Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2023/1375 K.2024/1786
Özet: (1) İlgili uyuşmazlık; davacı, Vergi Dairesi Başkanına karşı, özel tüketim vergisi kapsamına giren ürünlerin imalinde kullanılacak malların İÇTARİF listesinde bulunmaması nedeniyle vergi iadesi ve ziyaı cezasının iptali talebinde bulunmuş; (2) Mahkeme, temyiz başvurusunu reddederek Bölge İdare Mahkemesi kararını onaylamış ve kararın iptali gereği taraflara tebliğini yapılmasına karar vermiş.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1375
Karar No: 2024/1786
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): Müflis ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına ... İdaresi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan 27.10 tarife pozisyonundaki malların, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere taahhüt verilerek üretilmesinin ardından yapılan mahsuben iade başvurusunun mahkeme kararı üzerine yerine getirilmesinin ardından, inceleme raporu ile imal edilen ürünün liste dışı olmadığının tespit edildiğinden bahisle, 2014 yılının Ocak ve Mayıs ilâ Temmuz dönemlerine ilişkin mahsuben iade edilen özel tüketim vergilerinin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezası ile birlikte tarh edilmesine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, re'sen araştırma ilkesi uyarınca, numune alma imkanı bulunmadığından, imal edilen ürünün kimyasal özelliklerinin tespiti amacıyla üretilen ürünlerin vasıfları, miktarları ve üretim reçeteleri dikkate alınarak üretimde hangi katkı maddesinden, hangi aşamada, ne oranda ve ne miktarda kullanıldığının sorulması, bu hususlara ilişkin oluşturulacak bir tablonun ve tevsik edici bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasının istenilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin ibraz edilmediği, dolayısıyla imal edildiği iddia edilen ürünün üretim taahhüdünde bulunulan ürün olduğunun ispat edilemediği; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenleme uyarınca, tekerrüre esas alınan ve 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin olup 12/11/2012 tarihinde davacıya tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının tutarının 2.325,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, vergi ziyaı cezalarının her bir dönem için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan bölümlerinin 2.325,00 TL'ye isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan bölümlerinin 2.325,00 TL'ye isabet eden kısımları yönünden davanın reddine, anılan tutarı aşan kısımlarının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/1375
Karar No: 2024/1786
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): Müflis ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına ... İdaresi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan 27.10 tarife pozisyonundaki malların, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere taahhüt verilerek üretilmesinin ardından yapılan mahsuben iade başvurusunun mahkeme kararı üzerine yerine getirilmesinin ardından, inceleme raporu ile imal edilen ürünün liste dışı olmadığının tespit edildiğinden bahisle, 2014 yılının Ocak ve Mayıs ilâ Temmuz dönemlerine ilişkin mahsuben iade edilen özel tüketim vergilerinin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezası ile birlikte tarh edilmesine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, re'sen araştırma ilkesi uyarınca, numune alma imkanı bulunmadığından, imal edilen ürünün kimyasal özelliklerinin tespiti amacıyla üretilen ürünlerin vasıfları, miktarları ve üretim reçeteleri dikkate alınarak üretimde hangi katkı maddesinden, hangi aşamada, ne oranda ve ne miktarda kullanıldığının sorulması, bu hususlara ilişkin oluşturulacak bir tablonun ve tevsik edici bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasının istenilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin ibraz edilmediği, dolayısıyla imal edildiği iddia edilen ürünün üretim taahhüdünde bulunulan ürün olduğunun ispat edilemediği; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenleme uyarınca, tekerrüre esas alınan ve 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin olup 12/11/2012 tarihinde davacıya tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının tutarının 2.325,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, vergi ziyaı cezalarının her bir dönem için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan bölümlerinin 2.325,00 TL'ye isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan bölümlerinin 2.325,00 TL'ye isabet eden kısımları yönünden davanın reddine, anılan tutarı aşan kısımlarının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.