Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2023/2844 K.2023/4082
Özet: Uyuşmazlık, davacının 2008‑de ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi talebine ilişkin vergi mahkemesinin kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir; mahkeme, verginin iadesi ve faizin hesaplanması konusundaki hukuki yorumlarıyla temyiz talebini reddetti. Karar, Vergi Mahkemesinin önceki kararının iptali istenen kısmını bozmamaya ve dosyanın yeniden değerlendirilmeye gönderilmesine hükmederek, 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğunu belirtti.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/2844
Karar No: 2023/4082
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
... Başkanlığı - (E-Tebligat)
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2008 yılının muhtelif dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, ödeme tarihi ile başvuru tarihi arası için yasal faiz istemine hasren yapılan inceleme neticesinde; idareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasının, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığı, iadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişkinin, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüştüğü, dolayısıyla, bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına, 1. maddesinde Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde hangi oranda faiz ödeneceğini düzenleyen, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesinin gerektiği, bu durumda; 3095 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca faizin hesaplanmasında başlangıç tarihinin tahsil tarihi olarak değil, idareye başvuru tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, tahsil tarihi ile başvuru tarihi arası için faize hükmedilmemiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Beyana dayalı tarhiyat açık bir vergi hatası sayılamayacağından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Temyiz edilen kararda; Dairemizin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle, dava konusu işlemin 3095 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca faizin hesaplanmasında başlangıç tarihi vergilerin tahsil tarihi olarak değil, vergilerin iadesi istemiyle idareye başvuru tarihi olarak kabul edilmiştir.
Bu durumda, mahkeme kararının, davaya konu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay kararıyla onanarak kesinleştiği, kısmen bozma kararı üzerine verilen ve temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda ise davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/2844
Karar No: 2023/4082
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
... Başkanlığı - (E-Tebligat)
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2008 yılının muhtelif dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, ödeme tarihi ile başvuru tarihi arası için yasal faiz istemine hasren yapılan inceleme neticesinde; idareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasının, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığı, iadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişkinin, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüştüğü, dolayısıyla, bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına, 1. maddesinde Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde hangi oranda faiz ödeneceğini düzenleyen, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesinin gerektiği, bu durumda; 3095 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca faizin hesaplanmasında başlangıç tarihinin tahsil tarihi olarak değil, idareye başvuru tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, tahsil tarihi ile başvuru tarihi arası için faize hükmedilmemiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Beyana dayalı tarhiyat açık bir vergi hatası sayılamayacağından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Temyiz edilen kararda; Dairemizin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle, dava konusu işlemin 3095 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca faizin hesaplanmasında başlangıç tarihi vergilerin tahsil tarihi olarak değil, vergilerin iadesi istemiyle idareye başvuru tarihi olarak kabul edilmiştir.
Bu durumda, mahkeme kararının, davaya konu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay kararıyla onanarak kesinleştiği, kısmen bozma kararı üzerine verilen ve temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda ise davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.