Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2023/3814 K.2024/589
T.C. DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3814
Karar No : 2024/589
KARAR DÜZELTME
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin 18/09/2023 tarih ve E:2021/1387, K:2023/3264 sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen "kabuklu ceviz" cinsi eşyanın menşeine ilişkin Form A belgesinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın vergi tutarlarının azaltılması suretiyle reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, bozma kararı üzerine, davacı adına tescilli beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin Form A belgesinin, davalı idarece yapılan yurt dışı araştırması sonucunda sahte olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu işlemin eşyanın fatura kıymeti üzerinden hesaplanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, işlemin eşyanın fatura kıymetini aşan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi hukuka uygun görülen temyize konu kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin reddine, kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan ve aynı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan (mülga) 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemizin 18/09/2023 tarih ve E:2021/1387 K:2023/3264 sayılı kararının mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, istemin kabul edilerek Daire kararının bahse konu hüküm fıkrasının ortadan kaldırılmasından sonra, anılan kısım yönünden temyiz incelemesine geçildi:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulmuş ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt, uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. İhtirazi kaydın bu etkisini gösterebilmesi, yasalarda beyanda bulunulması için belli edilen süre veya zamanda konulmuş olmasına bağlıdır. Gümrük vergileri yönünden bu süre veya zaman da, gümrük yükümlülüğünün başladığı; başka bir deyişle, beyannamenin tescil edildiği tarihtir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde Form A menşe belgesinin davalı idareye sunulduğu ve beyannamenin ''yurt dışı giderler'' bölümüne gözetim bedelinin dahil edilmesi suretiyle oluşan kıymet üzerinden ihtirazi kayıt konulmaksızın gümrük idaresine beyanda bulunulduğu ve davacının bu beyanı doğrultusunda gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği, akabinde, Ticaret Bakanlığı Gümrük ve Ticaret Müfettişliğince 12/11/2013 tarih ve 23535 sayılı bakanlık onayı ile yürütülen soruşturma kapsamında, Form A menşe belgesinin İran İslam Cumhuriyeti yetkili makamları tarafından düzenlenip düzenlenmediği ile ilgili olarak Tebriz ve Urumiye Ticaret Odası nezdinde yapılan incelemede, söz konusu belgenin yetkili makamlarca düzenlenmediğinin tespiti üzerine, Form A menşe belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığından bahisle diğer ülkelere uygulanan gümrük vergisi oranına istinaden eksik alınan vergiler için ek tahakkuk kararının alındığı, bu ek tahakkuk kararına vaki itirazın vergi tutarlarının azaltılması suretiyle reddi üzerine de, anılan ret işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, davacının ihtirazi kayıt iradesini göstermeden (yani uyuşmazlık konusu beyannamenin tescili aşamasında gözetim kıymeti ile ilgili herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadan) ithale konu eşyaya ilişkin faturalardaki düşük birim fiyatları gözetim bedeline yükselterek yaptığı taahhüt niteliğindeki bu beyanın, davacıyı bağladığı açık olup; yürütülen soruşturma kapsamında Form A menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle, davacının anılan nitelikteki beyanı üzerinden davalı idarece tesis edilen ek tahakkuk işlemine karşı açılan işbu davada, ihtirazi kayıtsız olarak beyan edilen gözetim kıymetinin hukukiliğinin denetlenmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, gözetim kıymeti hakkındaki hukuksal değerlendirme, bu kıymete ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyanda bulunulması veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılacak başvuru hakkında davalı idarece olumsuz işlemler tesis edilmesi üzerine açılacak davalarda yapılabilecektir.
Bu durumda, dava konusu işlemin fatura kıymeti ile gözetim kıymeti arasındaki farka isabet eden kısmı yönünden de davanın reddedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu işlemin anılan farka isabet eden kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 05/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3814
Karar No : 2024/589
KARAR DÜZELTME
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin 18/09/2023 tarih ve E:2021/1387, K:2023/3264 sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen "kabuklu ceviz" cinsi eşyanın menşeine ilişkin Form A belgesinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın vergi tutarlarının azaltılması suretiyle reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, bozma kararı üzerine, davacı adına tescilli beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin Form A belgesinin, davalı idarece yapılan yurt dışı araştırması sonucunda sahte olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu işlemin eşyanın fatura kıymeti üzerinden hesaplanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, işlemin eşyanın fatura kıymetini aşan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi hukuka uygun görülen temyize konu kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin reddine, kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan ve aynı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan (mülga) 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemizin 18/09/2023 tarih ve E:2021/1387 K:2023/3264 sayılı kararının mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, istemin kabul edilerek Daire kararının bahse konu hüküm fıkrasının ortadan kaldırılmasından sonra, anılan kısım yönünden temyiz incelemesine geçildi:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulmuş ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt, uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. İhtirazi kaydın bu etkisini gösterebilmesi, yasalarda beyanda bulunulması için belli edilen süre veya zamanda konulmuş olmasına bağlıdır. Gümrük vergileri yönünden bu süre veya zaman da, gümrük yükümlülüğünün başladığı; başka bir deyişle, beyannamenin tescil edildiği tarihtir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde Form A menşe belgesinin davalı idareye sunulduğu ve beyannamenin ''yurt dışı giderler'' bölümüne gözetim bedelinin dahil edilmesi suretiyle oluşan kıymet üzerinden ihtirazi kayıt konulmaksızın gümrük idaresine beyanda bulunulduğu ve davacının bu beyanı doğrultusunda gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği, akabinde, Ticaret Bakanlığı Gümrük ve Ticaret Müfettişliğince 12/11/2013 tarih ve 23535 sayılı bakanlık onayı ile yürütülen soruşturma kapsamında, Form A menşe belgesinin İran İslam Cumhuriyeti yetkili makamları tarafından düzenlenip düzenlenmediği ile ilgili olarak Tebriz ve Urumiye Ticaret Odası nezdinde yapılan incelemede, söz konusu belgenin yetkili makamlarca düzenlenmediğinin tespiti üzerine, Form A menşe belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığından bahisle diğer ülkelere uygulanan gümrük vergisi oranına istinaden eksik alınan vergiler için ek tahakkuk kararının alındığı, bu ek tahakkuk kararına vaki itirazın vergi tutarlarının azaltılması suretiyle reddi üzerine de, anılan ret işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, davacının ihtirazi kayıt iradesini göstermeden (yani uyuşmazlık konusu beyannamenin tescili aşamasında gözetim kıymeti ile ilgili herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadan) ithale konu eşyaya ilişkin faturalardaki düşük birim fiyatları gözetim bedeline yükselterek yaptığı taahhüt niteliğindeki bu beyanın, davacıyı bağladığı açık olup; yürütülen soruşturma kapsamında Form A menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle, davacının anılan nitelikteki beyanı üzerinden davalı idarece tesis edilen ek tahakkuk işlemine karşı açılan işbu davada, ihtirazi kayıtsız olarak beyan edilen gözetim kıymetinin hukukiliğinin denetlenmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, gözetim kıymeti hakkındaki hukuksal değerlendirme, bu kıymete ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyanda bulunulması veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılacak başvuru hakkında davalı idarece olumsuz işlemler tesis edilmesi üzerine açılacak davalarda yapılabilecektir.
Bu durumda, dava konusu işlemin fatura kıymeti ile gözetim kıymeti arasındaki farka isabet eden kısmı yönünden de davanın reddedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu işlemin anılan farka isabet eden kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 05/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.