla muafiyetten faydalanabileceğinin ön kabulü ile eşyanın niteliği ve faaliyet süresi değerlendirilmek suretiyle, maddi olayda muafiyet koşullarının bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan; dava konusu işlemin 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmının ayrıca değerlendirileceği tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/2060
Karar No: 2025/3910
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen iş yeri nakli suretiyle ithal edilen eşyanın gümrük vergilerinden muaf eşya statüsünde değerlendirilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile söz konusu eşyanın kullanılmış olması sebebiyle 31/12/2020 tarih ve 31351 sayılı (3. mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 3350 sayılı İthalat Rejimi Kararı'nın 7. maddesi uyarınca izin belgesi ibraz edilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından yetkilisi olduğu ... (...) unvanlı firmanın Dubai'deki faaliyetini sona erdirmesi sonrasında anılan firmaya ait görüntüleme cihazı ve aksamının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen muafiyet hükmü kapsamında Türkiye'ye getirildiği, davalı idarece uyuşmazlığa konu eşyanın muafiyet hükmünde sayılan nitelikte eşya olmadığı ve davacının Dubai'deki ticari faaliyeti üç yıldan kısa sürdüğünden iş yeri sahibine tanınan muafiyetten yararlanma koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle ek tahakkuk ve serbest dolaşıma sokulmak istenen kullanılmış eşya için ithalat izni alınmadığından bahisle aynı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası kararları alınmışsa da; uyuşmazlıkta davacının Birleşik Arap Emirliklerinde mukim ... firmasının faaliyet konusunun manyetik rezonans görüntüleme sistemleri, tomografi, anjiyo, röntgen, mamografi gibi radyoloji cihazlarının temini, satışı, kurulumu, tamir edilmesi, yedek parça tedariği, danışmanlık, bakım, onarım, kalibrasyon ve teknik servis hizmetleri olduğu, Dubai'de faaliyetin sonlandırılması neticesinde işletmenin faaliyet konusu kapsamında sermaye malı olan görüntüleme cihazı ve parçalarının ithal edildiği; öte yandan; işletmenin faaliyetini sonlandırdığı ülkede üç yıl faaliyet göstermesi gerektiği yönünde 4458 sayılı Kanun'da bir düzenleme bulunmadığı ve Kanun'un bu konunun sınırlandırılması yönünde düzenleme yapılabileceği hususunda Bakanlar Kurulu'na açık bir yetki vermediği halde 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar kapsamında yapılan söz konusu sınırlamanın verginin yasallığı ilkesine aykırı olduğu görüldüğünden, işletme sahibi olan davacının ithal etmek istediği eşyanın anılan muafiyetten faydalandırılmaması ve kullanılmış eşya ithalatı olarak değerlendirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İşletme sahibi olan davacı tarafından Birleşik Arap Emirlikleri ülkesinde faaliyetine son verdiği işletmesine ait işletme malzemesi 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca muafiyet kapsamında ithal edilmek istenmişse de; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin son fıkrası ile verilen yetkiye istinaden yürürlüğe konulan 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın 81. maddesinin 2. fıkrasına aykırı şekilde davacının yurt içinde halihazırda faaliyet gösteren bir işletmesi daha bulunduğundan söz konusu ithalatın yerleşik bir firma ile bağlantı kurma amacıyla yapıldığının kabulünün gerektiği, Mahkemece bu husus incelenmeden verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, kaldı ki, anılan Karar'ın 81. maddesinin 3. fıkrasına aykırı şekilde davacının faaliyetine son verdiği işletmenin yurt dışında en az 3 yıl faaliyette bulunmuş olma koşulunu karşılamadığı gibi, 80. maddenin 1. fıkrasına aykırı şekilde, ithalata konu eşyanın, yurt dışında son verilen faaliyette kullanılan ''sermaye malı ve diğer malzeme'' olmayıp ticari emtia niteliğinde olduğu, bu itibarla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca, muafiyet kapsamında faaliyetine son verilen işletmenin sermaye malları ithal edildiğinden, kullanılmış eşyanın ithalinde gerekli olan ithalat izin belgesinin ibrazına gerek bulunmadığı, sermaye malı ve diğer malzeme mevzuatta tahdidi olarak sayılmadığından idarenin uyuşmazlığa konu eşyanın muafiyet kapsamında olmadığı değerlendirmesinin yoruma dayalı olduğu, davacının bir tüzel kişilik aracılığıyla yurt dışında yürüttüğü faaliyetine son vererek Türkiye'de benzer faaliyeti yürüteceği, her iki firmanın da tek ortağı ve yetkilisinin kendisi olduğu, söz konusu nakilden 3. kişinin faydalanmasının söz konusu olmadığı, gümrük idaresince faaliyetin son bulduğu ülkede en az 3 yıl faaliyette bulunma koşulunun sağlanmadığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de, 4458 sayılı Kanun'da faaliyet süresi açısından bir kısıtlamanın bulunmadığı, kanunla tanınan bir hakkın sınırlarının alt düzenleme ile daraltılmasının mümkün olmadığı, ithal edilmek istenen eşya muafiyet koşullarını taşıdığından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta ve duruşma yapılması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen iş yeri nakli suretiyle ithal edilen eşyanın gümrük vergilerinden muaf eşya statüsünde değerlendirilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile söz konusu eşyanın kullanılmış olması sebebiyle 31/12/2020 tarih ve 31351 sayılı (3. mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 3350 sayılı İthalat Rejimi Kararı'nın 7. maddesi uyarınca izin belgesi ibraz edilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; eşyanın ithali belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasının verileceği; 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde, bir ticari faaliyetin yürütülmesi ile bağlantılı olarak iş yeri nakli suretiyle sermaye mallarının ve diğer malzemelerin ithalinin gümrük vergilerinden muaf olduğu; son fıkrasında, söz konusu eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Cumhurbaşkanı'nın yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Karar'ın 80. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında sürdürülen ekonomik bir faaliyetin kesin olarak sona erdirilerek, Türkiye Gümrük Bölgesine nakli dolayısıyla serbest dolaşıma sokulan sermaye malı ve diğer malzemeye muafiyet tanınacağı belirtilmiş; 2. fıkrasında, bu ayırımın uygulanmasında faaliyet, işletme ve sermaye malları ile diğer malzemeler deyimleri tanımlanmış; 81. maddesinin 1. fıkrasında, bu muafiyetin; (a) mücbir sebep veya beklenmeyen haller saklı kalmak kaydıyla, Türkiye Gümrük Bölgesine nakletmek üzere yabancı ülkedeki faaliyetini sona erdirmeden önce en az oniki ay süreyle işletme tarafından fiilen kullanılmakta olan, (b) nakilden sonra da aynı amaçla kullanılacak olan, söz konusu işletmenin niteliği ile büyüklüğüne uygun bulunan eşya ve malzeme ile sınırlı olduğu; 2. fıkrasında, muafiyet hakkının sadece, Türkiye Gümrük Bölgesinde de benzer bir faaliyeti yürütmek amacıyla, ayrıldıkları ülkedeki faaliyetlerini kesin olarak sona erdiren iş yeri sahibine tanınacağı, Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan bir işletme ile herhangi bir bağlantı kurma amaçlarına yönelik işletmeler için muafiyetin uygulanmayacağı; 3. fıkrasında, muafiyet hakkının sadece ayrıldıkları ülkede en az üç yıl süre ile aynı işte çalışan kişilere tanınacağı; 4. fıkrasında, (a) üretim veya hizmet endüstrisi makinesi olmayan, taşınabilir laboratuvar veya dış yayın yapma birimleri gibi ulaşım araçları, (b) canlı hayvan, hayvan yemleri ile tohum ve fidanlar, ham, yarı mamul veya mamul madde stokları ile akaryakıtların muafiyet kapsamı dışında kaldığı; 82. maddesinde, muafiyetin, mücbir sebep veya beklenmeyen haller saklı kalmak kaydıyla, işletmenin nakledildiği ülkedeki faaliyetlerini sona erdirdiği tarihten itibaren oniki ay içerisinde Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşya ve malzeme için uygulanacağı; 83. maddesinin 1. fıkrasında, kazanç sağlama amacına yönelik olmayan faaliyetlerle uğraşan ve bu faaliyetini Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden tüzel kişiler tarafından serbest dolaşıma sokulan sermaye malları ve diğer malzemeye ilişkin muafiyet işlemlerinin de 80 ilâ 82. madde hükümleri çerçevesinde yürütüleceği; 2. fıkrasında, bir serbest meslek veya benzeri bir faaliyetle uğraşan gerçek kişilere de, mesleklerini Türkiye Gümrük Bölgesinde de yürüteceklerini ispat etmeleri halinde bu muafiyetin tanınacağı düzenlenmiştir.
06/06/2017 tarih ve 30088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2 seri no'lu Gümrük Muafiyeti Tebliği'nin 25. ve 26. maddelerinde 2009/15481 sayılı Karar'daki hükümlere yer verildikten sonra, 27. maddesinin 1. fıkrasında, 25. maddenin 3. fıkrasında belirtilen kişi tarafından, iş yeri faaliyetleri devam ederken veya sona erdirildikten sonra Türkiye'den temin edilen belgeler ile yurt dışından temin edilerek dış temsilciliklerimizce tercümeleri onaylanmış belgeler ile birlikte başvurulması üzerine gümrük idaresince işlemlerin sonuçlandırılacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerle, Türkiye Gümrük Bölgesinde aynı veya benzer nitelikte bir ekonomik faaliyete başlamak amacıyla ayrıldıkları ülkede belirli bir süre ile yürüttüğü faaliyetine son veren iş yeri sahiplerine, yabancı ülkedeki faaliyetini sona erdirmeden önce faaliyetin devam ettirilmesi için gerekli olan ve belirli bir süreden beri işletmede fiilen kullanılan sermaye malları ve diğer malzeme için gümrük vergisi muafiyeti tanındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu muafiyetten faydalanılabilmesi için iş yerini nakleden işletme sahibinin yurt dışındaki faaliyetine kesin olarak son vermesi ve Türkiye'de aynı veya benzer bir faaliyete başlaması gerekmektedir. Muafiyetten faydalanacak kişinin Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bir işletmeyle herhangi bir hukuki bağının bulunması veya bağlantı kurma amacıyla iş yerini nakletmesi halinde söz konusu muafiyetten faydalanması mümkün bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 08/03/2013 tarih ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ana sözleşmesine göre davacının temsilcisi olduğu 04/03/2013 tarihinde kurulan ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi [Eski Unvanı: ... Eğitim Danışmalık ve Sağlık Hizmetleri Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi - ...] "her türlü tıbbi görüntüleme cihazının alımı, satımı, kurulumu, bakımı, kalibrasyon ayarlarının yapılması, yedek parça ithalatı ve satımı ile bilcümle tıbbi görüntüleme cihazlarının kullanıcı eğitimlerinin verilmesi..." konusunda faaliyet göstermekte iken, davacı tarafından aynı faaliyet konusu ile iştigal etmek üzere Birleşik Arap Emirlikleri'nde 16/11/2016 tarihinde kurulan ... (...) unvanlı firmanın 03/03/2019 tarihinde faaliyetine son verdiği, akabinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmünden faydalanmak amacıyla, göndericisi:...; alıcısı: ... olacak şekilde ... tarih ve ... sayılı beyanname tescil edilmişse de, gümrük idaresinin söz konusu ithalatın yurt içinde yerleşik bir işletme ile bağlantı kurma amacıyla gerçekleştirilemeyeceği yolundaki bildirimi üzerine antrepoda bulunan eşyanın davacıya devredilerek ... tarih ve ... sayılı beyannamenin tescil edildiği, beyanname eki belgelerin incelenmesi ve eşyanın muayenesi neticesinde, faaliyetine son verilen işletmenin yurt dışında en az 3 yıl faaliyette bulunmuş olması ile eşyanın sermaye malı ve diğer malzeme niteliği taşıması koşulları gerçekleşmediği için muafiyetten yararlanılamayacağından bahisle davacı adına ek tahakkuk kararının alındığı, muafiyet kapsamında olmadığının tespit edilmesi nedeniyle kullanılmış eşya niteliği taşıdığı ve İthalat Rejimi Kararı'nın 7. maddesi uyarınca kullanılmış malların ithalinde izin belgesi alınmadan serbest dolaşıma giriş rejimi beyanında bulunulduğundan bahisle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezasının karara bağlandığı ve bu kararlara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, uyuşmazlığa konu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinde (04/03/2013 tarihinden beri), davacı tarafından Türkiye'de %100 hissesine sahip olduğu bir şirket eliyle aynı veya benzer nitelikte bir ekonomik faaliyetin yürütüldüğü görüldüğünden ve davacının beyanlarıyla söz konusu ithalatın Türkiye'de mukîm bu firma ile bağlantı kurma amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, davacının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendi hükmünden faydalanamayacağı sonuç ve kanaatine varılması karşısında, ilk derece mahkemesince, davacının iş yeri nakli yoluyla muafiyetten faydalanabileceğinin ön kabulü ile eşyanın niteliği ve faaliyet süresi değerlendirilmek suretiyle, maddi olayda muafiyet koşullarının bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan; dava konusu işlemin 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmının ayrıca değerlendirileceği tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.