‹ Ana sayfa
Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 7. Daire E.2023/1376 K.2024/1611

Esas No: 2023/1376 · Karar No: 2024/1611 · Karar Tarihi: 21.03.2024
T.C. DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1376
Karar No: 2024/1611

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin damga ve özel tüketim vergileri borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararı üzerine, olayda, yapılan malvarlığı araştırması neticesinde asıl borçlu şirkete ait bir adet araç tespit edildiği, söz konusu aracın satışından elde edilen 13.434,41 TL'nin 2011 yılı Şubat dönemine ilişkin özel tüketim vergisi borcuna mahsup edildiği, dolayısıyla aracın değerinin, şirketin vergi borçlarını karşılamaya yetmeyeceği anlaşıldığından, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak takip edilerek kesinleştirilen ve tahsil edilemediği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği; asıl borçlu şirket adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan dava... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiğinden, söz konusu alacakların usulüne uygun olarak kesinleştirilmesine rağmen vadesinde ödenmediği açık olup, dava konusu ödeme emrinin anılan alacaklara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; asıl borçlu şirketin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 8. maddesi kapsamında tecil-terkin uygulamasından yararlanmak amacıyla ilgili kurumlara verdiği taahhütnameler nedeniyle 2011 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerinde tahakkuk ettirilerek ödenen damga vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurularının reddine dair işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesince bozulması üzerine davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına istinaden tekrar tahakkuk ettirilen damga vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve bu kararın kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda, anılan dönemlere ilişkin damga vergilerinin usulüne uygun olarak kesinleştirilmesine rağmen vadesinde ödenmediği açık olduğundan, dava konusu ödeme emrinin anılan alacaklara ilişkin kısmında da hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu ödeme emirleri içeriğinde yer alan diğer amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, 15/03/2011, 15/02/2012, 11/04/2012, 22/04/2012, 05/01/2016, 27/12/2016, 04/01/2017 tarihlerinde usulüne uygun tebliğ edilerek asıl borçlu şirket nezdinde kesinleştirildiği ve şirketin aracı üzerinde tesis edilen haciz işlemleri ile zamanaşımının kesildiği görüldüğünden, zamanaşımına uğramayan ve asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleşen ve malvarlığı bulunmayan şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin anılan kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Amme alacaklarının ilgili olduğu dönemlerde şirketle ilgilerinin bulunmadığı, kandırılarak şirkette ortak gibi gösterilmeleri nedeniyle mağdur oldukları ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?