Danıştay7. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2023/1429 K.2024/795
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1429
Karar No: 2024/795
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 yılında tescilli 11 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için yapılan ödemelerin, faturada açıklama yapılan şirketler haricindeki transfer dekontlarında yer alan firmalara yapıldığı ve bu ödemelerin "peşin ödeme" sayılamayacağından bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha eklenmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca vergi ve fon payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince verilen ara kararıyla, davacı adına tescilli beyannamelere ilişkin olarak faturada yazılı ödemenin yapılacağı firma bilgileri ile beyannameye ekli transfer dekontunda yer alan firma bilgilerinin farklı olduğu ileri sürüldüğünden bunun nedeninin açıklanmasının istenildiği, verilen cevapların incelenmesinden, eşyaların İran'dan ithal edildiği, ancak, bankacılık sisteminden kaynaklanan sebeplerden dolayı İran'da kurulu tüzel kişiliğe haiz şirketlere para transferinin mümkün olmadığı, bu nedenle, transferlerin farklı ülkelerde bulunan şirketlere yapıldığı, anılan ilişkinin sözleşmelere bağlanarak yapıldığı ve sözleşme örneklerinin ibraz edildiğinin anlaşıldığı, davacı adına tescilli beyannamelere ilişkin olarak ithal edilen eşya faturasında yazılı ödemenin yapılacağı firma bilgileri ile ekli transfer dekontunda yer alan firma bilgilerinin farklı olduğu, bu durumda, ödemenin peşin ödeme olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca ödeme yapılan firmalardan alacak bakiyesi bulunmadığından ödeme şeklinin "mal mukabili" olarak kabul edilmesi gerektiği davalı idarece ileri sürülmüşse ise de, ödemenin kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerinden hangisine dahil olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delillerle açık şekilde ortaya konulmadığı, ayrıca, davacı tarafından ödemeye ilişkin dekontlar ile farklı ülkelerde bulunan şirketler ile yapılan sözleşmelerin dosyaya sunulduğu, dolayısıyla, davalı idarece maddi ve hukuki dayanağı somut delillerle ortaya konulamamış işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Beyannamelerin tescil tarihinden önce yurt dışındaki ihracatçı firmaya para transferi yapılmadığından tesis edilen tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, idareleri aleyhine başvuru ve vekalet harcına hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/1429
Karar No: 2024/795
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 yılında tescilli 11 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için yapılan ödemelerin, faturada açıklama yapılan şirketler haricindeki transfer dekontlarında yer alan firmalara yapıldığı ve bu ödemelerin "peşin ödeme" sayılamayacağından bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha eklenmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca vergi ve fon payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince verilen ara kararıyla, davacı adına tescilli beyannamelere ilişkin olarak faturada yazılı ödemenin yapılacağı firma bilgileri ile beyannameye ekli transfer dekontunda yer alan firma bilgilerinin farklı olduğu ileri sürüldüğünden bunun nedeninin açıklanmasının istenildiği, verilen cevapların incelenmesinden, eşyaların İran'dan ithal edildiği, ancak, bankacılık sisteminden kaynaklanan sebeplerden dolayı İran'da kurulu tüzel kişiliğe haiz şirketlere para transferinin mümkün olmadığı, bu nedenle, transferlerin farklı ülkelerde bulunan şirketlere yapıldığı, anılan ilişkinin sözleşmelere bağlanarak yapıldığı ve sözleşme örneklerinin ibraz edildiğinin anlaşıldığı, davacı adına tescilli beyannamelere ilişkin olarak ithal edilen eşya faturasında yazılı ödemenin yapılacağı firma bilgileri ile ekli transfer dekontunda yer alan firma bilgilerinin farklı olduğu, bu durumda, ödemenin peşin ödeme olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca ödeme yapılan firmalardan alacak bakiyesi bulunmadığından ödeme şeklinin "mal mukabili" olarak kabul edilmesi gerektiği davalı idarece ileri sürülmüşse ise de, ödemenin kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerinden hangisine dahil olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delillerle açık şekilde ortaya konulmadığı, ayrıca, davacı tarafından ödemeye ilişkin dekontlar ile farklı ülkelerde bulunan şirketler ile yapılan sözleşmelerin dosyaya sunulduğu, dolayısıyla, davalı idarece maddi ve hukuki dayanağı somut delillerle ortaya konulamamış işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Beyannamelerin tescil tarihinden önce yurt dışındaki ihracatçı firmaya para transferi yapılmadığından tesis edilen tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, idareleri aleyhine başvuru ve vekalet harcına hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.