Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2022/4673 K.2024/4215
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4673
Karar No : 2024/4215
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Laboratuar Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2010 ve 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına, ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin şirket müdürü Erkan Pehlivan'ın "Ataköy 7, 8, 9, 10 kısım ... Yanyol Cad. A Blok No:... Daire:... Bakırköy/İSTANBUL" adresine yapılan tebligatın iade edilmesine karşın mazbatada iade nedeninin açıklanmadığı, bunun üzerine aynı adrese ikinci kez tebliğ yoluna gidildiği, bu defa tebliğ alındısının arkasına tebligat pusulası yapıştırılarak merciine iade edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrası ve 485 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca, tebliğ evrakının aynı sebeplerle ikinci defa tebliğ edilemediği hallerde, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine "muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği'' şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun şerh ve imza edilerek, bu evrakın gönderildiği idareye iade edilmesinin gerektiği, olayda ikinci kez yapılan tebligata ilişkin alındıda adreste bulunamama, muhatabın adresinin kapalı olması ve benzeri nedenlerle tebliğ yapılamadığına dair herhangi bir ifadeye yer verilmediği gibi muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri usule uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşen bir kamu alacağından bahsedilemeyecek olup, söz konusu alacağın tahsil imkansızlığının oluştuğundan bahisle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ortağı olduğu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği ve rızaen ödeme yapılmadığı, şirketin mal varlığı bulunmaması sebebiyle şirket ortağı sıfatıyla davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4673
Karar No : 2024/4215
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Laboratuar Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2010 ve 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına, ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin şirket müdürü Erkan Pehlivan'ın "Ataköy 7, 8, 9, 10 kısım ... Yanyol Cad. A Blok No:... Daire:... Bakırköy/İSTANBUL" adresine yapılan tebligatın iade edilmesine karşın mazbatada iade nedeninin açıklanmadığı, bunun üzerine aynı adrese ikinci kez tebliğ yoluna gidildiği, bu defa tebliğ alındısının arkasına tebligat pusulası yapıştırılarak merciine iade edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrası ve 485 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca, tebliğ evrakının aynı sebeplerle ikinci defa tebliğ edilemediği hallerde, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine "muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği'' şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun şerh ve imza edilerek, bu evrakın gönderildiği idareye iade edilmesinin gerektiği, olayda ikinci kez yapılan tebligata ilişkin alındıda adreste bulunamama, muhatabın adresinin kapalı olması ve benzeri nedenlerle tebliğ yapılamadığına dair herhangi bir ifadeye yer verilmediği gibi muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri usule uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşen bir kamu alacağından bahsedilemeyecek olup, söz konusu alacağın tahsil imkansızlığının oluştuğundan bahisle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ortağı olduğu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği ve rızaen ödeme yapılmadığı, şirketin mal varlığı bulunmaması sebebiyle şirket ortağı sıfatıyla davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.